Sabahın köründe makineli tüfek gibi alıntı patlatanların kitap okuduğuna inanmıyorum; yaptıkları tek şey dijital aforizma şovu. Hadi diyelim ki gerçekten okuyorlar bu daha da vahim. Sabahın ilk saatlerinde kafayı bu denli saplantıyla bozmak gerçek hayattan kopup sadece başkalarının cümleleriyle nefes almak kültürlülük değil basbayağı bir kaçış sendromu.
Yarım Kalan Bir Gökyüzü Özgürlük dedikleri şey rüzgâr gibi değilmiş aslında öyle anlatıldığı gibi değil yani daha çok pencerenin kenarında unutulmuş toz. Bir de anahtar var avuç içinde ısınan eski, paslı biraz. Ne gidiyorsun tam ne kalabiliyorsun öyle sessizce. Bunu kim söylemişti hatırlamıyorum zaman diye bir şey yokmuş gibi davrananlar mı? Bazı geceler uzuyor da uzuyor insanın içi gibi bazı sabahlar da hiç yaşanmamış gibi boş. Uzak mavi falan… ona da artık inanmıyorum pek. Asıl mesele kapının eşiği galiba içerdeki o sızıyla yüz yüze kalınca başlıyor her şey.
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
arkadaşlar ben karmaya inanmıyorum, Allah'a inanıyorum.-kendim dahil- yaptığımız, söylediğimiz, harcadığımız her insanın iki eli yakamızda gezeriz.o yüzden insanlardan imtina ediniz.'
Sevgimi gösteremiyorum lafına hiç inanmıyorum. Çünkü insan birini gerçekten sevince içinde tutamıyor. Ben mesela sevince çok severim, sevgimi sonuna kadar gösteririm. Ama hak etmediğini düşünürsem direkt silerim. Böyle de pis bir huyum var. *Sezen Aksu
Günaydın
"Kimsenin samimiyetine inanmıyorum herkes çok iyi oynuyor."
Ulan iki puan be iki puan yaa bir öğrenciye iki puan vermek bu kadarmı zor ya her şeyini tam yapan birinin hayatını şuan mahveden vicdansız hocalar var ya yarım puanla kaldı kız ya yarım puanla inanmıyorum. Biz ne ara bu kadar vicdansız olduk ya. Hiç mi acimaniz yok. Vala hayatımızda geleceğimizide s/kt/ler a*k bu hayatın ya yeter be bıktık ne bu öğrenci mıyız biz şimdi yoksa hayatı mahvolmasun diye cabalamaya çalışan birimiyiz.