(İnceleme ve Özet)
Ben yine bir Dosto klasiğiyle geldim. Yeraltından Notlar'da yakından tanıma fırsatı bulmuş gibiyim demiştim. İnsancıklar'daysa onunla mektuplaşıyormuş gibi hissettim. Her zamanki gibi Dosto'nun bu kitabını da sevdim. Eserleri hep bana hitap etmiştir ve sevmişimdir. Ayrıca duygusal konulara değinip kişi psikolojisinin derinlerine indiğinden dolayı da eykilendiğimi söyleyebilirim. Çoğunlukla toplumsal kabul, toplumsal eşitlik durumlarına değindiğini görebiliyoruz yazarımızın. Bu kitabımız da mektup tarzında yazılmış bir kitap. Makar Devuşkin ile Varvara Dobroselova'nın mektuplaşarak hayatlarını anlatmalarını sunuyor. Makar Devuşkin bana Dostoyevski'nin kendisini hatırlattı. Sanki Dosto yine kendinden çok şey katmış ve kendini bize anlatmış gibiydi. Bu karakterimiz fakir, fedakâr, sevgi dolu ve yardımsever biri. Yaşadığı fakirlik, yalnızlık ve umutsuzluk içinde bile insanlara duyduğu şefkat ve fedakarlığı görüyoruz. Yeraltından Notlar kitabını çağrıştırdı bana bu durum. Zaten bu yüzden de kendinden çok şey kattığını düşündüm. Dostoyevski, toplumsal eşitsizliklerin ve yoksulluğun psikolojik etkilerine değinmiş. İnsan doğasında var olan iyilik ve kötülük arasındaki ikilemi bize gösteriyor aynı zamanda. Romanın mektup biçiminde yazılmış olması, karakterlerin iç dünyalarına birebir tanık olmamızı ve onlarla sohbet etme fırsatı bulmuş gibi hissetmemizi de sağlıyordu. Genel olarak beğendim. Merak ettiğim bir kitaptı. Dostoyevski'nin her kitabının okunması gerektiği düşüncesindeyim.