Herkese merhabalar. Ayın okuduğum şiir kitabı Nilgün Marmara'nın Daktiloya Çekilmiş Şiirler'i oldu. Yazarın üslubu biraz zorlasa da anlamlı ve üstünde düşündüren şiirlerle karşılaştım.
Şiirleri okurken hep bir yarım kalmış hissi doğuyor içine insanın. Yalnızlık, isyan, gerçeklik çarpıyor sanki adeta yüzünüze. Her şiirde bir duygusallık hakim. Okuduğum için mutluyum. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Birlikte okuduğum arkadaşlarım;
Fatma KazankayaSena KaracaBurcuGülşah Ongun
#heraybirşiirbirromanokuyoruz her birinize tek tek teşekkür ederim. Bir sonraki ay, başka şiirlerle görüşmek dileğiyle.
#kitapalıntıları :
*...
Tüm hücrelerinle kus cellat yargıları!
Seslen sonra övünçle bir gelecek insanlığına
oynadığın eşsiz mikalarla!
*Böyle düşüş görmemiştim ölgün ve kırık çakılmış kalmıştım / gelecek zamanlı düşler çatıyordum kapladığım şuncacık yerde; / bu ölçümsüz gökyüzünde...
*Sevinç?
Geniş yeryüzünün bir köşesinde
Işık?
Açılırsa zincirden dökülende.
Uzak sevincim ey!
Kırık dökük ülkenin seçkin çiçeği!
*...
O; kent,
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Vergilus'un Dönüşü
Herkese merhaba. Ayın ve yılın son şiir kitabı ile vedalaştım. Yine çok güzel bir şiir kitabı seçmişim. O zaman buyrun yoruma.
Yazar, ağıtlara ilişkin olarak önce düzyazı metinler oluşturmuş, arkadan bu metinleri şiirleştirmiştir. Bu kitapta ağıtların hem düzyazı, hem de şiir metinleri bulunmaktadır.
Şiirsel düzyazı'yı ikinci kez tecrübe ediyorum. Bundan önce Maldoror'un Şarkıları'nda bu tarzı okuma şansı bulmuştum.
Aeneis'in şairi Vergilius ile zamanın ötesine doğru bir yolculuk, gerçeklik ve doğrunun bilinmezliği, geçmiş ve geleceğin bütünlüğü, ölümün kaçınılmaz sonu... Tüm bu sorgulamalara ve hesaplaşmalara şahit olacaksınız.
Yazarın birde Vergilius'un Ölümü diye romanı var. Onu da çok merak ediyorum. Çok güzel ama bir o kadar da zor bir okuma olduğunu duydum. Ama tabi ki okuma listeme ekledim.
#heraybirşiirbirromanokuyoruz diyerek bu ay ki şiir de okundu. Nice şiir satırlarında buluşmak dileğiyle.
Sena KaracaFatma KazankayaBurcuGülşah OngunOkuyan1fenogretmeni
#kitapalıntıları :
*Zaman ve kurallar; birbirinden doğma, birbirini çürüten ve hep yeniden doğuran, birbirini yansıtan ve ancak böylece görünür olabilen, imgelerden ve karşı imgelerden örülü, zamandan gittikçe kopan bir zincir; bu ikisi, ortak ezgilerinin son perdelenişinde ruhun zaman- ötesi uzamını yansıtırlar, ve simgeselin ötesine geçilebilmesi, simgenin kendi kendisinin ilk-imgesine dönüşebilmesi her ne kadar olanaksızsa da, imge gerçekliği yine de ruhun bir parçası, barınağı ve zamandışı şimdiki zamanı olup çıkar.
*Zira her kim ki korkunun ilk büyük kapısından artık geçmiştir, her kim ki uzanıp dinlemekle yetinmeyi bir yana bırakıp doğrulmuş ve yeni bir bilinmezin ön bahçesine adım atmıştır, onun sandalı artık yalnızca, raslantıların ötesindeki bir
Yorumuna sağlık canım ☺️😍 burayı nasıl kullanıyoruz öğreneceğim🤭🌸
Sessiz Okur
@mbn1
·
Merhaba. Burcu ile bu ay lacivert klasiklerden Edgar Allen Poe'nin Sfenks kitabını okuduk. Kitapta 5 kısa öykü bulunuyor.
Yazarın daha önce can yayınlarının beyaz kapaklı kitabı Kuyu ve Sarkaç'ı okumuştum ama o zaman Kara Kedi hikâyesini es geçmiştim. Çünkü çok ürkütücü bir hikâye olduğu söylenmişti. Hediye gelmesinden dolayı tekrar okumak istedim. Zaten hikâyeler çok kısa o yüzden onları sadece birkaç kelimeyle tanımlamak istedim.
Oval Portre - Hüzünlüydü. En yakının yitiriliş öyküsü.
Kızıl Ölümün Maskesi - Adaletsizliğin, umursamazlığın kaçınılmaz sonunun öyküsüydü.
Kara Kedi - İnsanın, karanlık bir benliğe sahip oluşunun dehşet içeren öyküsüydü.
Kuyu ve Sarkaç - Cezaya çarptırılan birinin içsel dönüşümünün ve deliliğin eşiğinde yaşama tutunma çabasının öyküsüydü.
Son olarak Sfenks - Çok anlamsız geldi bana.
Bir sonraki ay yine bir başka lacivert klasik ile görüşmek üzere. Herkese keyifli okumalar dilerim.
#kitapalıntıları :
En vurdumduymaz görünen insanlar bile yüreklerinde sıcak hisler taşırlar. Yaşamak ile ölmek arasında fark görmeyecek kadar kaybetmiş olanların bile ciddiye aldığı konular vardır.
Ve Karanlık ve Çürüme ve "Kızıl Ölüm" , her şeyi sonsuz egemenliğine aldı.
Bir hayvana duyulan cömert ve içten sevgide öyle bir şey vardır ki, insanoğlunun kıymetsiz dostluğundan ve pamuk ipliğine bağlı sadakatinden darbe almaya alışmış olanı çok derinden etkiler.