İNANILMAZDI.
Aslında bu kitapla olan mazim 3 yıl öncesine dayanıyor. Biyoloji öğretmenimin tavsiyesiyle almıştım ancak okumayı sürekli erteledim. Birkaç gün önce bir hevesle başladım ve iyi ki de başlamışım. Haruki Murakimi'nin akıcı ve sürükleyici dili, ince ince işlenmiş bir kurguyla birleşince mükemmel bir kitap çıkmış ortaya.
Buradan itibaren SPOİLER var.
Kitaba başladığımda konu hakkında hiçbir bilgim veya fikrim yoktu. Kitabın hangi yöne evrileceğini hiç kestiremiyordum. Kitabımızı iki ana karakterimiz olan Aomame ve Tengo'nun ağzından okuyoruz.Öncelikle belirtmeliyim ki kitabın başında Aomame ile taksi şoförü arasında geçen diyalog kitaba karşı olan ilgi ve merakımı kat ve kat arttırdı. Haruki Murakimi'nin böyle bir konuşmayı kitabın başına koyarak tam da bende yarattığı etkiyi oluşturmak istediğini tahmin edebiliyorum.
Aomame, görünen mesleğinin yanında kaba tabirle kiralık katillik, daha felsefi ve yumuşatılmış bir açıdan bakarsak da görevi dünyadaki 'kirliliği' öbür dünyaya göndermek olan bir tür kurtarıcılık yapıyor. Şahsen benim en tutarlı bulduğum ve beğendiğim karakter Aomame oldu. Geçmişinde içinde bulunduğu ortamlar ve en yakın arkadaşının başına gelen olaylar sonucunda neden böyle bir yol seçtiğini anlamak çok da zor değil. Eğer 3-4 yıl önceki ben bu kitabı okumuş olsaydım büyük ihtimalle motivasyonu ne olursa olsun hiçbir cinayet haklı bulunamaz, kimse başkasının hayatını sonlandırma gücünü elinde bulunduramaz diye düşünerek Aomame'ye çok büyük bir önyargıyla yaklaşırdım. Ama günümüzde yaşadığımız olayları düşününce (daha doğrusu hep yaşanan ama benim bu konudaki aydınlanmamın son birkaç yılda olması sonucunda) Aomame' de eleştirilebilecek bir ahlaki yaklaşım bulamadım. Kitapta çok korkunç olarak nitelendirilen, yozlaşmış ve amacından sapmış dini