İlker Güçer

İlker Güçer
@ilkergucer
müslümanca yaşamanın haysiyetine talip.
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
İstanbul Üniversitesi
İstanbul
130 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
"Turko, Turko"
Bu sabah araba ile Narda'ya geldik. Bütün ahali toplandı. Çocuklar "Turko, Turko" diye bağırıyorlar. Evvelâ askerî idaresine götürdüler. Sonra jandarma dairesine. Şimdi buradayız. Yarın bakalım nereye? (26 Ocak 1913)
Sayfa 147 - Balkan Harbi Hatıraları | Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Birkaç saate kadar Narda'ya gideceğiz. Ben hazırlandım. Bekliyorum. Güzel yemek veriyorlar. Jandarma zabiti gelip ne istediğimi soruyor. Sabahleyin süt ve kahve bile getirdiler. (25 Ocak 1913)
Sayfa 147 - Balkan Harbi Hatıraları | Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ve Ömer Seyfettin esir düşüyor...
Bir saatten beri belki bin gülle olduğumuz yere düştü. İhtiyatlar ve bütün tabur geri çekilmeye başlamış. Ölmeyen askerler kaçıyorlar. Yalnız kaldım. Ben de gidiyorum. Artık harp sayfasını kapamalı. Kaçamadım. Yirmi bir neferle esir düştüm. (20 Ocak 1913)
Sayfa 145 - Balkan Harbi Hatıraları | Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Şimdi herkes yarını bekliyor. Fakat her yarın başka bir ümitsizlik bırakarak geçip gidiyor. Hatırasız bir dün oluyor.
Sayfa 141 - Balkan Harbi Hatıraları | Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Açlıktan ölen bir nefer!..
Bu sabah Leskovik'e doğru yola çıktık. Aydonan'da şiddeli muharebeler oluyormuş. Biz Leskovik'ten cephane alacağız. Yolda kaybolan hayvanımı aramak için geri kalmıştım. Bir çalılığın içinde doktoru, eczacıyı, Birinci ve İkinci Taburlardan birkaç zabiti gördüm. Yeri kazıyorlardı. Meğerse açlıktan bir nefer ölüyormuş. Ağzından köpükler akıyordu. Zavallı daha tamamıyla nefesi bitmeden kazılan mezarının kazma seslerini işitiyordu. (18 Aralık 1912)
Sayfa 134 - Balkan Harbi Hatıraları | Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam