İlayda Coşkun

İlayda Coşkun
tıpfak
9/10
·516 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 01:28
"Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum..." Böyle başlıyor Masumiyet Müzesi. Kalbinin tümüyle sevdiği, en büyük aşkı Füsun'un peşinden sürüklenirken en küçük bir pişmanlık bile duymuyor Kemal. "Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım." diye de bitiyor. Biterken de yüreğimizi dağlıyor, içimizi burkuyor. Başlarda o kadar da güzel gelmeyen -hatta belki de sıkan- Masumiyet Müzesi son satırlarda kendine bağlıyor insanı, sürükledikçe sürüklüyor peşinden. Başlarda Kemal'e pek empati yapamıyorsunuz. Nişanlısı varken her şey yolunda giderken sanki bencillik yapıyor gibi görüyorsunuz. Sonra hikayeye daldıkça aslında sadece bencillik değil karşı koyulamaz bir dürtüye sahip olduğu fark ediyorsunuz. Romanın güzelliği dışında Orhan Pamukta fark ettiğim bir şeyden bahsetmek istiyorum. Sanki Orhan Pamuk kitabını başlatırken insanları bilerek biraz daraltıyor ama sonlarda sabredip yılmayanlara hep meyvesini veriyor. Kırmızı Saçlı Kadında da aynı duyguyu hissetmiştim. Füsun ve Kemal karakterlerine gelecek olursak kimse onlara kurgu diyemez. Orhan Pamuk öyle bir yazıp yaşamış ki karakterlerini insanın onlara 'gerçekte yaşamadılar.' diyesi gelmiyor. Öyle bir detayla var olmuşlar ki. İstanbul'da bir müzeleri bile var. MASUMİYET MÜZESİ. Hayali karakterlerin elbiselerinden, küpelerinden, sigara izmaritlerinden, biblolarından oluşan bir müze. Orhan Pamuk, Füsun ve Kemal'i gerçekten var etmek adına bir müze tutup her ayrıntıya kadar döşemiş içini. Hatta kitabın 485. sayfasına bir bilet de koymuş okurun bu müzeye girebilmesi için. Detayları seven biri olarak bayıldım bu romanın her zerresine. Ve bir gün o müzeye gidebilmek ümidiyle... Turgut Uyar okurken fark ettiğim, tam romanımıza uygun bir şiirin linkini bırakıyorum buraya > epigraf.fisek.com.tr/index.php?num=665 Öyle güzel
1000Kitap Gerçek Okurlar
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Reklam
8/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2020 00:05
Pulbiber Mahallesi Didem Madak'tan özel olarak istenmiş bir kitap. Birkaç miskin kediyle, Miss Marple ve Zeynayla, mahalle sakinleriyle ve Didem Madak'ın kendi hayal dünyasıyla oluşturulmuş bir yer Pulbiber Mahallesi. Arkadaşı Burcu'nun bir mektubu var kitapta. "Bu akşam Pulbiber Mahallesinin şarkılarıyla uyuyacağım. Acılı ama nikbin şarkılar ... Ümi'tvar olmamak nikbinliğe engel olamamış. Şiirle ne yapılır, bu konuda kural koyucular var mıdır bilmem ama, ben senin şiirlerini; taşıtlara binerken, giderken, gelirken, en çok korktuğumda, en çok endişelendiğimde, uykudan önce, tutuk/ama- lardan sonra mırıldanacağım, acısını yemeklerime katacağım, üs- tüne tatlı yiyip içimi bayıltacağım. Sonra yeniden okuyacağım. Çok sağ ol ... Burcu" Ben senin şiirini duygularım tavan yaptığında okuyacağım diyor. Yeniden yeniden okuyacağım. Ben de aynısını söylüyorum Didem Madak için. Senin şiirlerini yılmadan bıkmadan okuyabilirim. Ezberlercesine bütün sözcükleri ve baş tacı yaparcasına. Baş ucu kitabım olsun senin kitapların. Şiiri yorumlaman, farklılaştırman, özgünlüğün gitmesin benden. Didem Madak okuyun, okutturun. Keyifli okumalar.
