İlker Güçer

İlker Güçer
@ilkergucer
müslümanca yaşamanın haysiyetine talip.
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
İstanbul Üniversitesi
İstanbul
130 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
"İyi bir Müslüman" olmanın, kendini yalnızca âyin ve ibadetlere vermek ve artık Allah yolunda yaratıcı çabalarda bulunmamak demek olduğuna inanmaya başladıkları zaman ise, bu harikulâde çiçekleniş ve yükseliş solup düştü. İslâm, tarihin aktif öznesi olma niteliğini yitirdi. Sonunda yabancı istilâcıların ve sömürgecilerin ellerinde bir nesneye dönüştü.
Sayfa 122 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Müslümanlar "iyi bir Müslüman" olmayı, öncelikle Allah'ın hükümranlığını yeryüzünde gerçekleştirmek olarak gördükçe ve bu vazifeyi yerine getirme gücünü, kıldıkları namaz, gittikleri hac ve tuttukları oruçtan aldıkça, birkaç on yıllık bir süre içinde, İndüs nehrinden Atlantik okyanusuna kadar milyonlarca erkek ve kadını kendi imanlarına kazandırdılar. Bağdat'tan Kurtuba'ya, Semerkant'tan Timbuktu'ya kadar yeni bir kültürün yaratıcısı oldular. Mimari veya şiir kadar ilmi ve teknik araştırmaları da çok yakından takip ettiler.
Sayfa 122 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Düşünce
Çağımızın En Önemli Problemleri
Çağımızın en önemli problemlerini üç ana başlık altında toplayabiliriz. a. Bilimlere ve Tekniklere Hâkim Olmak: Bu hâkimiyet, onları insanın kurtuluşu ve ferahlaması yolunda kullanmak için olacaktır. İnsanı köleleştirmek ve mahvetmek için olmayacaktır. b. Ekonomik Büyümeyi Yönlendirmek: Şimdiki büyüme, Batı'da ve Batı'nın egemen olduğu dünyada, insanî gayesi olmayan körü körüne bir büyümedir. İşte bunun yönlendirilmesi lâzım. Ayrıca kendimizi de, Allah'ın kendisine bahşettiği bütün imkânları kullanabilme yollarını her insana tanıyan bir gelişme modeline doğru yönlendirmeliyiz. c. Derin Bir Kültür Devrimi Gerçekleştirmek: Bu devrim, kültüre hakiki görevini verir. Demek istiyoruz ki, Allahsız pozitivizm ve bireycilik yüzünden artık umutsuzluğa doğru yol almak söz konusu olmamalı! Aksine hayatın ve tarihin gaye ve anlamının bilincine erdirmek esas alınmalı! Güncel iletişim sisteminde köklü bir değişime gidilmeli! Tâ ki kitle iletişim araçları (basın, radyo-televizyon, sinema, yayımcılık), artık "vakaları" ticarî veya siyasî kriterlere göre (şiddet, seks, "heyecan verici" olayları) seçmesinler, tam aksine hâlihazırdaki tarihimizde, doğmakta ve gelişmekte olan şeylerin anlamını açıklayan Allah'ın "işaretler"ini bulmaya yardım etsinler!
Sayfa 117 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Düşünce
Zekât, keyfe bağlı bir sadaka değildir. Gelir üzerinden değil, fakat servet üzerinden alınan zorunlu bir vergidir. Sünnet, bu vergiyi genel olarak, yatırıma konulmamış para için yüzde 2,5 olarak belirler (sadece üretim araçları bu vergiden muaftır). Basit bir hesap gösterir ki, bu yüzdeyle bir servet 40 sene, yani bir nesil içinde tamamen ortadan kalkmış olur. Öyle ki hiç kimse, sadece anne babasından miras kalan servetle asalak bir şekilde yaşayamaz.
Sayfa 81 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Düşünce
Sömürgecilikten (genellikle İngiliz veya Fransız) miras kalan yürürlükteki kanunlardan köklü bir kopma mutlaka gereklidir. Buna şüphe yok. Çünkü bu kanunlar, belli bir dünya ve insan anlayışından yola çıkılarak hazırlanmışlardır. Bu temel sebepten ötürü de, bir İslâm toplumu için kabul edilemez niteliktedirler.
Sayfa 75 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Düşünce