9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
Reşat Nuri Güntekin’in "Akşam Güneşi" sadece bir imkansız aşk hikayesi değil, aynı zamanda çok güçlü bir psikolojik portre. Kitap, adaya yeni gelen bir doktorun gözünden, herkes tarafından sevilen çiftlik sahibi Nazmi’yi anlatarak başlıyor. Bir gece Nazmi doktora içini döküyor ve biz romanın yarısına kadar onun fırtınalı geçmişini, çapkınlıklarını, subaylık yıllarını dinliyoruz. Ama o gamsız, hareketli adamın derinlerinde bambaşka bir hüzün var. Ne kadar amcası onu üstüne titreyerek büyütmüş olsa da; Nazmi anne babasız büyümenin getirdiği o ilk şefkatsizlik hissini, kalbinin bir köşesinden asla söküp atamamış bir adam. Geçirdiği kalp hastalığı yüzünden mecburen durulup çiftliğe yerleştiğinde ve amcasının kızı Şükran’la evlenip sakin bir hayat kurduğunda her şey bitti sanıyor. Tam bu sırada hayatlarına amcasının torunu Jülide giriyor. Jülide öyle hayat dolu, öyle şen şakrak bir kız ki... Nazmi ondan ilk başta nefret etse de aslında onda kendi gençliğini, tam on yıl önceki o ele avuca sığmaz halini görüyor. İşte her şey o zaman tepetaklak oluyor. Nazmi’nin Jülide’ye çekilmesi sadece bir aşk değil; ömrünün son demlerinde elinden kayıp giden hayata duyduğu o korkunç özlem aslında. Reşat Nuri, ne aile bağlarını incitmek isteyen ne de kalbini susturabilen iki insanın çaresizliğini o kadar naif işlemiş ki... Son sayfalarda, Nazmi'nin ömrünün son demlerinde doğan o akşam güneşinin hüzünlü ve buruk sıcaklığını siz de içinizde hissediyorsunuz.
Akşam GüneşiReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20104,545 okunma
Puan vermedi
bize yalanın kötü olduğunu öğretmişlerdi Kafka ise beni 2lemde bıraktı gerçeklerle yüzleşmek mi yoksa pembe yalanlarla hayali bi dünya da yaşamak mı ! Neydi bizi güçlü kılacak olan şey ACILARIMIZLA YÜZLEŞİP zorluklarla mücadele değilmi ? PEKİ KAFKA ne yaptı bi yüreği incitmek istemeyip kendi Dünyasında o kıza umut verdi yol gösterdi peki doğrumuydu , benim ne haddime KAFKA yı sorgulamak AKLIMA DA SADECE ŞU SORU KALDI KAFKA ÖLDÜ BEBEĞİ Geziden DÖNDÜ KIZ RÜYADAN UYANDI GERÇEKLERLE yüzleştiğinde o ağır buhranı kim örtecek NOT :Ben bu sorumluğu ben almam :(
Kafka'nın BebeğiGerd Schneider · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2011196 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hem iyi bir yer hem de olmayan yer
9/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 11:10
Ütopya - Thomas More Rönesans döneminin en önemli hümanist yazarlarından birisi olan Thomas More “Utopia” adlı bu eserde ideal devlet düzenini tasvir eder. More'a göre bu hayali adada savaşın adaletsizliğin eşitsizliğin eğitimsiz kişilerin ve kötü hastalıkların olmadığı bir yerdir. Ütopya aslında ilk başlarda bir ada değildi kral Utopus önderliğinde kara parçasından ayrılıp yapay bir şekilde ada kurulmuştu. Ütopya İnsanlarının Genel Özellikleri Ütopyalılar dış görünüşleri ne çok uzun ne de kısa boyludur. Çok çevik ve canlı kişilerdir. Ütopya halkı hoş sözlü güler yüzlü ve becerikli insanlardır. Vakitlerini boşa geçirmeyi sevmezler ve her şeyden çok sevdiği şey kafasını sürekli bir şeylerle meşgul edip onu geliştirmektir. Burada yaşayan insanlar ömürlerinin sonuna kadar eğitimine devam eder. Diğer ülkelerdeki gibi altı yaşında başlayıp yirmi beş yaşına kadar biten eğitim süreci Ütopya’da uzun bir süre devam eder. Çalışma koşulları ise ister erkek olsun ister kadın her iki cinsiyet de aynı eşit şartlar altında çalıştırılır. Kimse birbirinden az ya da fazla çalıştırılmaz en temel işlerinden birisi tarım ve zanaatkarlıktır. Dil öğrenme konusunda kendilerini oldukça geliştirmişlerdir. Diğer