Destanların ortaya çıktığı dönemde (MÖ 1200 - MÖ 800 arası), antik Yunan dünyasında bugünkü anlamda bir yazı kültürü yoktu. İlyada ve Odysseia, kağıda kalemle yazılan kitaplar değildi. Bu eserler aslında melodik şiirlerdi (şarkılardı).Ozanlar, kralların saraylarında ya da köy meydanlarında lavtaya benzeyen bir çalgı çalarak bu binlerce satırlık hikayeleri ezbere okurlardı. İlyada Odysseia
Edebiyat
İlyada ve Odysseia destanlarındaki bazı kelimeler ve şiveler arasında yüz yıllık farklar vardır. Bu da destanların tek bir kişinin kaleminden değil, nesilden nesile aktarılarak büyüyen ortak bir halk kültürünün ürünü olduğunu gösterir.
Edebiyat
Reklam
"Homeros Sorunu" (Aslında Tek Bir Kişi miydi?)
Tarihçiler ve edebiyatçılar arasında yüzyıllardır "Homeros Sorunu" (Homeric Question) adı verilen bir tartışma vardır. Bazı uzmanlara göre Homeros diye tek bir kişi hiç yaşamadı. "Homeros" ismi, yüzyıllar boyunca Anadolu ve Yunanistan'da köy köy gezerek Truva Savaşı hikayelerini anlatan onlarca farklı halk ozanının ortak adıydı. Yani İlyada ve Odysseia destanları, aslında yüzyıllar süren bir "kolektif hayal gücünün" ürünü olabilir.
Edebiyat
100 Her Zihnin Ölmeden Önce Keşfetmesi Gereken Entelektüel Araştırmalar: 1. Temel felsefeyi çalış 2. Resmi mantığı öğren 3. Antik Yunan tarihini çalış 4. Tüm Shakespeare oyunlarını oku 5. Temel ekonomiyi öğren 6. Dünya tarihini çalış 7. Darwin'in Evrim teorisini oku 8. Roma İmparatorluğu'nu çalış 9. Temel astronomiyi öğren 10. Platon'un Devlet'ini oku 11. Fransız Devrimi'ni çalış 12. Temel psikolojiyi öğren 13. Freud'un ana eserlerini oku 14. 1. Dünya Savaşı'nı çalış 15. 2. Dünya Savaşı'nı çalış 16. Temel matematiği öğren 17. İnsan beynini çalış 18. Marx'ın Komünist Manifesto'sunu oku 19. Temel kodlamayı öğren 20. İklim değişikliği bilimini çalış 21. Newton'un Principia'sını oku 22. Rönesans dönemini çalış 23. Temel kimyayı öğren 24. Antik Mısır'ı çalış 25. Einstein'ın görelilik teorisini oku 26. Soğuk Savaş'ı çalış 27. Yeni bir dil öğren 28. Temel hukuku öğren
Allâme hükümdar Fatih'i tanımak...
Osmanlı İmparatorluğu'nun en entelektüel ve vizyoner padişahlarından biri olan "Fatih Sultan Mehmed'in (II. Mehmed) çok yönlü kişiliğini, bilgi birikimini ve yönetim anlayışını ele alalım...Onun seviyesine ulaşmak veya onu örnek almak isteyen birinin hangi niteliklere sahip olması gerektiğini irdeleyelim Fatih, Rönesans sanatına ve kültürüne büyük ilgi duyuyordu. Nitekim İtalyan ressam "Gentile Bellini"yi İstanbul'a davet ederek ünlü portresini ve madalyonlarını yaptırmıştır. Bu, dönemin bir İslam hükümdarı için son derece vizyoner ve ezber bozan bir adımdır. İstanbul'un fethinden sonra şehri adeta yeniden inşa etmiştir. Topkapı Sarayı, kendi adına yaptırdığı Fatih Camii ve Külliyesi gibi devasa yapılar, onun estetik ve mimari vizyonunun en somut kanıtlarıdır. Fatih Sultan Mehmed sadece bir asker veya devlet adamı değil, aynı zamanda çok güçlü bir şairdir. Şiirlerinde "Avni" (yardım eden, yardım olunmuş) mahlasını kullanmış, harika şiirler yazmış ve klasik Türk edebiyatının ilk divan sahibi padişahlarından biri olmuştur. Genel bir vurgu olmakla birlikte, sarayında dönemin Hristiyan, Yahudi ve Müslüman bilim insanlarını ağırlaması, onlarla felsefi tartışmalar yapması bunu doğrular niteliktedir. Fatih, Doğu ve Batı kültürlerini ana kaynaklarından okuyabilecek düzeyde dil biliyordu. Doğu dillerinin (Arapça, Farsça) yanı sıra fethettiği ve diplomatik ilişkiler kurduğu coğrafyaların dillerine (Grekçe/Rumca, Latince, Sırpça/Slavca, İtalyanca) hakimiyeti, onu çağının çok ötesinde bir dünya lideri yapmıştır. Fatih’in kütüphanesinde Homeros'un İlyada destanının Grekçe nüshası bulunuyordu. Hatta Truva ören yerini ziyaret ettiği ve "Truva'nın öcünü aldım" dediği tarihçi Kritovulos tarafından aktarılır. Antik Yunan felsefesine Aristo'ya Eflatun'a yoğun ilgi duymuş, bu
Fetih Ruhu
Alparslanlar ocağından, Erle gelir fetih ruhu. Horasan’ın kucağından Pirle gelir fetih ruhu. Düşün; kimsin, gayen nice? Neden kalmış fikrin cüce? Hakk yolunda gündüz gece Terle! Gelir fetih ruhu. Bozulur şu düşman çarkı, Damarında çürür korku, Kosova’dan yanık türkü, Yırla gelir fetih ruhu. Arındıkça dev olursun Kutlu Dağ’a yol alırsın Kızılelman tek belirsin Perle gelir fetih ruhu İçin cevher, mangal yürek; Gayri öze dönmen gerek, Hakk’a yönel isteyerek, Nurla gelir fetih ruhu. Hatırla şan saldığını, Suda secde kıldığını, Düşün Fatih olduğunu, “Gürle!” Gelir fetih ruhu.
Reklam
Reklam