ilknur

Uzun zamandır unuttuğum bir şeyi yeniden hatırlıyorum;
Bazen bir yaprak, bir karınca, minicik bir meyve ya da akşamüstü güneşinin kırık bir camdaki yansıması gibi küçücük bir şey gördüğümde şunu düşünürüm: Belki de tüm hayatım boyunca yaşadığım onca hikaye, attığım kahkahalar, döktüğüm gözyaşları, içime sığmayan mutluluklar ve kalbimi parçalayan anlar, hepsi belki de o birkaç saniyelik güzelliği görebilmek içindi. Yani dünyaya geliş amacım, o anlık güzelliğe hayran kalmak ve onun için şükretmekti. Tüm yaşadıklarım aslında o anı hazırlayan küçük alt hikayelerdi. Neden olmasın?
Hayata Dair
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Bazı yolların kesişmemesi ne büyük bir lütuf... Hamdolsun Allah’a."
Hayata Dair
Bazen bir şeyler okurken çok beğendiğim cümlelerin altını özellikle çizmiyorum ki hislerime bir başkasının nazarı değmesin, hem de unutmam pahasına
İnsan
Fark ettim ki bazı şeyler süslü, allı pullu, özenli ve hatta şık olduğu zaman kullanılamıyor. Mesela, ıvır zıvır kutularından yaptığım “sedir” fikir olarak oldukça geleneksel. Ama üzerine örttüğüm kırmızı desenli örtü yüzünden oturamadım. Ev için şık belki ama şıklığı nedeniyle üzerine koyacak yastık bulamadım. Kırmızı rengine uygun, güzel kırlentler koltuk için kullanıldığından, elimdeki hırpalanmış yastıkları da bir türlü yakıştıramadım.Bir süre sonra kaz ayağı desenli gri yatak örtüsünü serdim modern sedirimin üzerine. Voilà! İşte bu, işte sedirde aradığım bu! Artık üzerine oturulabilirdi; mütevazıydı, bizden, burnu havada değildi. Üzerine oturup bir “oh” çekecekler için hazırdı. Sonra düşündüm ki bazı insanlar da böyle. Neden olmasın? Allı pullu giyimler, muhabbetler, bakışlar ve tavırlar; bol söz sanatlı, alabildiğine teknik kelimeler ve cümleler. Esas olanı gizleyen kırmızı desenli bir örtü gibi.
Hayat ve İnsan
Güzelliği fark etmek, fark edene güzellik katar der Nazan Bekiroğlu. Rastgele bir dükkandan, rastgele bir zamanda, rastgele bir karar ile almış olduğum kasımpatıların gölgesi ile
İnsan ve Duygular