Plutarkhosa göre İskender, Yunan teolojisinin Hindistan kadar uzak bölgelerde bile okutulmasını sağlamış, bunun sonucunda ise Olimpos tanrıları Asya'da saygı görmeye başlamıştı. Pers diyarında ve ötesinde yaşayan genç erkekler, Homeros okuyarak ve Sofokles ile Euripidesin trajedilerini icra ederek büyürken, İndus vadisinde Yunan Dili ogretiliyordu. Büyük edebi eserler arasında ödünç almaların görülmesinin sebebi bu olabilir. Mesela Sanskrit destanı Ramayana'da sitanin ravana tarafından kaçırılması temasının doğrudan Helenin truvalı Paris tarafından kaçırılmasını yansıtarak İlyada ve Odysseia'ya borçlu olduğu öne sürülmüştür. Etkiler ve ilham diğer yöne doğru da akıyordu; bazı araştırmacılar Aeneis'in de Mahabharata gibi Hint metinlerinden etkilendiğini savunmuştur.
Pegasus yayınları·Kitabı okudu
Efsaneye göre Troya'da hüküm süren kral so­yunun atası Dardanos, Tanrı Zeus'un bir oğludur. Dardanos , Çanakkale'den biraz ötede hüyüğünü oto­büsle geçerken gördüğümüz Dardanos şehrini kur­muş. Dardanos'un Tras isminde bir oğlu varmış, to­runu İlos ise Simois ile Skamandros'un birleştiği yerde bir şehir kurmuş. Bu şehre Troya (yani Tros'un şehri) veya İlyon (İlos'un şehri) denmiş. İlos'un oğlu Laomedon sözünde durmayan dü­zenbaz bir kralmış. Troya'nın başına gelen ilk fela­ketler hep onun yüzündendir. Laomedon'un tanrı­larla ahbaplığı varmış, öyle ki, sığır ve at sürülerini İda dağının yeşil yamaçlarında otlatmağa Apollon'u memur etmiş. Ama Laomedon tanrının bu hizmetini karşılıksız bırakmış. Bu küstahlığı yetmiyormuş gi­bi, Troya surlarını yaptırdığı deniz tanrısı Poseidon'a kızmışlar ve ceza olarak Apollon şehre bir veba sal­gını, Poseidon da bir deniz canavarı salmış. Bir yan­dan hastalık insanları kasıp kavururken, öte yandan da canavar karaya çıkıp önüne gelen insan veya hay­vanı parçalar yermiş. Kahinler bir araya gelip bu afetlere çare aramışlar. Sonunda krala, kızı Hesione'yi Poseidon'a kurban etmesini salık vermişler. Hesione bir kayaya bağlanıp korkunç canavara yem olacaktır. Ama o anda Herakles çıkagelir. Güçlü yiğit, kızı kurtarmağa ve canavarı öldürmeğe söz verir, karşılık olarak da kralın kendisine Apollon'un İda dağında otlattığı atları vermesini ister. Laomedon peki der. Ama kızı Hesione sağ-salim eline geçince ge­ne sözünü tutmaz . Ama bu sefer sondur. Herakles Yunanistan'a dönüp yiğitlerin en ünlü, en güçlü kuv­vetlilerini bir araya toplar. Hep birden Troya'ya sefer ederler. Laomedon'un surlarını yıkarlar ve kendisi­ni oğulları ile birlikte öldürürler. Yalnız en küçüğü Priamos kurtulur. Ablası Hesione'nin yalvarmaları üzerine yiğitler onu esirger ve
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Reklam
Ne garip ki, en sağlam taştan yapılmış surlar, saraylar, anıtlar (troia) yıkılıp gidiyor da, bir dizi insan sözü (ilyada) yüzlerce yüzyıl sonra bile taptaze, dipdiri ola­rak kalabiliyor!...
Sayfa 20·Kitabı okuyor
«Simois» (Dümrek) ile «Skamandros» (Menderes) (yahut Xanthos) , Troya ovasını sulayan bu iki ırmağın «İlyada» des­tanında yerleri büyüktür. İlkçağ insanları her ırmakta olduğu gibi, Skamandros ve Simois'te de birer tanrısal varlık yaşadığına inanırlardı. Bu iki ırmak üzerine bakın Homeros neler anlatır: Akhil­leus arkadaşı Patroklos öldükten sonra, acıdan gö­zü dönerek, tekrar savaşa katılır. Önüne gelen Tro­ya'lıları kesip biçer, ölülerini de Skamandros ırma­ğına atar. Irmakta üstüste yığılan ölüler öylesine ço­ğalır ki, Skamandros akamaz olur. Yiğide öfkesini başka yere çevirmesini rica eder. Akhilleus onu din­lemez. Irmak kızar ve ovaya taşarak, suları ile yiği­di kovalamağa başlar. Bununla da kalmayıp , Si­mois'i yardıma çağırır. Her ikisi birden Akhilleus'un peşine takılırlar, yiğit güç duruma düşüp tanrıları yardıma çağırmak zorunda kalır. Büyük bir su baskınının efsaneleşmesini dile getiren bu hikayeye, Dümrek çayını ve daha ötede Menderes'i görünce inanmak zor. Ama Çanakkale'ye birkaç haftadan beri yağmur yağmamış. Bugün çe­limsiz görünen Menderes ile Dümrek bir kabardılar mı, büyük kahramanları yıldıracak kadar taşkın ola­bilirler herhalde.
Sayfa 16·Kitabı okuyor
kuşandı silahlarını gözyaşı getiren savaş için
Canını Hades'e vereceksin, ünü bana.
Sayfa 236·Kitabı okuyor
Reklam