Tanıdık isimlerin, mekânların ve hadiselerin bulunduğu akıcı ve hoş bir roman. Kitabı bu yaz okumuş bulunmaktayım ki bir deniz yolculuğuna çıkmışım gibi hissettirdi.
Kitap adaya düşsen yanına alacağın üç şey tadında başlamasına, karakterleri itibariyle bir tatil hikayesi olacağını düşündürmesine rağmen bir gerilim filmini andırmaktadır. Betimlemelerdeki bütünlük ve akıcılık kitaptan sizi koparmamakta, hem bedeniniz hem de ruhunuz üzerine bir karabasan gibi çökmektedir. Kitabı kapattıktan sonra uzaklara bakıp varoluş sorgulamasına girmek ise kaçınılmaz gibi durmaktadır. Melek yüzlü çocukları izlediğiniz için konu daha da sarsıcı bir hale bürünmektedir. İyinin ve kötünün kaynağı, süperego, saflık, vahşet, hayatta kalmak, hazlar ve mantık kitabın hararetli konusunun baş hususlarıdır. Kitabı kapattıktan sonra ise kendime sorduğum soru şuydu; benim duracağım yer neresi olurdu?
Taziye ritüeli ile yapılan girizgâhın geride kalanların zihinlerinde yaptığı çıkar çatışmalarının ardından ölüme giden yolda kişinin sosyal ve psikolojik anlamda yaşadığı süreçleri anlatmakta kitap. Ölüme karşı çıkış ve ardından kabullenişi gördüğümüz ve Elisabeth Kübler-Ross’u sıklıkla anacağınız bir eser.
Görünmek mi yoksa kaybolmak mı? Winston’ın bu idi problemi. İnsanların her şeyin çok normal ve doğalmış gibi davrandığı bir dünyada bir şeylerin ters gittiğini düşünen bir karakterin iç hesaplaşmaları ve düzene korkakça çomak sokma girişimlerini anlatan bir eser. Açık bir komünizm eleştirisinin yanında yokmuşçasına ama göz önünde ve açık bir şekilde yaptığı bir kapitalizm eleştirisi. Bu kitapta sosyal olan var, psikolojik, ekonomik ve siyasal olan var. Bir de tutku, aşk ve ihanet var. Üzüntü, mutluluk, kızgınlık ve şaşkınlık gibi karmaşık duyguları yaşatıyor kitap.
İnsanlar; tavırları, mimikleri, kelimeleri ve diğer şeyler… İnsan varlığına dair her şeyin bir anlamı var Fyodor’a göre. Kitap okuyucuyu Kafkavari bir umutsuzluğa çekmekte ve zaman zaman Sartre’ın “Bulantı” dünyasında mıyım şuan dedirten sınırı olmayan bir tahliller yumağı ile karşı kaşıya bırakmakta.