İncim
9/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
95 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 00:00
Kitapta ölümle son bulan bir mücadele olması bir insanın yaşantısını 102 sayfaya sığdırması gibi bir şey. İnciyi çıkardığında "savaşı ben kazandım"dedi ama bilmiyordu ki aslında o zaman kaybetti...
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,9bin okunma
İnci bu gökyüzü evim olabilir mi? yoksa sen evim olur musun?
Puan vermedi·104 syf.·
2024 241. kitabı
Hayatımın incisi bana bu kitabı hediye etmişti. Onun ellerinden aldığım her şey gibi, bu kitap da bende özel bir yer edindi. Bir hediyeden öte, içini doldurduğu anlamlarla, kelimelerin arasına sinmiş varlığıyla benim için bambaşka bir şeye dönüştü. Türkiye edebiyatıyla aram hiçbir zaman iyi olmamıştı, ama incim verdiği için tereddütsüz okudum. Çünkü onun dokunduğu her şey, benim için bir anlam kazanırdı. Bir bakışı, bir kelimesi, hatta sessizliği bile… O, benim için tıpkı Barış’ın İnci’si gibiydi; karanlık duvarları aydınlatan, nefes aldığım tek yerdi. Sayfalar arasında kaybolmam birkaç saat sürdü ve hemen ardından filmini izledim. Ama fark ettim ki bu hikâye yalnızca bir çocuğun hapishane duvarları arasındaki yaşamını anlatmıyordu; çok daha derin, çok daha acı bir gerçeğe dokunuyordu. Barış’ın İnci’si gibi, benim incim de bana dünyayı anlatıyordu. Ama yalnızca masallarla değil; gözlerime ışık tutarak, kelimelerle ufkumu açarak, sevgisiyle içimdeki en derin boşlukları doldurarak… O bana bu kitabı verirken, belki de farkında olmadan, bana yine kendisini vermişti. Çünkü o neye dokunsa, orada bir iz bırakıyordu. Bu yazıda Uçurtmayı Vurmasınlar’da dikkatimi çeken dört temel konuya değineceğim. Öncelikle, Barış’ın hapishane hayatını doğal kabul etmesi ile Sıfır Noktasında Bir Kadın’daki Firdevs’in maruz kaldığı istismarı normalleştirmesi arasındaki paralelliği ele alacağım. Ardından, Firdevs’in görünmez parmaklıkları ile Barış’ın demir parmaklıkları arasındaki benzerliği inceleyerek hapishane metaforunun farklı boyutlarını tartışacağım. Daha sonra, Platon’un mağara alegorisi üzerinden Barış’ın dünyayı algılayışını değerlendireceğim. Son olarak, uçurtma metaforunun Fahrenheit 451’de kitapların yakılmasıyla nasıl benzer bir anlam taşıdığını ele alacağım. Barış, cezaevinde
1000Kitap
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·384 syf.··
2024 28. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2024 19:14
Baytar Hanım (Güriz) ~Meryem Soylu Kitabın arkası: “Aşkın en bordo hâliydi bizimkisi.” Mutluluğun peşinden koşarken ayağım takılıp dizlerimin üzerine düştüğümde küçük bir çocuk gibi ağlamaya başladım. Tam o sırada beyaz atlı olmasa da yeşil kamuflajlı bir adam çıktı karşıma. İlk başta siyah postalları takıldı gözüme. Başımı kaldırıp yüzüne baktığımda ne de uzun gelmişti boyu... Güneşi tam arkasına alan prensimin yüzüne düşen gölge, ondaki güzelliği saklasa da o ela gözlerini görmemek için kör olmak gerekirdi. Sert çehresi ve çatık kaşlarına inat uzattığı eli sayesinde ben çoktan görmüştüm merhametini. Tereddütle kaldırdığım elimi sıkıca kavradığı andan itibaren hiç pişman olmadım ve hep iyi ki dedim… “Askeri