Aydin olmak gösterişli bir kiyafet giymek yahut kolalı bir yaka ve modaya göre sapkayla dolaşmak değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halk bizi eğitimimiz bittikten sonra iyi maaşlı bir işe girerek, akşamları lokantalarda oturmak veya sözde okuma salonlarnnda kağıt veya domino oynamak için yetiştirmedi.Bu hayatı yaşayanlar aydın değil, aydın süprüntüleridir. Aydın olarak sizlerin vazifesi halkın zekasıni, vicdanını, irade ve enerjisini uyandırmak ve harekete geçirmektir. Halkın düşünme yeteneğini canlandırmak, işçileri, köylüleri ve toplumun alt kesimlerini daha iyi bir hayat kurmak için ne yapmaları gerektiği konusunda eğitmek, sizin görevinizdir. Halka nasıl çalişmasi gerektiğini, fakir de olsa, sağliklı bir hayatı nasil sekillendirebileceğini kendisinin ve çocuklarının sağlığını nasil koruyabileceğini anlatın. Mutlu bir aile hayatı kurmanın yolları, karı ve kocanın birbirine karşı davranışı ve çocukların nasıl yetiştirileceği konularında eğitim verin.
Gurbette yaşadığı dönemde Petrov'un çalışmalarının konusu ve ruhu değişmemiş, bu kez konusu ve ruhu değişmemiş, bu kez Yugoslavya ve Bulgaristan gençliği kendisi için umut kaynağı olmuştur. Son çalışması olan ''Bulgar Gençliği" adlı eserde aşağidaki satırlar yer almaktadır:
Dünya tarihinde görülmemiş deprem ve sarsıntıların, dev bir ülkenin çöküşünün ve büyük hayallerin yikilişinin canli şahidi olarak, vatanınızın kurucuları görevini üstlenecek olan sizlere sesleniyorum:
Milli servetin, halk vicdanı ve millet aklının kurucusu olabilmek için çaba gösterin. Hayatta istediğiniz mesleği seçebilirsiniz; örneğin profesör, doktor, işçi, bilim insanı, tüccar, subay, din adamı, memur, köylü veya bakan olabilirsiniz, bu sizin yeteneklerinizle ve şartlarin uygun olup olmamasıyla ilgili bir durumdur. Fakat şunu hiçbir zaman unutmayın: Vücudunuz, aklınız ve ruhunuzun sahip olduğu bütün gücü vatanınıza ve halkınıza adamalısınız."