Hayır, bu dünyaya dönmek istemiyordum henüz, gizemli bir şekilde ruhumu dolduran o muhteşem mayalanmanın kaygısızca sohbetlerin içinde dağılıp gitmesini istemiyordum, saatlerden beri kendimi zincirlemiş hissettiğim maceranın kıvılcımı büyüsünden henüz kopmak istemiyordum.
... içinizden biri değilim, ama yükseklerde ama diplerde dışınızda bir yerlerdeyim, fakat asla ve asla sizin burjuva refahınızın düz kumsallarında değilim artık.İlk kez iyiliğin ve kötülüğün insanın içinde yaratabileceği haz adına ne varsa hepsini hissettim, fakat benim nerelere vardığımı asla bilemeyeceksiniz, beni asla tanıyamayacaksınız: Ey siz insanlar, siz benim sırrımı nereden bileceksiniz!
Sonra birden sanki bir kibrit çakılmış da karanlık derinliklere tutulmuş gibi bilincimde çakan çiğ bir ışıkla fark ettim ki, ben sadece utanmak istiyordum, ama aslında utanmıyordum, hatta o derinliklerde bir şekilde gizli bir gurur, daha ötesi, yaptığım o budalalıktan duyduğum bir hoşnutluk vardı.
Bendim bu bağıran.Kendimi o taşkınlık halinde yakalayınca korktum.Kendimi tutmak, frenlemek istedim, yaşadığım coşkunun orta yerinde ansızın kapıldığım utanç azap vericiydi.