gezegenimiz bir anlamda argo'ya benziyor. hedefi yok. önemsiz bir göreve atılmış. zamanın bitmeye mahkum maceralarına terk edilmiş.
dietmar kamper - horizont wechsel
atatürk'ün yanında çanta gibi taşıdığı yakup kadriler'in, falih rıfkıların, yunus nadilerin, afet inanların düşünsel ürünleri ortadadır. işçilerin, köylülerin, kürtlerin sorunlarına duyarsız kalan kemalist aydınlar, diktatörlüğü meşru göstermeye çalışmaktan başka bir şey yapmamışlardır.
bu yüzden, comte pozitivizminin burjuvaziyle feodalizmi uzlaştırma çabasının kökleri voltaire'e, hatta j.j.rousseau'ya kadar uzanır. dolayısıyla, jön türklerin ve kemalistlerin 18. yüzyıl filozoflarına ilgi duymalarında olsun, onlar arasında kendilerine dayanak bulmalarında olsun bir çelişki yoktur.