6/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 224. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:23
Kıyamet Koparken Park Etmek Yasaktır Adındaki şakacı tavır, kitabın devamında hiç bulunmaz.Dünyanın sonu geldi hikayesi gibi görünse de aslında inancın suistimal edilmesi, aile bağlarının zedelenişi ve iki çocuğun erken yaşta büyümek zorunda kalışı , özet olarak böyle diyebilirim. ​ ​bir aile düşünün Rahip John adında bir adamın radyo vaazlarına inanarak dünyanın sonunun geleceğine ikna olmuş. Bu uğurda evlerini, tüm mal varlıklarını satıp parayı bu adama vermişler. ​Ancak beklenen kıyamet kopmamış. Trajedi de tam olarak burada başlıyor. Tamam dünya fiziksel olarak yıkılmamış ama bu ailenin dünyası tamamen yerle bir olmuş. Sokaklarda bir karavanın içinde uyuyan, aşevlerinden yemek yiyen ve umumi tuvaletlerde yıkanarak hayatta kalmaya çalışan kişiler haline gelmişler. Bu da ailenin bireysel kıyameti olmuş. "Herkesi kurtarmaya çalışırken, aslında sadece kendini kurtarma zamanı gelmiş midir?" "​Mutlu olmak bir seçimdir. Bunu birinin senden almasına ancak sen izin verebilirsin" s56 "Gitmemiz gerek. Benimle gelmeyeceksen tek başıma giderim. Gide­rim, inan bana. Söyledikleri kurşun gibi birbiri ardına bağrıma saplanı­yordu. Yaralanıyordum. Aaron giderse, ne yapmam, nereye gitmem gerektiğini bile bilmezdim, onsuz hiçbir işe yara­mazdım".s77 "Bir arada olduğumuz sürece her şeye göğüs gerebili­riz," dedi. " "Artık çocuk değildik tabii ama yine de geride bırakılmak insana garip geliyordu."s172 "Dedim ki ... Her şey kontrolüm altında."s183 Birlikte okuma yaptıgım arkadaşlarım. Kitapseverlerkulüp t.me/kitapseverlerok... Keyifli okumalar.
Kıyamet Koparken Park Etmek YasaktırBryan Bliss · Pegasus Yayınları · 2018239 okunma
10/10
·283 syf.··
2021 4. kitabı
Bir Bilim Adamının Romanı", Anadolu'nun bağrından çıkan yoksul bir çocuğun, tüm imkansızlıklara rağmen saf dehası ve sarsılmaz ahlakıyla dünya çapında bir bilim anıtına dönüşmesinin; ülkesine, bilime ve insana adanmış idealist bir ömrün hüzünlü ve ilham verici hikayesidir.
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·283 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:15
Bu kitabı yıllar önce alma sebebim Oğuz Atay dünyasına ilk adımdı. Ama şimdi okumaktaki amacım bambaşkaydı. Ben bu kitaba edebi bir merakla başlamadım; tek bir amacım vardı: mühendislik yolunda ilerleyen oğluma rehber olabilecek, ruhuna dokunacak büyük bir insanı tanımak. Sonradan hayretle öğrendim ki Oğuz Atay da bu eseri tam olarak bu yüzden, genç mühendislere ve öğrencilere örnek olsun diye kaleme almış. Kitabın yazılış amacı ile benim bir anne olarak okuma amacımın yıllar sonra böylesine güçlü bir tevafukla örtüşmesi, bu yolculuğun sıradan olmayacağının ilk işaretiydi. Mustafa İnan’ın yoksulluk, açlık ve hastalıklarla geçen o çelimsiz çocukluk yıllarını okurken, karşımda bir tarihi figür değil, adeta korunmaya muhtaç bir evlat buldum. Bir okurdan çok koruyucu bir anneye dönüştüm satırlarda. Babasının “Senden bir şey olmaz” diyen o sert kırgınlığına inat, zamana uzanıp “Üzülme, sen olağanüstü bir çocuksun” demek, elinden tutup onu doktora götürmek, o küçük çocuğu sarmalayıp doyurmak istedim. Kitap boyunca beni çarpan şey onun akademik dehası ya da unvanları olmadı; karakteri oldu. Çalışkanlığından ziyade yardımseverliği, insanlığı ve kibirden uzak o asil duruşu zihnime kazındı. Dünyanın en parlak üniversitelerinde, konforlu ve çok daha uzun yaşayabileceği bir hayat sürmek varken; o zorluğu, imkânsızlığı ve ülkesini seçti. Kendini bu toprağın çocuklarına adadı. Onu büyük yapan şey sadece bir bilim insanı olması değil, bu adanmışlığıyla sergilediği muazzam “iyi insan” portresiydi. Hoca ile öğrenci arasındaki o aşılmaz mesafeleri yıkan, bilgiyi saklamak yerine öğrencileriyle bir arkadaş gibi paylaşan bir öğretmen… Bilgiyi aktarma biçimi, o bilginin kendisinden bile daha büyüleyiciydi. Anılarda sürekli yol gösteren, destek olan bu figür, içimde o kadar büyük bir
Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnanOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202020,5bin okunma
6/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:01
