Öncelikle bu kitabı okurken sinirlerinizin bozulacağını bilin. Bir kayınvalide bir aileyi nasıl darmaduman ediyor bunu göreceğiz.
Baş karakterlerimiz avukat Mazhar, eşi Nazan, küçük oğulları Haldun ve kayınvalide Hacer. Nazan sessiz, sakin, saf, tüm gününü ev işleri ile geçiren, duygularını eşine bile belli edemeyen çekingen bir hanım kızımız. Hacer ise öyle bir kayınvalide ki, bu kadarına da pes artık dedirten cinsten. Gelinini asla oğluna yakıştırmaz, sürekli huzurlarını kaçırmaya çalışır. Nazanın karakter yapısını da düşündüğümüzde, tahmin edersiniz ki kayınvalidesine cevap dahi veremez. Sayfaları çevirdikçe sinir küpü oluyorsunuz :) Olaylar zamanla ilerler başka karakterler dahil olur. Hikaye zaman zaman yeşilçam filmi tadında olsa da sizi içine çekiyor. Kitap 1950 yıllarında geçiyor ve o dönem kadına bakış açısını açıkça gözler önüne seriyor. Olay akışı yüksek tempoda ilerliyor, merak uyandırıyor, bu nedenle okurken hiç sıkılmadım. Yazarın dili ise oldukça akıcı, yalın ve sade. Sıkılmadan okuyayım ama sinirleneyim, kızayım, hüzünleneyim, içimde buruk bir his bıraksın derseniz, buyurun iyi okumalar…