Bir çiçeği dibinde ona hava aldıracak deliği olmayan saksıya diktiğin zaman ister dünyanın en nadide çiçeği, ister en dirayetli çiçeği olsun, soluyor. Benim insana hava aldırabilecek bir aralığım yok. Hiçbir şey tutmuyor toprağımda.
Yaşamda bunca gerçek felaket, bunca sefalet varken, ıvır zıvır kişisel sorunlarım yüzünden surat asmayı, ahlaksal açıdan ayıp saydım. Başıma gerçek felaketler gelince de (iki büyük felaket geldi başıma) bunları gözler önüne serip çevremi de mutsuz etmeyi, gene ahlaksız açıdan doğru bulmadım.
Herkes dertte değil, herkes derste. Herkes derdiyle dersini alıyor. Ders alınacak, sınav geçilecek... Teneffüs ancak o zaman. Sen derdini çekmiş, dersini almışsın, şimdi artık ferahlama zamanı senin için. Öyle düşün.