"Sevmeyi özledim biliyor musunuz? Kayıtsız şartsız bir gülüşü. Bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü. 'Nerde kaldın' ayazını değil, 'hoş geldin' iyiliğini. Hiçbir şeyle yatışmayan yürek telaşını. Kapı zilleriyle telefonlar arasında tükenmeyi... Kendimi severek yürümeyi kalabalıkta. 'Göğe bakma duraklarını' özledim... Yumruk kadar bir yüreğe dünyayı sığdırma hünerini..."
Farkında mısınız bilmem, kimse kendi acısını bile duymuyor artık. Kimse bir başkası için kederlenmiyor.Birbirine ihtiyacı olanlar özenle uzak duruyor birbirlerinden Küçücük çoçuklar bile yalnızlıgın bilimini yapıyor. Dilinde bir özür ile konuşur oldu insanlar.Kimse sevdigine vakit ayırmıyor. İç çöküntünün boyutlarını görmek için kalabalık yerlere şöyle bir bakmak yeterli..