Merhaba hayat. Beni yorduğun her an için her dakika daha da çok üstüne gittim, adına hiçbir zaman yorgunluk demek istemedim ,yüksek sese ihtiyaç da duymadım .Kendim ne işitiyorsam onu duydum. Seninle ilgili ne varsa, 'başarabilir miyim acaba ' diye düşünürken kimseye değil, kendime inandım . Geçici olan ne kişilere ne de heveslere yenik düştüm. Bu durum hala aynı, değişen bir şey yok, seninle olan mücadeleme kimseyi ortak etmiyorum. Yarınlarıma yakışan kişileri seçerken de önce Rabbime güveniyorum ki sonrasında onlara yakışmak için yanımda duranlara. Meselem büyük ve buna yakışan kişileri olduğu gibi kabul ederken de o kişilerin çevrelerindeki etkilerine bakıyorum. Duyarsız ,hissiz ,sevimsiz ,farkında olmadan yaşayan, idi ile egosu tavan yapmış bencil kişiler... Birinden bir şey bekleyebilmen için önce kendi vermişliğine bakarsın .Kişi kendine yakışanı yapar öyle değil mi ? O yakışanı bir şekilde kendisine tezahür eder . Bunu bilip de yaşadım daima . Kim hakketti demedim kendimi bildim.Kimseyle olmayan savaşıma kendimi dahil etmedim .Savaşmak isteyene de (gizli de olsa) kulak asmadım. Tüm cümlelerin özü hep bir farkında olarak yaşadım ,tabii ki aynısını bekleyebilmem mümkün değil ,aynısının olması bende yıllara mâl oldu . Kazanımları kişiyi var eder. Kişilik denen şeyin güzel huya tezahür edebilmesi kişinin ' helecan' lanmasiyla mümkün diye düşünüyorum . Ama şimdilerde de bu cümlelerime ek olarak , böyle düşünmemin artık bana zarar verdiğini, somut olarak karşıdakilere kazandırdığını düşünüyorum. Buna da bir set çekmenin zamanı geldiğini düşünüyorum Belki doğru ,belki yanlış ama artık başkalarının da ödün verme zamanının geldiğini düşünüyorum. Var olmak için var edebilmeyi öğretebilmenin yanı bazen tamamen uzak durmaktır. Senin için kimler mücadele verebiliyor