6/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 188. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:50
Geçenlerde Yahudi Efsaneleri kitabını okuyup sizlerle paylaşmıştım. Bugun de Hristiyanlık:başlangıçlar ve sonlar kitabıyla geldim .. Hıristiyanlığın ortaya çıkışını ve tarihsel gelişimini eleştirel bir bakış açısıyla inceleyen bir çalışma bu .Yaklaşık 10 gündür okuyorum. Hemen okunup bitirilecek bir kitap degil .Akıcı bir dili yok .Ama tarihsel araştırma sevenleri tatmin edecek bir eser. J. M. Robertson, Hıristiyanlığın kökenlerini sorgulayarak İncil anlatılarını, dönemin kültürel yapısını ve farklı inanç sistemleriyle olan ilişkilerini incelemiş. Yazarın yaklaşımı zaman zaman tartışmalı olsa da farklı bir perspektiften bakıyor olaya . En eski Hiristiyan mszheplerinden ,Islamın yükselişine kadar ikinci yuzyil hıristiyanlığı incelenmiş. Sonra Ortaçagda engizisyon,ruhani sapkınlıklar ,reform dönemi ve Katolik,Protestan, Ortodoks Hiristiyanlıkları ele alınmış.. Teoloji ve tarihsel araştırma sevenleri için harika bir kaynak ... Kitapla kalın dostlar... Hıristiyanlık - Başlangıçlar ve Sonlar J. M. Robertson
Hıristiyanlık - Başlangıçlar ve SonlarJ. M. Robertson · Epokhe Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi
Momo, Eski bir fahişenin oğludur. Annesi ve babası onu yıllar önce başka fahişelerin de çocuklarına bakmak için bir nevi çocuk evi işleten Madam Rosa ya vermişlerdir. Romanımız esasen bu Momo nun büyüme ve Madam Rosa nın yaşlanma süreçlerine paralel olarak 2 karakter üzerinden ilerliyor ve belirli bir konusu yok. Göçmen , azınlık yahut fahişe çocukları olmalarından dolayı sadece maddi değil birçok manevi duygudan yoksun olarak büyümeye çalışan çocukların hayatlarına sokuyor bizi yazar. Özellikle Momo, diğer arkadaşlarından farklıdır, fazla hassas fazla duyarlıdır. Algıları o kadar açıktır ki romanın uzun bir kısmında Momo nun 10 yaşında olduğu bilgisi verilmesine rağmen buna okur olarak inanmamız zor geliyor. Bu anlamda tam bir yeraltı edebiyatı. yeraltı edebiyatından beklediğimiz, yeraltı edebiyatın bize verdiği o karamsar, o rahatsız edici hayat bu kez on yaşında bir çocuğun cümleleriyle bizi aktarılıyor. Aslında çok sert detaylara tanık Olmamıza rağmen, Momo'nun cümleleri bizim adeta içimize işliyor. Momo'nun içinde o kadar çok sevgi o kadar çok duygu var ki, o duyguları birine aktarmak için kimseyi bulamıyor. sokaktan bir köpek Buluyor ve tüm ilgisini tüm sevgisini bu köpeğe gösterebiliyor ancak. Sevgisi o kadar sahicidir ki köpeğine daha iyi bakacak birine bulduğu zaman, hiç tereddüt etmeden köpeğine ona veriyor, veriyor diyorum çünkü Momo köpeği alan kişinin verdiği parayı çöpe atacaktır. fahişelik, ve fahişe kavramı, Roman içinde "kendilerini kıçlarıyla savunan insanlar" olarak tanımlıyor, daha doğrusu bu Momo'nun tanımı. Hatta Momo fahişeleri En iyi anneler olarak görür, çünkü onlar çalışma aralarında, kısıtlı zamanlarda sadece çocuklarına ilgi gösterip ve onlarla vakit geçirmeye çalışırlar. Zor bir hayattan kendine Şemsiyesini giydirerek ondan arkadaş
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Agora Kitaplığı · 20095,8bin okunma
Reklam
VAKA DOSYASI NO: 09 Mefisto Kulübü
6/10
·322 syf.··
2022 14. kitabı
