“Dolayısıyla, sermaye birikimi, sermayenin artı-değer emme yeteneğinden değil, emekçinin içinde bulunduğu zorunluluktan, iş gücünü satma zorunluluğundan kaynaklanır -işgücünü satan kişi, bu gücün ürettiği hiçbir şeyi geri alamayacağından, çıkarlarının zarar göreceğinden, alıcıdan daha aşağı konumda olacağından önceden emindir. Böyle olmasaydı, kapitalist asla onu satın almaya çalışmazdı. Bu nedenle, bu sistemi değiştirmek için, onun özüne, -satış ve alış- nedenine saldırmak gerekir. Sonuçlarına, yani kapitalizme değil.”