Balkan Yarımadası, pek çok etnik katmanın üst üste bindiği bölgelerden biridir. Kavimlerin, halkların ve kültürlerin ortak yaşamı, birbirine eklenmesi ve karışması bölgenin özel karakteristiği hâline gelmiştir.
Osmanlı'nın mirası gündelik kültürde, dilde, her bir Balkan toplumunun kendine has yaşam tarzında ve yeme içme alışkanlıklarında bugün bile çeşitli uyarlamalarla varlığını sürdürür.
Modern ulus devletlerinin sınırları Balkanlar'ın iç kesimlerindeki kültürel çevreyle uyumlu değildir. Julius von Farkas'a göre, Güneydoğu Avrupa bir hareketlilik alanı, değişen sınırların ve göç eden halkların mekânıdır. Antik zamanlardan bu yana Balkanlar farklı kökenlerden gelen insanların içine işlemiştir.
Bilhassa Balkan Yarımadası'nın sınırlarında ve geçiş bölgelerinde birbirlerinden son derece farklı nüfus grupları oldukça sınırlı bir alan içinde tipik bir şekilde birbirlerine karışmış bir hâlde yaşamaktadır.
Daha yakın tarihli tahminlere göre, neredeyse 4 milyon Müslüman 19. ve 20. yüzyıllar boyunca pek çok göç dalgası hâlinde Balkan Yarımadası'nı terk etti.