Suç Mahalli: Yılbaşı gecesi Boston'da vahşice katledilmiş bir kadının evi ve duvarlara kanla çizilmiş antik, tekinsiz semboller. Şüpheliler: Kendini dünyadaki "saf kötülüğün" bir elçisi olarak gören ve kurbanlarını şeytani ritüellerle seçen gizemli bir katil. Soruşturma Ortakları: Gerçekçi delillerin peşindeki Dedektif Jane Rizzoli, cesetlerin anatomisini çözen Dr. Maura Isles ve kötülüğün tarihini araştıran elit/gizemli bir topluluk: Mephisto Kulübü. ​Edebi Dedektif Raporu: Kötülük sadece psikolojik bir sapma mıdır, yoksa insanlık tarihi kadar eski, genlerimize işlenmiş ruhani bir virüs mü? Tess Gerritsen bu altıncı dosyada çıtayı sadece adli tıbba değil, teolojiye, mitolojiye ve saf kötülüğün felsefesine kadar yükseltiyor. Uçurum, serinin en karanlık ve atmosfer olarak en ağır kitaplarından biri. ​Hikaye, bir cinayet mahallinde bulunan antik sembollerle başlıyor ve bizi İncil'deki düşmüş meleklere (Nefilimler) kadar uzanan bir gizemin içine çekiyor. Jane Rizzoli her zamanki gibi bu doğüstü gibi görünen olaylara rasyonel ve şüpheci yaklaşırken, Dr. Maura Isles kendini Mephisto Kulübü’nün karizmatik ve gizemli üyelerinin arasında, ahlaki bir uçurumun kenarında buluyor. Gerritsen, okuyucuya polisiye bir takibin ötesinde, "İnsanın içindeki kötülük sınır tanımazsa adalet bunu nasıl cezalandırabilir?" sorusunu sorduruyor. ​Karar: Adli tıp detaylarının, satanik ritüeller ve antik tarihle birleştiği, okurken zihni fazlasıyla zorlayan, mistik soslu çok güçlü bir gerilim halkası. ​ Dünyada gerçekten 'saf kötü' olarak doğan insanlar var mıdır, yoksa kötülük sonradan seçilen bir yol mudur? Mephisto Kulübü'nün teorileri hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
Mefisto KulübüTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20143,677 okunma
Kitabı Mukaddes
7/10
·1380 syf.··
2026 2. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 23:03
Not: Bu incelemede İslam'a ve diğer dinlere hakaret yoktur, özellikle de İslam'a. Bu inceleme Hristiyanlık ve Yahudilik hakkındadır. Yani konunun İslam'la alakası yok, biz burada onları eleştireceğiz. Kitabı Mukaddes Nedir: Kitabı Mukaddes Eski Ahit ve Yeni Ahit olmak üzere 66 farklı kitapçıktan oluşan 1400 sayfalık ve uzun bir süreçte yazılan metinlerdir. Bu metinler ayrı ayrı değerlendirilmeli ancak bir o kadar beraber değerlendirilmelidir. Zira bu iki metinler topluluğu birbirleriyle bağlantılıdır. Kitabı Mukaddes'teki Eski Ahit 39 kitapken, Yeni Ahit ise 27 kitaptır. Eski Ahit'in ilk 5 kitabı Tevrat, Mezmurlar adlı bölümü ise de Zeburdur. Ancak bunlar dışında da farklı metinler vardır. Eski Ahit'te 5 adet yasa kitabı (Tevrat), 12 adet tarih, 5 tane bilgelik( Zebur kitabı bu kitaplar arasındadır.) 17 tane de peygamberlik kitapları vardır. Yeni Ahit'te ise 4 incil kitabı( Müjde Kitapları), Elçilerin İşleri, Pavlus'un Mektubları, genel mektuplar ve Yuhanna'nın Görümleri vardır. Şimdi bu metinlerde ne anlatılıyor, bunu inceleyeceğiz. Eski Ahit'te Adem'den başlayarak Malaki'ye kadar uzanan bir hikâyeler bütünü görürüz. Eski Antlaşma şu olayla imzalanır. Tanrı, İbrahim'e baba evi olan Ur kentinden ayrılmasını ve Filistin bölgesine göç etmesini buyurur. Zamanla İbrahim'in torunu Yakup, hilecilik yaparak Tanrı'nın desteğini ardına alarak ilk oğulluk hakkını alır ve daha sonra, Yehova'yla yaptığı güreşte Yehova'yı yener. Buradan da İsrail lakabını alır. Onun soyunu da İsrailoğulları denir. Yakup'un 12 oğlu vardır. Bunlar İsrail'in on iki kabilesenin atalarıdır. Musa'yla beraber Mısır'dan çıkan İsrailliler, ilk kitaplarını Musa devrinde yazmaya başlar. Bu kitaplara yasa kitabı denir. Bu kitabı eleştireceğiz ancak önce içerikten bahsedelim. İlk kitapta Musa'dan önceyi
Din
Kutsal KitapKolektif · Yeni Yaşam Yayınları · 2016517 okunma
MEĞERSEM GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANIRMIŞ
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 80. kitabı