"Hiç yapmadığın bir şey yap, yardım iste, diyemem. Belki istemek, kendine yetmeye çabalamaktan çok daha kolaylaştırırdı hayatını. Ama sen herkesi gözeterek uygun zamanını kollarken uykusuz gecelerde aklına sahip çıkmakta zorlandın." 20 Yaşıma Mektup, Doğan Kitap'ın 20.yılına özel yazarlarından, kendi 20 yaşlarına mektup yazmalarını isteyerek oluşturduğu bir kitap. Fikir olarak gerçekten çok güzel bir fikir çünkü bu kadar çok yazarın hem kendi hayatlarına dair bir şeyler okumak hem de bu kitabı okuyacaklar için verebilecekleri tavsiyeleri okuyabilmek çok güzel olabilirdi. Bunun dışında özellikle farklı yazarlardan tadımlık yazılar gibi düşünürsek yeni yazarlarla tanışmak için de güzel bir fırsat oldu. Ancak tek sıkıntı şu ki maalesef ben bu kitaptan biraz daha açık, daha dürüst ve daha derinlikli bir şeyler beklerken bazı yazarlar direkt konsepti anlamamış ya da anlamazdan gelmiş, bazıları da çok yüzeysel bir şekilde yazmıştı yazılarını. Birkaç yazar hariç maalesef beklentimi karşılayan bir kitap olamadı. "Yüzüne gözüne bulaştırıyorsun ama olsun yine sev. Olmayacak hayaller kuruyorsun ya, mesela belki bir gün Örümcek Adam filan gibi süper güçlerin olur diye kimseye söylemeden gizli gizli kuvvetle inanıyorsun ya, belki atlasan uçabilirsin gibi filan, yine inan. Basketbolda berbatsın ama oyna, öyle pek esprili sayılmazsın ama dene ve çok kötü gitar çalıyorsun ama çal yine. Yaptığın bütün aptallıkları yine yap yani. O küçük sevimli saçmalıkların öyle çok olsun ki, şimdilerimde seni düşündüğümde, harika hatta muhteşem tuhaflıklarına yürekli inancını hatırlayıp - senin ellerinden tutup yani- yenilerine yürüyecek güç kalsın içimde azıcık daha yarınlara."
20 Yaşıma MektupKolektif · Doğan Kitap · 20191,640 okunma
Kinsun..
Puan vermedi
Bir gün bir kapı açılır, “olmaz” dediğin her şey bir anda mümkün olur. Bir gün bir kapı açılır, vazgeçmeye en yaklaştığın anda, hayat yeniden başlar. Bir gün bir kapı açılır ve çektiğin tüm acılar anlam kazanır, neden direndiğini anlarsın. Yorulmuş olabilirsin, evet, ama bitmiş değilsin; içindeki güç, sandığından daha büyük. Unutma, en karanlık an, sabaha en yakın olandır; ve o anı aşan, güneşi ilk gören olur. Kendine inan, her adımın değeri var; yürüdüğün yol, seni tahmin bile edemeyeceğin bir yere taşıyacak. Çünkü o kapı açılacak ve sen o anda sadece hazır değil, hak etmiş olacaksın
Duygu ve Düşünce
Kırıldım Ama İyileşiyorumKinsun · Destek Yayınları · 2025192 okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 02:30
SPOİLER İÇERİR! Birinci kural: Kurallara uy. Üçüncü kural: Babagoo her zaman haklıdır. Dördüncü kural: Sadece Babagoo'ya inan. Beşinci kural: Korkunç kulak ver. Altıncı kural: Hiçbir işaretin olmaması bir işaret olabilir Yedinci kural: Asla dolaba dokunma. Sekizinci kural: Binlerce gün Dışarda'n gelmesem bile beni aramaya gelme. Dokuzuncu kural: Açgöz gelince saklan. Onuncu kural: Ortalıkta başıboş dolaşma. On birinci kural: Şişen hayvanlardan uzak dur. On ikinci kural: Asla duvarın üzerine çıkma. On dördüncü kural: Günlük işleri tamamlamak gerekiyor. On beşinci kural: İçeri'yi onun bizi koruduğu gibi koru. On altıncı kural: Bıçağını unutma. Yirmi birinci kural: İçerideki hayvanlara asla zarar verme. Yirmi ikinci kural: Geceleri Yuva'dan çıkmak yok. Yirmi dördüncü kural: Yükseklere çıkma. Yirmi altıncı kural: Tuzakların görünmediğinden emin ol. Yirmi yedinci kural: Kakaları bırak ama onları aynı yere yığma. Yirmi sekizinci kural: Eğer bir Dışarılı seni görürse İçeri'den uzaklaş ve güvende olana kadar saklan. Yirmi dokuzuncu kural: Bir Dışarılı seni yakalarsa boğazını kes, üzerini çöplerle ört. Sonra mümkün olduğu kadar hızlı ve dikkatli bir şekilde İçeri'ye dön. Otuzuncu kural: Buzdolabının kapısını her zaman kapalı tut. Babagoo, Landfill’i Dışarı'daki tehlikelerinden korumak için sert kurallar koyuyor ve ona dışarısı hakkında korkutucu hikayeler anlatıyor. Ancak Landfill büyüdükçe, her çocuk gibi sınırların ötesini merak etmeye, Babagoo’nun otoritesini ve "İçeri'yi ve bizi korumak için söylenen yalanları" sorgulamaya başlıyor. ... Modern dünya bize sürekli tüketmeyi ve eskiyen her şeyi arkamıza bakmadan fırlatıp atmayı öğretiyor. Peki, bizim "çöp" deyip geçtiğimiz o atıklar, bir başkasının tüm evreni olsaydı? Darren Simpson, Çöpçüler romanında tam olarak bu sorunun
ÇöpçülerDarren Simpson · Genç Timaş Yayınları · 2020676 okunma