Genel olarak Ahmet Ümit'in kitaplarına bayılırım, özellikle Başkomser Nevzat serisine...
Kitap genellikle İstanbul tarihiyle ilgi olsada polisiye kısmını çok güzel işlemiş. İstanbulu merak ettiren bi anlatıma sahip yani. Öte yandan Nevzat Demir Yekta arkadaşlığı çok içtendi...
Cinayetler o kadar kusursuz bir şekilde planlanıp anlatılmış ki sonunu asla ama asla tahmin edemedim. Beklemediğim ve üzücü bir son oldu.
Merak uyandıran bir hikaye ve sanırım bunun etkisiyle akıcı bir hâl alıyor. 50 sayfa olmasına rağmen olaylar zihnimde inanılmaz bir şekilde canlandı. Betimlemesi kuvetli ve sıkmıyor. Sonu ise tamamıyla tatmin edici. Bi oturuşta sıkılmadan okunabilecek bir kitap ve asla pişman olmazsınız.
Adolphe, aslında ne istediğini bilmeyen bir adam. Çoğu zaman kendini düşünüyor ama Ellenore'u düşündüğünü zannediyordu. Bazen çok seviyor bazen ise nefret ediyordu ve bu ikisine de feci zarar veriyordu. Bana kalırsa baştan hatalı olan Adolphe'ydi çünkü zaten -her ne kadar evli olmasa da- ailesi olan bir kadını baştan çıkarıp kendine bağladıktan sonra terk etmeye çalışması tamamen onun düşüncesizliği. Yani hissettiği bütün pişmanlığı sonuna kadar hakkediyor...