Pulbiber MahallesiDidem Madak · Metis Yayıncılık · 200711,5bin okunma
10/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2020 08:57
Didem Madak... Ah'ların kadını demiştik. Hayatında ve şiirlerinde Ah'larla beslenmiş bir kadın. Ahlat Ağacını Ah'lar Ağacına benzetmiş bir kadın. "Ahlat ahların ağacıydı, Yaşlanmaya başlayanların, İtiraf edilememiş aşkların, Evde kalmış kızların. Ahlat ahların ağacıydı, Cezayir nasıl cezaların ülkesiyse, Öyleydi işte." Bir insan nasıl bu kadar akla gelmeyecek benzetmeler yapabilir? Bu kadar farklı ve sıradışı hatta olağanüstü? Nasıl, nasıl, nasıl? Didem Madak'ın benim için en ilgi çekici özelliği bu. Farklı üslubu farklı bir tarzı var. Kelimelerine bir modacı edasıyla renkli renkli elbiseler dikip farklı kalıplara sokuyor onları. O kadar güzel başarıyor ki bunu. Okunmayı hep en sonuna kadar hak ediyor. Şiirlerine sıkça bahsettiği Fusün ismi beyin kanserinden ölen annesinin ve kızının ismi. Işıl ise kız kardeşinin, annesinden sonra ona umut olan tek kişinin ismi. Bu yüzden şiirlerde böyle çok sık geçiyor bu isimler. “Işıl çocuktu o zaman, ben de öyle, Mevsim kesin yazdı, karpuzdan feneriyle, Hani her çocuğu başka bir çocuğa yaklaştıran bir şarkı vardır ya, Kıyıya yanaşan bir gemi gibi.” Didem Madak, senin şiirlerinin, yazılarının veya herhangi bir cümlenin doldurduğu bir gezegende yaşamak istiyorum. Ne kadar okusam da bitmeyecek, sonu gelmeyecek bir yolculuk istiyorum. Maalesef hayattayken yazdıklarınla yetiniyorum. Sevgiler ve saygılar Didem Madak.
Şiir
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2020 23:36
8 Ocak: Bu akşam değişik bir şey yapmak ve incelemeyi kitabı okumadan önce yazmak istiyorum. Bu çetin kış akşamında yüreğime dokunan öyle bir kadın var ki. Yazdıklarıyla, yaptıklarıyla ve ince ruhuyla. Adeta şiirlerini bir örgü gibi ilmek ilmek örmüş bir kadın. Didem Madak. Ah'ların kadını... Çok uzun zamandır Didem Madak okumak istiyordum ve bu akşam pdf'sini buldum. Sanki uzun zamandır vahada kalmış ve soğuk suyu boğazımdan akıtıyor gibiyim. Şiire açım ve doyumsuzum. Didem Madak herkesi sanatıyla tatmin edebilecek bir isim. Özellikle beni. Sözleriyle, kitabın içindekiler kısmına 'içimdekiler' yazıp m'sini çizmesiyle, ve kendi kitabını insanlara tanıtışıyla benim idolüm Didem Madak. Grapon Kağıtları Didem Madak'ın ilk kitabı. Kendime lezzetli bir yolculuk buldum. Kitabın tanıtımını şu güzellikte yapan bir kadından kim etkilenmez? " Bu kitapta yer alan şahıs ve mekânların gerçekle alâkaları tamdır. Kahramanlar hep yanlış ata oynamışlardır. Kediler, kadınlar, muhabbet kuşları, gözyaşları... hepsi sahiden vardır ve bir dönem yaşamışlardır. Şiirden hazetmeyenler, Grapon Kâğıtları'nı yılbaşı ve diğer ehemmiyetli günlerde evi süslemek için kullanabilirler ya da bir ruh çağırma seansında, inatçı ruhlara seslenen uyduruk şarkılar olarak mırıldanabilirler. " -Didem Madak Çoook keyifli okumalar. ^^ 10 Ocak: Biliyorum incelemeyi kitabı okumadan önce yapmıştım çünkü çok heyecanlıydım Didem Madak okuyacağım için. Kitabı okuduktan sonra da yapıyorum çünkü böyle bir güzelliğe kimse kayıtsız kalmamalı. Didem Madak'ı uzun zamandır erteleyip okumadığım için o kadar kızıyorum ki kendime. Onun o kendine has üslubu, o tamlamaları, alışılmamış bağdaştırmaları o kadar lezzetli ki. Ben 40 yıl anlatsam açıklayamam Didem Madaktaki özgünlüğü, o kendine haslığı. Didem Madak kendi
Grapon KâğıtlarıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 201217,6bin okunma
8/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2019 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2019 14:02
Sabahattin Ali'yi okumak, hem de ana dil olarak okumak ne büyük ayrıcalık. Her Sabahattin Ali okuduğumda kendimi ayrıcalıklı ve özel hissediyorum. Türk Edebiyatında böyle bir yazara sahip olmak en güzel zenginliklerden biri. Sırça Köşk kısa kısa öyküler ve masallardan oluşuyor. Öykü olarak en çok Dekolman ve Çirkince'yi sevdim. Masal olarak kitaba ismini veren Sırça Köşk. Bence Sabahattin Ali romandaki başarısını öykü ve masal da da gösteriyor. Kürk Mantolu Madonna, Kuyucaklı Yusuf ve İçimizdeki Şeytandan sonra okunması gerek Sabahattin Ali eseri.
1000Kitap
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,7bin okunma
Reklam