Bir şarkıyla kenetledi ellerini kalbime. Idir in Adrar Inu cıvıltısı kuş oldu kulaklarıma. Titredi yanaklarım göz yaşıyla ve o kuş midemde yuvarlandı durdu tüm okumam sırasında.
.
Günümüz kadına duyulan aşkın hastalıklı halinin tasvirlendiği bölümde ateşler çıkarken beynimde boynuma bağlanmış dallar bir kesti nefesimi bir gevşetti kendini. Gevşetildiği o anlar da düşmemek için katiline tutunur gibi tutundum dallara. Başladım Firuz Dede nin hayatını dinlemeye.
.
Dinledikçe açıldı kapılar birer birer. Bir masal diyarının gerçek ve hayallerin iç içe girmiş renklerini görmeye koyuldum. Türkü, tiyatro ve edebiyat kokan dostluk şakaları nasıl da hapsetti beni o diyara. Kuş cıvıltıları duyarken kulaklarım top seslerini, silah patlamalarını duydu. Aşk hep fısıltısını ekledi korkuların arasına.
.
Siyasi temel taşlar atıldı etrafa soğuk ve nemliydi üstleri. Kominizm,faşizm, ırkçılık, milliyetçilik, özgürlük ve savaş, savaş. Barışın savaştan sonra gelen döküntüleri toplamaya çalışırken bükülen belleri.
.
O kadar inandım ki Firuz ve Ayvaz ın gerçekliğine. Kurt, geyik ve piramit masal olmaktan çıktı usumdan. Çünkü bir kütüphane vardı içinde ve kütüphaneler gerçekliğin ötesine geçmiş asıldır bendimde.
.
Okunmalı mı bu kitap... Hayır!!! İÇİLMELİ...
Her bir damlasına buharlaşma izni bile verilmeden içilmeli kana kana. Ağzınızda kalan ıslaklık geçmesin diye konmuş sanki Zühre yıldızı gökyüzüne. Kitapların arasında duran Dostoyevski ve Tolstoy kafalarını çıkartıp farklılıklarını tasvirlemekle meşgulken hayat çeşitliliği ne güzel de barındırıyor bedenin de dememek elde değil.
.
.
.
.
#kitap
#kitapyorumu
#ilkaycabiryorum
#okudumbitti
#dünyasızlar
#kaanmuratyanık