Haziran deyince aklıma Turgut Uyar'ın çok beğendiğim bir şiirinde dedikleri geliyor: "Ne kadar hüzün geçmişse dünyadan, ne kadar acı geçmişse yaşayacağız... Ve bizim bir haziranımız bir yıl kadar yetecektir dünyaya." Çok hoş. . 26.06 2026 💞
1000Kitap
şair bakıyor aşağıdan gözleri siste çoraklaşmış -bir resim ki ha sepya ha siyah-beyaz- omuzları dik bir horozu andırıyor... kelimeler var süpürülmüş felan eyyam kargaşa anarşi gırla ilk kollarım yana düşüyor sonra gözlerim devriliyor ardına... kimi çömezliğe veriyor öpüşmeyi saçlarını elleriynen taramayı bunun gibi bir sürü asap bozucu işi leylek'in ömrü misali tutarsız... -bir resim ki alabildiğine üç bölük- tel tel saçlarıynan bi aşifte boy boy resimleriynen afişte geziboyluyor akşamın cırtlaklığında kimse görmezden gelse ayna durmuyor tarak yerde terlik ters külot buruşuk... bir suç mahalli gözlerinin rengi beni kaçırsak sana yakalanırız tebessüm eden yalnızca bulut kaçacak olsam dudağına saklanmam... -bir resim ki arkasında not tarih ve isim ve yer-
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
It's like I told you, honey (louder) Don't make me sad, don't make me cry Sometimes love is not enough And the road gets tough, I don't know why Keep making me laugh Let's go get high The road is long, we carry on Try to have fun in the meantime
niyazi-i mısri
Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş Bürhan sorardım aslıma, aslım bana bürhan imiş Sağ ü solu gözler idim, ben dost yüzün görsem deyû Ben taşrada arar iken ol can içinde can imiş Öyle sanırdım ayrıyam, dost gayrıdır ben gayrıyam Benden görüp işideni bildim ki ol canan imiş Savm ü Salât ü Hacc ile sanma biter zâhid işin İnsan-ı kâmil olmayâ lazım olan irfân imiş Kanden gelir yolun senin, ya kande varır menzilin Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvan imiş Mürşid gerektir bildire Hakk'ı sana Hak-kal yakîn Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş Her mürşide dil verme kim yolunu sarpa uğratır Mürşidi kâmil olanın gayet yolu âsân imiş Anla hemen bir söz dürür, yokuş değildir düz dürür Alem kamu bir yüz dürür, görüen anı hayrân imiş İşit Niyazi'nin sözün, bir nesne örtmez Hak yüzün Hak'dan ayan bir nesne yok, gözsüzlere pinhan imiş Derdime çare arayıp dururdum, meğer aradığım çare derdimin ta kendisiymiş; özümü ispatlayacak bir delil arardım, meğer benim özüm kendisinin en büyük kanıtıymış. Sevgilinin yüzünü görebilmek için sağa sola bakınırdım; ben O'nu dış dünyada ararken meğer O, canımın içindeki canmış. Eskiden kendimi Allah'tan ayrı sanır, "O başkadır, ben başkayım" diye düşünürdüm; sonunda anladım ki benden gören ve işiten aslında o Sevgili'nin ta kendisiymiş. Ey sadece şekle önem veren kişi, işinin sadece oruç, namaz ve hac ile bittiğini sanma; olgun bir insan olabilmek için asıl gerekli olan şey, ilahi hakikati kalben sezmektir. Senin yolun nereden geliyor ve hedefin neresidir; bu dünyaya niçin geldiğini ve nereye gideceğini anlamayan kişi, sadece içgüdüleriyle yaşayan bir canlı gibidir. Hakk'ı sana şüphe duymaksızın yaşatarak bildirecek bir manevi rehber gerekir; bir rehberi olmayanların doğru sandığı bilgiler sadece zan ve tahminden
"Kendi gitti, ismi bile kalmadı yadigâr. Yalnız şu beyit kaldı, kahve ocağında el yazısıyla: "Ölüm Allah'ın emri, ayrılık olmasaydı." Orhan Veli Kanık
Şiir
Bir sabah göğsümden başını çek ve bir kapı kapatalım içimizden, herkesin üzerine. Ben Kızıldeniz'in ortasında yapayalnız kalmış Musa’yım, Tanrım bana ellerini ver! Gözümden inen yedi okyanus ya da kum saatinde dönen yedi çöl hiçbir önemi yok. Revolveri kaburgama doğrult, ölelim...