Özlem Akbaş

Özlem Akbaş
@ilunga_ilunga
7/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 17:37
Katılır mısınız bilmem ama insanın kendi hakkında yazması üzerine şöyle diyor Karl Ove Knausgaard:”Kişinin kendisi hakkında yazması belli bir bakımdan empatinin tam tersidir,empati dıştan içe hareket ederken kişinin kendi hakkında yazması içten dışa yönelmek anlamına gelir.Yine de iki süreç de aynı şeyi, yakından tanımayı ve böylece anlamayı hedefler.Kendisi hakkında yazan kişi özün dışına çıkıp dışsal bir bakış benimsediğinde aynı zamanda hem içe hem dışsa ait olan tuhaf bir nesnellik oluşur, kişinin kendi özü içinde başkasına aitmiş gibi dolaşabilmesini mümkün kılan işte bu nesnelliktir ve bu hareket empati gerektirdiği için böylece çember kapanmış olur.” syf 125 Karl Ove Knausgaard’ın Mevsimler dörtlemesini bitirirken yukarıdaki cümleler neden Karl Ove Knausgaard okumayı sevdiğimi de anlamamı sağladı.
Edebiyat
YazKarl Ove Knausgaard · Monokl Yayınları · 201938 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Özlem Akbaş

, bir kitap okudu
7/10
·376 syf.··
Beğendi
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 17:37
·
2020 11. kitabı
Karl Ove Knausgaard
7.5/10 · 38 okunma
8/10
·566 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2020 09:33
Notre Dame’ın Kamburu uzun zamandır okumayı planladığım bir kitaptı.Bir grup okuması kitabı öne çekmeme vesile oldu. Victor Hugo’nun Türkçeye çevrilmiş çok az eseri var gördüğüm kadarıyla. Çok büyük zevkle okusam da Paris üzerine verilen ayrıntıların, tarihi bilgilerin zaman zaman roman kurgusunun önüne geçtiğini, okumada zorluk yarattığını düşündüm.Bir de kent bilincinin, kent belleğinin korunması düşüncesinin daha o yıllarda bir sanat yapıtının içinde vurgulanmasına hayran kaldım. Zaten, 1831 yılında yayımlanan Notre Dame’ın Kamburu’nu (Notre Dame de Paris) Victor Hugo, Notre Dame Katedrali’nin yıkılmasını önlemek, yenilenmesini sağlamak amacıyla yazmış. Quasimodo ve Esmeralda’nın acı sonu yüreğimi bir kez daha burktu.
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2020 21:23
Ana ilk olarak 1906’da bir Amerikan dergisinde sonrasında New York ve Londra’da okuyucu ile buluşur.Tam Rusça metin ise bir tek Berlin’de yayımlanır.1907’de Rusya’da sansürlü bir şekilde sadece ilk bölüm yayımlanır.Hükümete bağlı basın komitesi “ yayın yoluyla yasaların ciddi şekilde ihlalini savunduğu, mülk sahibi sınıflara karşı işçilerde düşmanlık yaratmaya çalıştığı ve şiddet eylemleri ile isyankâr hareketler için çağrıda bulunduğu” gerekçesiyle Gorki hakkında soruşturma açmaya karar verir. Ana’nın yasaklanması, kitabın başarısına arttırmaya hizmet eder.Pek çok kopya kaçak olarak ülkeye sokulur. Gorki, Ana’yı yazarken, 1902’de Sormovo’daki fabrikalarda meydana gelen olaylardan esinlenir, kahramanları Pavel ve Nilovna tanıdığı gerçek insanlara dayanır. Gorki, Lenin’i Anlatıyor kitabında şöyle der:”Şaşılacak kadar parlak ve canlı gözleriyle bana bakarak Ana kitabımdaki hataları anlatmaya başladı.Müsveddeyi Berlin’deki yayıncımdan ödünç alıp hemen okumuştu.Tam olarak nedenini bilmeden, o kitabı aceleyle yazdığımı söyledim ona.Lenin başını salladı ve dedi ki:’Acele etmekte haklıydınız, çünkü yararlı bir kitap.Birçok işçi, bilincine varmadan, öylesine girdi devrimci mücadeleye.Şimdi Ana’yı okuyup yararlanıyorlar.Tam zamanında geldi bu kitap.’Yaptığı tek iltifat buydu, ama benim için büyük önem taşıyordu.” Ana’da en çok etkilendiğim şey, kadınların devrimci mücadeleye verdiği destek, katkıydı.Hiçbir devrim kansız olmaza, hiçbir devrim kadınsız olmazı da eklemek gerek sanırım.
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma