Ölen bir hıristiyanda bir yahudi zambak sesi Çarşıların boşluğunda ben bir eski çeşme yası Affedersiniz doktor siz süryani misiniz (Hayır ben süryani değilim ama arkadaşım süryani) Ben çok İncil gördüm çıkmamış boyaları Biraz daha gerilmiş yazıldığı ceylan derisi Ama silinmiş ölüme karşı dayatan Lazaı'ı ayağa kaldıran muştu defnesi Bütün defneleri kırdık bir güveç neşesi Fırınlar açıldı narlar kurudu Kuyu deştik sular çekildi Doğ ey kuyruk yıldızı ülker kümesi Bilirim en çorak toprağın bile var bir kehaneti Bir kerameti Bir gelecek zaman ticareti Demet demet muştuları Demet demet nimetleri Doktor siz süryani misiniz Yani eski bir süryani (Hayır ben süryani değilim ama arkadaşım süryani) Bilirim bilirim İncil' den yola çıktınız Ama yolu çabuk şaşırdınız İncil' den kendinize bir şeyler katacağınıza Kendinizden İncil' e çok şeyler kattınız Sevdiniz öyle sevdiniz ki sevdiğinizi tutup mermere işlediniz Ama sonra tutup mermere taptınız Mermeri kadeh kadeh Bir alacakaranlık gibi içtiniz Sonra kustunuz mermeri
Şiir
Bugün hayata en gerçek ve iktisadi bir noktadan bakan İngiltere ve Amerika'da metafizik eğitim ihmal edilmiş değildir; fakat o milletler, bu etkenleri bile, hayatın gerçekliğinin hizmetine koşmaktadırlar. Onlar İncil'e uyarak, "Cumartesi insan içindir, insan cumartesi için değildir" diyorlar. Kısacası, nazarlarında asli gaye, hayat ve hayatın refahıdır...
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Erken Hıristiyanlar
Erken Hıristiyanlığa dair okuma listesi isteyen İbrahim Beyazoğlu'na e-mail. Henry Chadwick, The Early Church, sanıyorum hâlâ bu konunun standart ders kitabıdır. 33 sene önce okumuştuk. Şimdi Penguin'den yeni edisyonu çıkmış. Edward Gibbon, Decline and Fall of the Roman Empire, I. cilt 15 ve 16. bölümleri İngiliz edebiyatının ve düşünce tarihinin büyük şaheserlerinden biridir. Erken Hıristiyanlık aleyhine bugüne dek yazılmış en şiddetli polemiktir herhalde. Bart Ehrman, Jesus Interrupted, İncil'in sistemli bir analitik eleştirisi. Geçenlerde okudum; bayağı ilginç buldum. Ama istifade etmek için önce İncil'i okumak lazım
Sayfa 200 - Liber Plus Yayınları / 25 Kasım 2010
Düşünce
Av avlamak kuşkusuz bu imgenin ortak bir özelliğidir, ancak kesinlikle tek veya hatta baskın bileşeni değildir. Artık "cennetlerin" sunduğu hizmetlerin tüm yelpazesini inceleme zamanı geldi. "Cennet" teriminin esnekliği, kurumun kendisinin esnekliğini gayet iyi yansıtır. Bazı durumlarda terim, tıpkı resmi unvanlar ve madeni paralar gibi, zamanla değerini büyük ölçüde yitirdi. M.Ö. ikinci yüzyıla ait Dura-Europos'tan bir Yunan satış belgesinde paradeisos, tıpkı daha sonraki Türkçedeki borduz (bahçe) ve Farsçadaki firdevs gibi, basitçe özel bir bahçe anlamına geliyordu. Ancak diğer durumlarda terim değerini büyük ölçüde artırdı. Aynı temelden, Eski Farsça paridaida'dan yola çıkan kelime, Batı'da zamanla, birçoğu en azından yüzeyde oldukça çelişkili olan sayısız anlam kazandı. William McClung'un öne sürdüğü gibi cennet, hem dünyevi olanı (maddi bolluk yerleri) hem de dünyevi olmayanı (ruhsal huzur yerleri) bünyesinde barındırır; onlar aynı anda hem oluşum ve ütopik varoluş yerleri hem de yozlaşma, düşüş ve kaçış yerleridir. Son olarak ve bizim için en önemlisi, bunlar insanlar tarafından bozulmamış ilkel, el değmemiş doğanın örnekleri olabilir ya da tam tersine, insanların doğayı biçimlendirdiği, yeniden düzenlediği ve tertip ettiği ayrıntılı sanat eserleri olabilirler. İncil geleneğinde (Tekvin 2.8-10 ve 19-20), cennetin oldukça bariz bir şekilde güçlü kozmolojik anlamları ve çağrışımları vardır, ancak Lars Ringbom'un işaret ettiği gibi, aynı durum, kendi yeniden yapılandırmasına göre, "dünya imparatorluklarının içinde kutsal, kraliyet şehri, tüm dağların başlangıcı ve tüm suların kaynağı, tüm bitkilerin anavatanı, tüm ateşlerin ilkel ocağı, kraliyet otoritesinin orijinal yeri ve doğru inancın gerçek kaynağı olan fikirle yakından bağlantılı, merkez ve kökenlerin bir
Sayfa 47
"sular boyuma ulaştı, dipsiz batağa gömülüyorum, basacak yer yok, derin sulara battım, sellere kapıldım." (incil, 69. mezmur)
Sayfa 433 - koridor yayınları
Alıntı
"Önce Kelime vardı,” diye başlıyor Yohanna’ya göre İncil. Kelimeden önce de Yalnızlık vardı. Ve Kelimeden sonra da var olmaya devam etti Yalnızlık... Kelimenin bittiği yerde başladı; Kelime söylenemeden önce başladı. Kelimeler, Yalnızlığı unutturdu ve Yalnızlık, Kelimeyle birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, Yalnızlığı anlattı ve Yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız Kelimeler acıyı dindirdi ve Kelimeler insanın aklına geldikçe, Yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.
Sayfa 151
Edebiyat