Birbirine yakın fakat bir o kadar da zıt dostlar olan George Mill ve Lennie Small, bu eserdeki iki temel karakteri oluşturuyor. İnsan ilişkilerine, farklı tiplere, ümide ve ümitsizliğe, işçilerin çektiği zorluklara ve hatta ırkçılığa bile çeşitli noktalarda değinen John Steinbeck, büyük umutları olan iki küçük insanı anlatmış. Hafıza sorunları olan Lennie oldukça masum, iyi niyetli ve kol kuvvetini ayarlayamayacak kadar güçlü birisi. Sahip olduğu bu kuvvet, zekası kıt olduğundan dolayı başına hep kötü işler açıyor. George ise bu ikiliden zeki olanı. Lennie George’u o kadar çok seviyor ve benimsemiş ki o ne derse sözünden çıkmıyor. Aslına bakacak olursak Lennie ile birlikte hayatı bir kabuslar zincirine dönen George, bu durumun farkında ama onsuz yapmak istemiyor çünkü onun niyetinin iyi olduğunu biliyor.
Darülelhan'ın alaturka kısmında ud eğitimi alan Neriman, mensup olmakla iftihar ettiği Doğu kültürünü çok seven babası Faiz Bey'le on beş yaşından beri Fatih semtinde oturmaktadır.
Yine bu semtte tanıştığı, babasına çok benzeyen ve Darülelhan'da kemençe eğitimi alan Şinasi ile yedi yıldır nişanlıdır.
Neriman'ın Darülelhan'da tanıştığı Macit, onun içinde yer etmiş Batılı bir hayat yaşama isteğini uyandırır. Neriman
Beyoğlu'nda, Harbiye'de yaşanan ışıltılı hayat tarzına imrenerek yaşadığı muhitten, evlerinden, babasından, Şinasi'den ve hatta doğuyu temsil ettiğini düşündüğü kendisinden bile nefret etmeye başlar.
Tramvay yoluyla birbirine bağlanan ama birbiriyle bağdaşmaz mümkün olmayan iki semt, Fatih ve Harbiye, aynı coğrafyada yaşanan bir kültür ve zihin geriliminin cepheleridir.