bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir
hayatta karşılaşabileceğiniz en felaket yalancı benimdir herhalde. rezalet bir şey. yani, bir dergi almak için gazeteciye gidiyorken bile, biri bana rastlayıp nereye gittiğimi sorsa, gözümü kırpmadan operaya gittiğimi söylerim. felaket bir şey. bizim spencer'a spor salonundan öteberimi almaya gideceğimi söylerken de palavra atıyordum. ben o spor salonunda günahımı bile bırakmazdım
bu zırvalıkları bana böyle okuduğu için onu bağışlayabileceğimi hiç sanmıyorum. o kendisi bana bunları yazmış olsaydı, ben ona okumazdım — gerçekten okumazdım. bir kere, ben o lanet notu ona yalnızca, beni çaktırdığı için üzülmesin diye yazmıştım
birçok okuldan, birçok yerden ayrıldım, ayrıldığımı anlayamadım. bundan nefret ediyorum
ayrılışlarım acıklı, hatta kötü olabilir, ama bir yerden artık ayrılıyorsam bunu anlamak istiyorum. bunu anlamadığınız zaman kendinizi daha kötü hissediyorsunuz