sevmek zordur İnci’m. Cesaret ister, sabır ister... Sen daha ne kadar sabredeceksin?” Yorumum: Öncelikle yazarın yazım dili çok akıcıydı. Bölümlerin, kelimelerin içinde kayboluyordunuz. Bu hızlı bir şekilde kitabı okumamı sağladı. Ve yazarın Gölgenin Güneşi serisini de merak etmemi de sağladı. Daha sonra kitabın konusu hoşuma gitti. Bir asker kurgusu ama romantizmi daha çok olan bir kitaptı. Bu beni rahatsız etmese de askerlikle alakalı daha fazla şey olmasını isterdim. Tabi daha ikinci kitabı var... Ana karakterlere gelecek olursak, ana karakterleri genel olarak sevdim. Cihangir'in sahiplenici tavırları ve ne kadar sert olsada İnci'ye yumuşak davranması çok güzeldi. İnci de gerçekten tatlı bir karakterdi. Ve bu çiftten sonra gelen Giray ve Burçak çifti beni okurken aşırı aşırı eğlendirdi, onları da çok sevdim. Kısacası kitabı, karakterleri, konusunu genel olarak sevdim ama tabi ki de eksiklikleri vardı. Bundan dolayı on da on diyemem ama öneririm. Tatlı bir aşk, asker kurgusu, arkadaşlık, komedi, biraz da drama isterseniz okumalısınız. İkinci kitabı hemen
Edebiyat
Baytar Hanım 1Meryem Soylu · Dokuz Yayınları · 2021669 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2023 70. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2023 13:20
Alışılmışın dışına çıkıp ilk kitapta kaldığımız yerden değil de milattan öncesinden başlayan ve ilk kitabın 1.bölümünde son bulan devam olmayan devam kitabımızla karşıyayız. Kitap Adrian'ın küçüklüğünden başlayıp daha sonra cinayet işlemesi ve Lia'nın buna şahit olmasıyla hayatlarının nasıl kesiştiği süreyi anlatıyor. Smutdan kitapta olaylara yer kalmadığı için pek de anlatılcak birşey yok aslında. 375 sayfa Lia ve Winter'in karşılaşmasını bekleyip sonra hikayenin Cennet Mahellesi dizisinde Pembe'nin zengin ikiziyle karşılaşıp sıkıldım zenginlikten benim yerime geç bir süreliğine olayının aynısına evrildiği için birazcık hayal kırıklığına uğramış olabilirim. Sezarın hakkı Sezara diyerekten ilk kitaba nazaran Adrian'ın davranışları çokta gözüme batmadığı için bu kitabı ilkinden bir tık daha beğendim. Yine de huylu huyundan vazgeçmediği için ettiği bazı sözleri de unutmuş değilim.. Son olarak farklı takımlarda olduğumuz (Adrian'ı öven ve gömen) benim doğu incim @_anormal 'ma bu keyifli okumada bana eşlik ettiği için sonsuz teşekkürler. · ⋆
1000Kitap
Yalanın CazibesiRina Kent · Ren Kitap · 20231,231 okunma
8/10
·384 syf.··
2022 106. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2022 17:52
Selam, 2.kitap taptaze çıkmışken hemen ilk kitabı okuyup yorumuyla size geldim. Konuya ve yorumuma geçmeden baskının kalitesini ve kapak tasarımını beğendiğimi söylemeliyim İnci, zengin ve baskıcı ailesi ve zorla evlendirilmek istendiği nişanlısından kaçmak için havaalanındadır. Onu kimsenin aramayacağı doğuda bir şehire en yakın arkadaşının yanına gidecektir. Nişanlısından kaçarken havaalanında arkasına saklandığı yakışıklı adam, uçakta da yanına oturur. Tesadüfler gittikleri şehirde de bitmez ve Yüzbaşı Cihangir İnci’yi birkaç kez daha tehlikeden kurtarır. Kısa sürede yüzbaşıya karşı duyguları gelişen İnci, ondan başta karşılık alamaz; genç adam onun da herkes gibi