öncelikle kitap beklediğim kadar kötü değildi. hatta çok beğendiğim, güzel yazıldığını düşündüğüm bazı sahneler de vardı ve hatta inanır mısınız ben bu serinin bütün orijinalsizliğine rağmen potansiyeli olduğunu düşünüyordum ama çok fena harcandı bence. ve bunun sebebi tamamen yazar (artık beceriksizliğinden mi, bu kadar popülariteyi kaldıramamasından mı bilemem) 21 yaşında olduğunu öğrenince çok şaşırdım ama bu da sebep değil. günümüz popüler yazarlardan bakın mesela rebecca kuang haşhaş savaşı'nı yakın yaşlarda yazmış. yaşının küçük olması kötü bir yazar olması için bahane değil ve lauren açıkça kötü bir yazar da değil benim gözümde aslında -potansiyeli olduğunu düşünüyorum. ama dediğim gibi işte, powerless üçlemesiyle iyi bir iş çıkardığını düşünmüyorum.
kitaba gelecek olursak öncelikle şunu belirtmek isterim ki yıldızı kesinlikle kai'dı. adam tüm kitabı sırtında taşıdı TEK BAŞINA ve bu puanı onun için veriyorum. yazara çok kızdım çünkü kai kitap boyunca resmen ikinci erkek muamelesi gördü ve hiç, hiç hak etmediği şeyler yaşadı. paedyn'e karşı duyduğu sevgi o kadar tek taraflıydı ki kahroldum onun adına. asla sahip olamayacağını bile bile, ve sahip olmak istemeye bile cüret etmiyordu çünkü hak etmediğini düşünüyordu. ah bebeğim bir bilsen gökyüzündeki bütün yıldızları nasıl da hak ettiğini... asıl hak etmeyen kişi paedyn. ayyy çıldırmak!!! yazar paedyn üzerinden güçlü kadın karakter yazdığını falan mı sanıyor? lütfen biri şu yazarlara küstah, dengesiz, bir dediği bir yaptığını tutmayan karakterlerin güçlü kadın karakter olmadığını söylesin - aynı şekilde her eline kılıç alan, iyi dövüşenler de güçlü olmuyor. (gerçi popüler kültür bizi ele geçirmeye devam ettikçe daha çok maruz kalacağız hem bu kişiliksiz, derinliksiz karakterlere/kurgulara, hem de özensiz, sırf