Özlem Akbaş

Özlem Akbaş
@ilunga_ilunga
Emekli
Lisans
9 Kasım
2969 okur puanı
Aralık 2015 tarihinde katıldı
Puan vermedi·328 syf.··
2025 10. kitabı
Macar edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olan László Krasznahorkai Mann Booker Ödül'lü bir yazar. 1985 yılında yayımlanan Şeytan Tangosu yazarın ilk romanı. Roman 1994 yılında, Béla Tarr tarafından sinemaya da uyarlanmış. Siyah beyaz olan film 7 saatlikmiş ve Béla Tarr'ın çoğu filminin senaryosu da László Krasznahorkai'ye aitmiş. Bir grup insan, yaşamın neredeyse durduğu, umutsuzluğun hâkim olduğu " site" denilen bir yerde âdeta sıkışmış kalmış, siteyi terk etmekle, kalmak arasında bocalamaktadır. Birbirleriyle ilişkileri de kuşku dolu, yozlaşmıştır. Yağmurun aralıksız yağması atmosferi daha da karanlıklaştırıyor. Genel olarak, toplumsal, siyasi yaşamda büyük bir değişim, hatta çöküş yaşandığını hissederiz. Mekân belirtilmese de komünizm sonrası Macaristan akla geliyor herkes gibi benim de aklıma. Bir süre önce öldüğünü düşündükleri İrimias çıkıp gelince, kurtarıcı ilan ettikleri İrmias'ın kararlarına teslim ederler kendilerini. Metaforların uçuştuğu, bolca siyasi, dini eleştirin yer aldığı, kurgunun neredeyse başa döndüğü, çok ilginç, okuması, anlaması emek isteyen bir romandı Şeytan Tangosu.
Şeytan TangosuLászló Krasznahorkai · Can Yayınları · 202397 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·488 syf.··
2025 9. kitabı
Rusya İç Savaşı'nın son yıllarında özellikle Kazan bölgesinde korkunç bir kuraklık yaşanmaktadır. Kuraklığın doğurduğu kitlesel açlık sonucu, büyük bir nüfus topraklarını bırakıp, şehirlere akın eder. Sokaklar, aç çocuk doludur. Devlet, ailelerini kaybetmiş, aç çocuk ordusunu, ( yaklaşık 150000 ) nispeten gıdanın bol olduğu, en azından hayatta kalma ihtimalinin daha yüksek olduğu yerlere transfer etme kararı alır. Semerkant Katarı, başında katar komutanı Deyev ve çocuk komiseri Belaya'nın gözetiminde 500 çocukla yola çıkar. Daha en başında çocuk seçiminde yumruğu yiyoruz, en yumuşak yerimizden.Deyev, hiçbir çocuğu geride bırakmak istemez.Ancak katar yola çıkmayı bile mucizevi bir şekilde gerçekleştirir. Katarı hareket ettirecek yakıt, hatta kimi zaman ray bile yoktur. Çocuklar için yeterli yiyecek, salgın hastalıklara karşı ilaç da yoktur. Elde sadece Deyev'in inancı, azmi, şefkati, Belaya'nın kuralcılığı, katılığı, görev bilinci vardır. Bug ve Fatima'yı da ekleyince bu ikiliye, olmazı oldurmaya, " yaşanılanlara duyulan öfkeyi sevgi gibi ikinci bir kanat" olarak taşımaya başlarlar. Oyunlarda olur ya, yaralandıkça macera boyunca ilk yardım çantası, yiyecek bulursun, yoluna devam edersin.Tam da onun gibidir Semerkant Katarı.Yolda çare bulurlar, sıkıntılarına. Çocukların her birinin adı, lakabı vardır.Devey tek tek sayar adlarını ki romanın en etkileyici bölümlerinden biriydi benim için. Duygusal yükü çok ağır bir kitaptı, Semerkant Katarı.Zaman zaman durup soluklanma ihtiyacı duydum. Teknik olarak ara sıra savrulmuşluk hissi verdi bana.Geçişler hızlandırılmış gibiydi.Belki yaşanılanların yoğun oluşu buna yol açtı, bilmiyorum.Benim böyle yazarlara "dur biraz soluklan" diyesim var. Kesinlikle okunmaya değer, Semerkant Katarı.
