ilkayca1yorum

ilkayca1yorum
@ilkayca
Puan vermedi·372 syf.··
2022 32. kitabı
Agota Kristof...Büyük Defter~Kanıt~Üçüncü Yalan... . "Yaşanmış yalanların arasından hangisinin doğru olmasını isterdin? "  sorusuyla kapattım son sayfayı. Kurgu dünyasını, adıyla tüm dünyaya duyurması gereken yazarlardan Agota. Büyük Defter' in; çocuk dünyasının zakasını zorlayan anlarından , hayatın kanıtlanamaz anlarının kanıtsızlığının Kanıt' ıyla, tüm doğruların adım adım gün yüzüne çıkarılmış olabilir dedirten Üçüncü Yalan' ıyla ; felsefe, psikoloji, kurgu, gerilim ve roman dallarında örnek gösterilmesi gereken bir eser olan bu üçlemeyi irdeleme, yorumlama yeteneği olmayan bir kimsenin okumaması gerektiği gibi kendi alanında benzeri az rastlanır, inanılmaz akıcı (zamanım olsa bir günde bitebilirdim) olmasıyla da geniş bir kesime hitap edecektir. Anlaması bir o kadar kolay ama sindirmesi bir o kadar zor olan anların, yüze yakın olayla hiç sıkmadan arka arkaya sunulduğu bu yapıt, enlerim arasına girdi bile. . Aslında o kadar çok konuşmak istiyorum ki kitap hakkında. Her bölümü hakkında denemeler bile yazabilirim.Ama konu hakkında bilginiz olmadan, bu kitabı sindirerek okumanın inanılmaz zevkini kimsenin elinden almak istemem. O yüzden okumuş olan kesimle bir yerlerde rastlaşmayı çok isterim. . Kitabın basımı ülkenizde ne yazık ki şu an için yok. Ama @yky yayınevinin bu harika eseri en yakın zamanda tekrar basıma alacağına inanıyorum. Kitap incelemesinin, alanında uzman psikiyatrlarla birlikte, günlerce sürmesi gereken toplantılarla, yapılması şart olmasını dilerim. . " #Dün " ile tanıştığım #BüyükDefterKanıtÜçüncüYalan üçlemesi ile taçlandırdığım ve en sevilenler arasına giren Macar kadın yazar Agota Kristof'u tanımama vesile olan kıymetli meslektaşıma da ayrıca teşekkür etmek isterim. . #ilkaycabiryorum . #kitap #kitapyorum #kitapyorumu #birkitapbirçizim
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

ilkayca1yorum

, bir kitap okudu
Puan vermedi·459 syf.··
2022 31. kitabı
Yaşar Kemal
8.9/10 · 39bin okunma
Puan vermedi·459 syf.··
2022 31. kitabı
Yaşar Kemal... İnce Memed 2... . Sen tam olarak "Çağdaş Homeros" sun Yaşar ağabey. Bir efsanenin ikinci basamağıyla, hayatın sorgulanması şart olan durumlarını yıllar öncesinden fısıldadın bize. Bir Abdi gider bir Hamza gelir, bir Hamza gider bir Abdi gelir hep de her dönem bir Memed doğar bu dünyaya. Bu yüzdendir umudun yeryüzünde batsada sabahına doğması. . Birincisine nazaran daha sakin ilerleyen bu seride, yüreğe yaktığı ateş köz olmadan ilk kıvılcımdan son is kokusuna kadar sorgulatıyor size insanlığı. Nankörlüğü insanın doğasından alıp göz önüne seriveriyor kısım kısım. Ama o epik dili bırakmadan kelime dağarcığını çalkalaya çalkaya yaptığı mekan tasvirleriyle hayran bırakmaya devam ediyor kalemine. . Okuma konusunda en verimsiz zamanımda bu kitaba başlamış olmayı esere büyük saygısızlık olduğunu düşünmüş olmama rağmen, biliyorum ki sadece bu kitabı okuyabilirdim bu dönemde. Serinin üçüncüsüne geçmek için hem sabırsızlanıyorum hem de acele etmemem gerektiğini düşünüyorum. Birincisinde koşup giden olay döngüsünü bu seride beklememek gerekiyor. Yeri gelip Memedle birlikte taş olmak, yeri gelip tek bir kurşundan sonra durup saatlerce düşünmek, yeri gelip öylece bakmak lazım gelebilir yaşananlara.  #ilkaycabiryorum . . . #kitap #kitapyorum #kitapyorumu #birkitapbirçizim #amatörce #incememed2 #yaşarkemal
İnce Memed 2Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202039bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2022 30. kitabı
Kemal Hamamcıoğlu... Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım... . (Alıntılarımla sohbetimden bir parça) "Çünkü insan sadece inanmak ister." Tutunup o inandıklarına ,sorgusuz sualsiz gitmek ister. Kitaplara inandığımız ve kitapların sorgusuz sualsiz hayatımızdan gittiği gibi. Gençken daha kolaydır gitmek. Olasılıklara inanmak huyu da genç yaşın bir özelliği değil midir? Çok üzgün olunca soru sormaların artması da o olasılıklara inanma isteğidir, verilmesini istediğin cevaplara sığınma ihtiyacı gibi. . (İlkayca kısacık bir hikaye) Sevdiği kadına söylenmiş "s.rt.k"kelimesini kaldıramadığı için yumruk attığı adamın cebinde durduğunun farkına varmadığı kasaturanın verdiği yarayla bir gözünü kaybetmişti. Uzun süren tedavilerden sonra sinirlerinin zedelendiğini farkediveren yabancı uyruklu doktorların ağzından duymuştu bu haberi. Bitmeyecek gibi duran umudunu, o gün yitirmişti ve o gün terketmişti "sevdiği kadın" onu. Yalnızlığın ağır kokusuyla bedenine acılar hediye edip, odunsu kokmak için her sabah odun sıkıyordu bedenine. Etraf odun kokuyordu. Şehir odun kokuyordu. Hayat odun kokuyordu. O odun kokuyordu. Penceresinde duran çer çöp dolu saksının dibinde kalan topraktan ayrık otlarının çıktığını gördüğü gün hayat var demişti. Ayrık otlarına su vermeyi hiç unutmadığı günlerde tek gözü olmayan bir tekirle tanıştı sokakta. Tekir hamileydi. Tekir çok güzeldi. Tekir hiç nankör değildi. Ayrık otlarına zarar vermeden onun evinde doğum yapabilirdi. Tekir doğurdu. Dördüzleri olmuştu. Dünya dört olmuştu. Dört yaşam demekti onun için artık. Dört doğdu, hayat doğdu. Hayat çoğaldı. Bedenine acı hediye etmesine gerek yoktu artık. Acı tok tutardı. Tok kalmasına gerek yoktu. #ilkaycabiryorum . . . . . #kitap #kitapyorum #kktapyorumu #tavsiyekitap #birçizimbirkitap
Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek LazımKemal Hamamcıoğlu · Doğan Kitap · 2017983 okunma