Ne desem, nasıl anlatsam bu kitap için az kalır.
Bu romanla ilgili söyleyebileceğim o kadar çok şey var ki...
Füsunun güzelliği, Kemal'in aşkı, Orhan Pamuğun o muhteşem üslubu... Sınav haftam da bir hevesle başlayıp uzunca bir dönem okuduğum, bu kitap bitmesin deyip sık sık ara verdiğim nadir kitaplardandır.
Hayatımda okuduğum en güzel ve en gerçek aşk romanıydı diyebiliriz. Evet gerçek bir hikaye.Gerçekliğini bir müze ile doğruluyor. Füsuna ve ailesine adanmış olan bu müze size gerçek masumiyeti, gerçek aşkın nasıl bu kadar saplantılı ve bağlılıkla bitmediğini öğretiyor. İstanbul Çaycuma mahallesinde olanlar, olmayanlar imkanınız varken en içten dileklerimle romanı okuduktan sonra bir gezip görmelerini tavsiye ederim. Orhan Pamuk Beyefendi okurlarına bir güzellik yapıp romanının bir sayfasına müzeye ilk giriş için bir bilet koymuştur.
Kitap uzun bir süreci ele aldığından dolayı sabırsız olanlara önermiyorum çünkü hikayemiz kitabın son 100 sayfasında olaylar hararetlenip başlıyor.
(spoiler)
Kitabın son 50 sayfasını ağlayarak okuduğumu, annemin ''Ne oldu çocuğum? Neden ağlıyorsun '' dediğini bilirim.
Son olarak kitap hakkında söyleyebileceğim tek şey hikayenin hakkını vererek yazıldığıdır. Keyifli okumalar dilerim...