gideceğini, asker beklemenin herkese göre olmadığını düşünür. Elbette ona düşman olanların ona zarar vermesini de istemez. Acaba genç ve güzel veteriner hanımımız, sevgisini yakışıklı yüzbaşımıza kanıtlayacak mı? Cihangir, İnci’yi tehlikelerden koruyacak mı? Okuyun da görün bence Asker hikayelerini okumayı sevenler daha iyi bilir, erkek karakterimiz asker olunca ister istemez sert, duygularını içine atan, ulaşılmaz olabilir. Cihangir yüzbaşımız her ne kadar sert dursa da İnci’sine hiç kıyamadı, o yüzden onu çok ama çok sevdim. İnci’m diyerek öyle güzel sevdi ki İnci kadar, okurken benim de içimin yağları eridi İkilinin arasında gelişen aşk, Cihangir’in İnci’yle uğraşıp onu güldürmesi, bakışları, incitmeden sevmesi çok güzeldi. Oldukça masum ilerleyen ilişkilerinde bir minik öpücük dışında her şey naifti. Belki ikinci kitapta biraz daha okuruz kim bilir Kitabımız öyle akıcıydı ki nasıl başladı nasıl bitti anlayamadım. Ve sadece İnci’nin değil, ara ara Cihangir’in gözünden bölümler okumayı da çok sevdimSon bölümde ortaya çıkan bir detaydan sonra acaba ikilimizin ilişkisi etkilenecek mi, İnci ve Cihangir
Baytar Hanım 1Meryem Soylu · Dokuz Yayınları · 2021669 okunma
ben uzaklara ve atlara hayrandım...
Puan vermedi·248 syf.··
2022 18. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2022 17:19
Anna Sevil 14 yaşında kas hastalığına yakalanmış ve yaşamını arabasını çeken atlara bağımlı olarak devam ettirmiştir. Hastalığı ölümcüldür ve Siyah İnci kitabını ölümünden önceki son beş yılında yazmıştır. Koşum atlarına yapılan eziyeti, sabit mengene takılan atların çektikleri sıkıntıları bir atın ağzıyla anlatırken, insanların bunu görüntünün verdiği asilliğin moda olarak kabul edilmesi olarak anlatmış. Yani ahmakça bir gösteriş moda olarak kabul edilirken, asillik maskesiyle örtülmüştür. Bir atın doğumundan ölümüne el değiştirdiği süreçleri okurken insanların hayvanlarla kurduğu ilişkide sevginin, merhametin insana kattığı değeri okuyoruz. Evlerinde mutlu olan, sevgi dolu insanların hayvanlarına merhamet göstermeleri hiç tesadüf olması gerek. ... "Onlar bedelini ödeyip kiraladıkları takdirde bir atı istedikleri şekilde kullanabileceklerini söylüyorlardı. Onlar için yollar ister çamurlu, ister tozlu, ister taşlı olsun hepsi birdi. Böyle kimseler kayalık bir tepeye nasıl tırmanılır düşünmezlerdi. Çünkü onlar atın bedelini ödemişlerdi. İstedikleri gibi hareket edebilirlerdi." .... Bir atın nasıl bakılması gerektiği, yiyeceğinden yatacağı yerin temizliğine ayağına batan taş yüzünden yürüyüşündeki aksaklığa kadar anlatıldığı detaylarda insanın bir hayvanın sorumluluğunu alırken ne kadar dikkatli olması gerektiğini de öğreniyoruz. "Coğrafya kaderdir" sözü sadece insanlara özgü olmamalı. Bir hayvan için de sahibi veya bakıcısı kaderdir, diyebiliriz. El değiştiren bir atın hayatının nasıl bir anda değişebileceğini ve kötülüğün insandan insana olabileceği gibi insandan hayvana olan boyutunu da görüyoruz. ... "Kapıldığınız bu öfkenin sizin kişiliğinize verdiği zarar, atınıza verdiğiniz zarara eşit, hatta ondan kat kat fazla; unutmayın ki gün gelecek hepimiz
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma