İlkay

9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
Yonğhe isimli genç bir kadın gördüğü bir rüya sonrasında vejetaryen olmaya karar veriyor. Evdeki tüm etleri çöpe atıyor. Et yememeyle başlayan bu süreç; Yonğhe'nin zamanla hiçbir şey yememesi, uyumaması ve konuşmaması şeklinde ilerliyor. Kitap Vejetaryen, Moğol Lekesi ve Alev Ağacı başlıklı üç bölümden oluşuyor. Bu bölümlerin her birinde olaylar farklı bir karakterin bakış açısıyla anlatılarak ilerliyor: Yonğhe'nin kocası, eniştesi ve ablası. Kitap Yonğhe'nin hikayesini anlatsa da, Yonğhe'nin ne düşündüğünü kitap boyunca okumuyoruz. Yalnızca, Yonğhe'nin gördüğü rüyalar ve kurduğu birkaç cümleyle onun düşüncelerini ifade edişini kısmen görebiliyoruz. Ancak Yonğhe'yi anlamak için tam da bunun olması gerektiğini, yani Yonğhe'nin kendini anlatmadan onu anlamamız gerektiğini, kitabı okuyup bitirdikten sonra kitabın üstüne düşünürken fark ettim. Kitap vejetaryenlikle ilgili bir kitap değil. Vejetaryenlik kitapta odak noktası değil; okuru verilmek istenen mesaja götüren bir araç. Bu araç yerine, vejetaryenlik yerine, toplumda aykırı olarak görülen başka bir durum da kullanılabilinirdi. Kitapta vejetaryenliğin ele alınma sebebinin altındaki anlamı anlamak için aslında biraz da Kore toplumunun bakış açısı hakkında fikir sahibi olmak gerekli. Kore kültüründe et yemekleri büyük bir yere sahip. Böyle bir ortamda ''artık hiçbir zaman et yemeyeceğim'' diyen birini düşünün. Farklılık. Evet, vejetaryenliğin altındaki ileti aslında sadece bu: Diğerlerinden farklı olmak. Vejetaryen, şiddetin her türlüsünü yaşamış bir kadının zamanla kendinden kopuşunun bir anlatısı. Üstelik bu anlatıda sayılı birkaç cümle dışında kadının ağzından tek kelime okumuyoruz. Bu cümlelerde de Yonğhe yok, diğerleri var. Hep diğerleri, hep başkaları... Başkalarından yola çıkarak Yonğhe'ye ulaşıyoruz. Yonğhe
Edebiyat
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Sinem USTA isimli okura yanıt verildi
İlkay
Çok teşekkür ederim :)
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Tabii ya, çalış çalış. Yakında piyano da alacağım sana. Böylece Batılıların karşısına dimdik çıkabilecek bir 'leydi' ol. Sen istersen olursun." Bu "Batılılar karşısında", "Batılılar gibi" sözlerini sık sık kullanıyordum. Naomi'nin de bundan hoşlandığı kesindi. "Nasıl? Şöyle yapınca yüzüm aynı Batılılara benzemiyor mu?" gibi şeyler söyleyerek ayna önünde farklı farklı yüz ifadeleri deniyordu.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Alıntı
Nur ✿ isimli okura yanıt verildi
İlkay
Evet, kitabı yorumlarken bu alıntıdaki düşünceyi de eleştireceğim. Unutmayayım diye not aldım
Puan vermedi·242 syf.··
Beğendi
·
2023 55. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2023 00:44
Ölüm Terzisi yıllar sonrasında yeniden gücünü toplayarak yeryüzüne inmenin planlarını yapar. Etkisi altına aldığı çıraklarıyla karanlığını her yana ulaştırmaya çoktan başlamıştır. Ülkenin dört bir yanından gelmiş Ruh Budayıcılar, Bilge Akbara'nın söyleyeceklerini merakla beklemektedirler. Karanlığın yayılmasını geciktirmek için Ruh Budayanların önlerinde fedakarlık isteyen büyük bir seçim vardır. Bu insanlar güçlerini diğer insanların yaşamlarını kolaylaştırmak ve içlerindeki iyiliği açığa çıkarmak için kullanırlar. Tıpkı Şifacılar gibi. Şifacılar da özel güçlere sahip insanlardır. Karanlıkla olan savaşta Ruh Budayanlar, Şifacılar, olağanüstü yeteneklere sahip diğer türler ve insanlar bir arada omuz omuza savaşacaklardır. Her şey Bilge Akbara'nın kararıyla başlar: "Felaket kapıya dayandı ancak yıkımı önlemek için hâlâ bir şansımız var. Bu kez budanacak ruhlar sizinki olacak ve ruhlarınızdan tohum elde etmek icap edecek. Havaya, suya, toprağa gömülecek olan tohumlarınız iyilik ağını oluşturacak ve felaketi erteleyecek" (sf: 13). Ruhlarını tohum olarak teslim eden Ruh Budayanlar yeryüzünün farklı köşelerinde hasat edilmeyi beklerler. Yaydıkları titreşim karanlığı yavaşlatmakta ancak yok edememektedir. Şifacı Ubin, Prens Çelekan, karanlığa hapsolmuş Rubaro ve savaşçılardan oluşan özel bir grup, ruh tohumlarını bir araya getirip Ölüm Terzisiyle savaşmak üzere uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkarlar. Kitap boyunca da bu grubun başından geçenleri okuyoruz. Kitapta en sevdiğim durum, olayların geçtiği atmosferin anında etrafımı kaplaması oldu diyebilirim. Her şeyi sanki ben de o mekandaymışım gibi algılayarak okudum. Aynı şekilde karakterlerin doğal oluşu da sevdiğim bir diğer durum oldu. Ubin'in dostluğu, Çelekan'ın karizması, Rubaro'nun azmi (ve tatlılığı diyerek
Edebiyat
Şifacının KalbiDuygu Emanet · Kitap Müptelası Yayınları · 20239 okunma
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
İlkay
Rica ederim, severek okuduğum bir kitap oldu. :)
Klavyenize ''Senin Kalbin'' yazınca ne çıkıyor
Anket
İlkay
Senin kalbin yok :)
"kalbinizin" girişinde bir yazı olsaydı bu ne olurdu?
1000k
İlkay
Kendin ol, sadece kendin