hayat, omuzlarına yük bindirdikçe sen küçülüyorsun, küçüldükçe de yük daha ağır geliyor. hep dayan diyorsun kendine, ama dayanmak bile bazen sadece sürüklenmekten ibaret oluyor. yoruluyorsun, kırılıyorsun, ama yine de bir şekilde sabah oluyor, bir şekilde yeniden başlıyorsun. mesele hiçbir zaman güçlü olmak değildi, sen hâlâ bu kadar yorgunluğun içinde nefes alıyorsun. işte, en büyük direnişin bu.
anlatamıyorum içimdeki kırılmaları. kimse duymuyor düşerken çıkardığım sesi, kimse görmüyor düşüşleri mi. bugün yine sustum mesela, kaçıncı kez bilmiyorum..
benzememek için direndiğim ne varsa kanıma işlemiş meğer. kaçtıkça daha çok yaklaşıyorum onlara. korkuyorum. sevilmekten, bağ kurmaktan, birinin gözünde yer edinmekten. çünkü ne zaman biri 'kalırım' dese, hep çekip gitti. çünkü ne zaman biri beni sever gibi baksa, içimde bir yer hemen duvar ördü. düşünüyorum, ya hiç kimseye temas etmezsem? ya kalbimi kimseyle paylaşmazsam? ne olur ki? bir yalnızlığı paylaşmaktansa, bir boşluğu korumak daha az acıtmaz mı? her neyse... kafam karışık. aklımı toplayamıyorum ve seni düşündükçe daha da dağılıyor. yine de bilmeni isterim. ben sadece sana benzememek için yaşıyorum. ve bu bile, bana seni hatırlatıyor.