Semerkant KatarıGuzel Yahina · Everest Yayınları · 202468 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2025 15. kitabı
Giorgio Bassani, Ferrara Yahudilerinden.Eserlerinde de genellikle Ferrara'yı mekân olarak seçen yazarın daha önce, 3 kitabını okudum.Bir süre ara verdim. Ferrara anlatılarını özlemişim. Surların İçinde Beş Ferrara Öyküsü, adı üstünde, beş öyküden oluşuyor. Bu kitabıyla, İtalya'nın en önemli ödüllerinden biri olan Strega Ödülü'nü almış 1956 yılında, Giorgio Bassani. Bassani, çoğu eserinde, Ferrara'da yaşayan Yahudi toplumunun, faşizmin yükselişi birlikte değişen yaşamlarına odaklanır. Ferrara Yahudilerinin faşizm öncesi yaşamından başlar anlatmaya.Sonra, yaşamlarının, çıkarılan faşit yasalarla, baskılarla, günden güne nasıl kısıtlandığını, dar alana sıkıştırıldığını gösterir.Açık açık şiddetten bahsetmez. Geçmişle bir bağ kurmaya çalıştığını hissederiz. Sanırım Bassani de bunu seviyorum ben de. Yahudi soykırımına, toplama kamplarına kısaca değinir.Kahramanları gerçek kişilerdir, Bassani'nin. Surların İçinde Beş Ferrara Öyküsü'nde de bu geleneğini bozmuyor Giorgio Bassani.
Surların İçindeGiorgio Bassani · Yapı Kredi Yayınları · 201823 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 1. kitabı
Robert Seethaler, ilgiyle takip ettiğim bir yazar. İsimsiz Kafe'de 1966 yılının Viyana'sına gidiyoruz. Ne iş bulsa yapan sezonluk işçi Robert Simon, yıkık dökük bir kafeyi, kiralayıp, düzenleyerek, hizmete sokar. Kısa zamanda mahallelinin günlük yaşamının bir parçası olur İsimsiz Kafe.Kafe sakinlerinin günlük yaşamı üzerinden de Viyana'nın değişimine, dönüşümüne dair pek çok ayrıntı sunar, roman. Robert Simon'ın ev sahibi yaşlı kadınla kurduğu incelikli ilişki romanda en çok kalbime dokunan şeydi. Kasapla olan dostluğu da özeldi. Büyük sözler söylemeyen, dingin bir roman İsimsiz Kafe. Toprak ve Tütüncü Çırağı'nı daha çok sevdiğimi söyleyebilirim.
İsimsiz KafeRobert Seethaler · Timaş Yayınları · 2024389 okunma
Puan vermedi·356 syf.··
2025 13. kitabı
Pearl S.Buck 1938 yılında, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmış.Bu ödülü alan ilk Amerikalı kadın yazar olmuş. 1931 yılında yayımlanan Mübarek Toprak, bir üçlemenin ilk kitabı. Bu kitapla da Pulitzer Ödülü ve William Dean Howells Madalyası kazanmış yazar . Hayatının büyük kısmını Çin'de geçiren Pearl S. Buck, romanlarında genellikle Çin'i ve Çin Kültür Devrimi'nin yarattığı değişiklikleri konu almış. Kadın hakları, insan hakları ve engelli bireylerin topluma kazandırılması için yoğun bir çaba harcamış. Mübarek Toprak'ın sonunda, Pearl S. Buck'ın yaşamından kesitler sunan küçük bir fotoğraf seçkisi bulunuyor. Wang Lung, yaşlı babası ile köyde yaşar.Geçimini çiftçilikle sağlayan Wang Lung, O-Lan isimli, çekicilikten uzak bir köle kadınla evlenir.Eski sahibi tarafında kıt akıllı varsayılsa da oldukça akıllı, çalışkan, sadık bir kadındır O-Lan. Evliliklerinin ilk yıllarında yaşanan kıtlıkta, kente göç edip, dilenmek zorunda kalsalar da, O-Lan, üstün özellikleri ve verdiği erkek çocuklarla ( kız çocuklar direkt köle olarak görülmekte) Wang Lung'un yaşamına çeki düzen vermekle kalmaz, günden güne zenginleşmesini de sağlar.Yedi yılda bir gelen kuraklık korkutsa da yükü sağlamdır artık Wang Lung'un. Wang Lung, topraklarına toprak katıp zenginleşirken, hırslarına teslim olur.Kendisine ikinci bir eş bulur, öncelikle.Yavaş yavaş yozlaşır. Kadının, Çin toplumunda gerçekten adı yok 1920'lerde.Potansiyel köle hepsi.Engelli çocuklar ise kaderleriyle baş başa. İlgiyle okuduğum bir kitap oldu, Mübarek Toprak.
Mübarek ToprakPearl S. Buck · Kafka Kitap · 2021197 okunma