Hayattaki ufak, önemsiz şeyler kendi yerlerinde muntazam bir şekilde duruyordu ama bunlar uğruna yaşanması gereken şeyler olmamalıydı. Daha yüksek bir amacın peşinden gidilmeli, cennetteki hayat burada, dünyada başlamalıydı.
Dahiler milyonda bir yetişir;insanlığın olgunlaşmasını sağlayan büyük dehalar için ise yeryüzünden belki de binlerce milyon insanın gelip geçmesi gerekmektedir. Kısacası ben bütün bu sürecin geçtiği imbiğe bakmadım...
Ama bu işlerin belli bir yasasının olması gerektiği kuşkusuzdur. Burada rastlantı sözkonusu olamaz!
Mantık kendi içinde mantıksızlığın karanlık köklerini taşır. Çocuk karanlık rahimde doğar. Bir çiçek toprağın karanlıklarında ki köklerinden doğar. Karanlık inkar edilmemelidir; temelde olan odur. O önemli, en hayat veren şeydir.