Tutuklunun Günlüğü, "meraklısına notlar" bölümünde Attila İlhan'ın belirttiği üzere İzmir'de yazdığı şiirlerden oluşuyor. Bu yönüyle şair, tüm şiirleri aynı şehirde yazılmış tek kitabı olarak görüyor. Kitaptaki şiirler beş bölümde toplanmış. Beni en çok etkileyenler ise "incesaz" ve "bulut günleridir" bölümleri oldu. Bu bölümlerde bestelenip çok beğenilen iki bilindik şiir dikkatlerden kaçmıyor: Mahûr ve Sultanı Yegah.
Şair; şiirlerinde geleneksel Türk şiiri kalıpları ile toplumcu gerçekçi anlayışını buluşturmanın gayreti içerisinde olmuş, kendi tabiriyle "ulusal bileşim" yaratmanın yollarını aramıştır. Meraklısına notlar bölümündeki şu ifadeler Attila İlhan'ın şiir anlayışını daha anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır:
"1968 ile 1973 yılları arasını kapsayan bu dönemde, şiir yönünden iki sorunum vardı, bunlar dan birincisine, önceki kitabımda başlamıştım, daha dibi kurcalanırsa belâ çiçeği döneminde başlamış olduğum bile söylenebilir, klasik türk şiirinin havasını yeni ve toplumsal bir içerikle bağdaştırarak verebilmek! yasak sevişmek’te böyle şiirler bulunuyordu, ne var ki ben tutumu birkaç şiirle geçiştirilecek bir deney olarak görmüyor, yeni ve çağdaş türk şiirinin kurulmasında etkili olacak bir yöntem sorunu gibi alıyordum, böyle alınca yeni denemelere girişeceğim besbelliydi, giriştim de. işte tutuklunun günlüğü’nde bu yeni denemelerin hepsi yer alır, bazıları incesaz gibi, zincirleme rubailer gibi bütün bir bölümü baştan sona doldururlar; diğer bazıları ise, öteki bölümlerin içine serpilmişlerdir."
"sanat eserinin genel içeriği doğa, toplum ve bireydir. bu üç öğe iç içedirler, karşılıklı tepki ve karşıtepki ilişkileri içinde bulunurlar."
"Neden kendi şiir formlarımızdan ayrılmışız da, yaban formların üstüne gitmişiz? batılılaşmak diye bir