Fark ettim ki bazı şeyler süslü, allı pullu, özenli ve hatta şık olduğu zaman kullanılamıyor. Mesela, ıvır zıvır kutularından yaptığım “sedir” fikir olarak oldukça geleneksel. Ama üzerine örttüğüm kırmızı desenli örtü yüzünden oturamadım. Ev için şık belki ama şıklığı nedeniyle üzerine koyacak yastık bulamadım. Kırmızı rengine uygun, güzel kırlentler koltuk için kullanıldığından, elimdeki hırpalanmış yastıkları da bir türlü yakıştıramadım.Bir süre sonra kaz ayağı desenli gri yatak örtüsünü serdim modern sedirimin üzerine. Voilà! İşte bu, işte sedirde aradığım bu! Artık üzerine oturulabilirdi; mütevazıydı, bizden, burnu havada değildi. Üzerine oturup bir “oh” çekecekler için hazırdı. Sonra düşündüm ki bazı insanlar da böyle. Neden olmasın? Allı pullu giyimler, muhabbetler, bakışlar ve tavırlar; bol söz sanatlı, alabildiğine teknik kelimeler ve cümleler. Esas olanı gizleyen kırmızı desenli bir örtü gibi.