Aynadaki Kıyamet ve İçsel Şifa ​ "Meğersem Güneş Hep Balçıkla Sıvanırmış" kitabını okurken Kur’an ayetlerinin ve sembollerinin, aslında iç dünyamı ve egomu çözümleyen muazzam birer rehber... Yazar ressam kimliğini öyle güzel devreye sokmuş ki; kelimelerle resim yapar gibi, ayetlerdeki kavramları zihnimde canlanan görsel sembollere dönüştürdü. Denizlerin birleşmesi, zeytin, incir veya nur gibi ifadeler benim için birer dini terim olmaktan çıktı; psikolojik evrelerimi anlatan birer metafora dönüştü. ​Özellikle Kıyamet Suresi üzerinden yaptığı analizi çok somut ve sarsıcı buldum. Buradaki astronomik olayları zihnimize uyarlamış: Dünyayı insana, Ay’ı zihne, Güneş’i ise hakikate benzetmiş. Kendi zihinsel kalıplarımı aradan çekip doğrudan hakikate baktığımda, zihnimin yapay ışığının sönüşünü ve egonun yönettiği o eski dünyanın yıkılışını hissettim. Yazar buna insanın kendi özüyle birleştiği "en büyük kıyamet" diyor ki çok doğru... ​Kitap boyunca anladım ki, dış dünyada şikayet ettiğim veya beni öfkelendiren ne varsa, aslında kendi içimde bastırdığım duyguların dışarıya vuran birer aynasıymış. Üstelik yazar sadece teoride de bırakmamış; son bölümde Felak, Nas ve İhlas surelerini gündelik hayatımın pratik alanına indirmemi sağladı. Bu sureleri ezbere okuyup geçmek yerine; gün içindeki korkularıma, zihinsel takıntılarıma ve içsel boşluklarıma birer merhem olarak nasıl konumlandıracağımı adım adım gösterdi. Tevrat, İncil ve kadim felsefelerle de bağ kurarak, yansıyan ışıklar farklı olsa da kaynağın tek olduğunu ve zihnimi sakinleştirdiğimde kendi içimdeki huzura ulaşacağımı çok naif anlattı. ​Ruhumu genişleten, şifa niyetine bir kitap oldu benim için.
Meğersem Güneş Hep Balçıkla SıvanırmışRecep Çiftçi · Ceres Yayınları · 20268 okunma
Herman Melville - Moby Dick
Puan vermedi·640 syf.··
2026 17. kitabı
Aslında esere bir romandan ziyade o dönemin balina tanıtım kitabı desem daha yerinde olurdu. Balinaların tarihinin, biyolojik özelliklerinin ve çeşitlerinin ele alındığı kısımların yanında hikayenin kendisi hem sönük hem hacimsiz kalmıştır. Eser balinalarla ilgili İncil ve Kur'an'dan çeşitli kişisel eserlere varan birçok alıntıyla başlar. Anlatıcı eserin baş kahramanı Ishmael'dir. Tam bir klasik özelliği olarak esere hacim yapsın diye tasvir ve tarifler uzun tutulur ancak bunu çok da sıkıcı bir şekilde yapmaz. Denizler ve denizcilikle ilgili döneminin bilinen neredeyse tüm özelliklerini vermiştir diyebilirim. Hâttâ o dönemde çeşitli yanlış balina tasvirleri gerçekmiş gibi kabul gördüğünden dolayı dönemde yaşayıp hiç balina görmeyenler için detaylı bir balina tasviri de yapar. Balinalarla ilgili bir olay geçtiğinde o duruma uygun verilebilecek bir bilgi varsa o dönemki bilgisiyle alıntı yaparak sanki bir dipnot gibi araya sıkıştırır hatta balinanın içini bile tasvir eder. Aslında bunu yaparken balinaları, özellikle de ispermeçet balinasını oldukça över. Eserin yazarı Melville iyi bir Hristiyan'dır, Yunus peygamberin kıssasından bahsederken bunu kendince bilimsel dayanaklara dayandırmaya çalışır ve inanmayanları kınar. Bir kısımda denizciler mürekkep balığı görür ve içlerinden biri "Mürekkep balığı varsa balina da vardır." der. Araştırıldığında bu balinanın temel besin kaynağının mürekkep balığı olduğu görülür yani verdiği bilgiler gerçekten tutarlıdır. Eser aralarında İstanbul'dan, fesli Türk denizcilerden, Osmanlı'dan Tarsuslu Aziz Pavlus'tan, Tatarlardan, Timur'dan bahsedilmesi böylesine meşhur bir klasik olması açısından beni mutlu etti. Davy Jones'tan da bahsedilir. Davy Jones ölen denizcilerin bekçisi ve denizlerin şeytani efendisi olarak adlandırılan mitolojik
Moby DickHerman Melville · Zeplin Kitap · 20207,3bin okunma
Reklam
Reklam