ülkelerden gelen yabancı dilleri kolaylıkla kendi dillerine çevirip okuyabilmektedirler. Özellikle Yunanca konusunda hiç yabancılık çekmemişlerdir. Ceza Sistemleri, Köleler ve Diğer Konular Ütopya'da kölelik oldukça yaygın ve sistemli bir şekilde işlemektedir. Burada yabancı ülkelerden gelen suçlu insanlar özgür olur. Ancak Ütopya'da yaşayıp da ağır suç işleyenler daha kötü davranılır ve kesinlikle köle olurlar. Ekonomik açıdan ülkeye bir nebze de olsa katkı sağlayan kölelik sistemi basit bir mantıkla çalışır. Suç işleyen kişi hapis veya benzeri bir yerlerde kalmaz onun yerine
1000Kitap
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,7bin okunma
Sevilen bir kitaba nacizane bir serzeniş
Öncelikle şunu söylemek isterim ki bu kitap gerçekten içine çekiyor, sürüklüyor, yeri geliyor ağlatıyor ve güldürüyor fakat gerçekten son zamanlarda çoğu kitapta karşılaştığımız gibi bu kitapta da olayların aşırı uzatıldığını düşünüyorum. Uzatılabilir mi? Bence buna müsait bir kitap ve bunda sorun yok. Kitaptaki asıl sorun olduğunu düşündüğüm noktaya geçiyorum ki bu çoğu kişi için bir sorun arzetmeyebilir fakat kendi görüşüm olduğu için savunmaktan çekinmeyeceğim. (Sonrası hafif spoiler olabilir) Başrolün dinibütün ve tertemiz bir karakter olduğu bir kitapta, kitabın dünyası ne kadar karanlık olursa olsun smut, yetişkin içerik vs. olmasını gerçekten rahatsız edici buluyorum. Evet tüm yazılanlar dinen hoş görülen bir birliktelik çerçevesinde yazılıyor falan ama dinibütün bir yazarın yine dinibütün karakterine bu tarz sahneler yazması belki pazarlama sebebiydi, belki yazarın genel piyasa kitaplarından etkilenmesiydi bilemem ama hoş değil. Hoş olmaması dışında caiz değil. Okuyanları şehvet duygusuna düşürme, boş işle meşgul etme gibi sakıncalardan dolayı alimlerce böyle ittifak edilmiştir. Dileyen araştırabilir. İlahiyatçı olarak bu şekilde bir parantez açmak istedim. Yanlışım varsa affola. Fakat tüm bu dini hususları kenara bırakınca da kitabın okuma kitlesinin de hassasiyeti olan insanlardan oluşabileceğini göz önünde bulundurarak da bu tarz sahne yazımını doğru bulmuyorum. Nitekim yarım bırakma sebebim de budur. Kitabın tertemiz başrolünün mahremine bu kadar girmek benim için kitabı okuma isteğimi düşüren bir durum çünkü. Yine de piyasadaki binlerce kitaptan daha iyi bir bilinçaltı izlenimi bırakacağından eminim bu sebeple yetişkin okurlar tarafından okunabilir belki. Tüm nacizane yazımı okuduysanız teşekkür ederim, niyetimin farklı düşünen insanları incitmek
MıhMehsa · Ephesus Yayınları · 0469 okunma
Konfor alanından çıkarsan böyle olur eylül
5/10
·456 syf.··
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 15:15
❀Merhabalarr. Bu gün sizlere bana çok zor dört gün yaşatan o kitabı anlatmaya geldim. aslında 2 gün okumadım 2 günde bitti (okuldaki işlemediğimiz dersler sağ olsun.) ︵‿︵‿୨♡୧‿︵‿︵ ❀Konusunu çook minik anlatıcam çünkü bence konu yok 450 sayfa ne okudum anlamadım dehşet sıkıcıydı. Luzia diye güya 20li yaşlarında ama gerçekte 16 yaşında davranan bi kız var. Bu kızın geçmişte aynı yüzlü ama kötü olarak adlandırılan ikizi gibi bi şey var o da Luxuia. Luxuia nın vampir olan Sidra ile bir geçmişi varmış kız bunu üzmüş sidra bunu öldürmüş Luzia yı öldürmek için bunun kasabasına geliyor gibi bir şey. daha çok detay istiyorsanız gidin arka kapaktan siz okuyun. Spoiler yok incelememde bu arada. ︵‿︵‿୨♡୧‿︵‿︵ ❀Ben bu kitabı okumaya başladığımda gerek buradan gerekse başka platformlardan ''OHA EYLÜL BUNU OKUYOR. '' gibi yorumlar aldım ndcdh vallahi çok haklısınız sırf kutusu ve vampir tasarımı için aldım bir daha Övgü ve Damla dışında Türk yazar okur muyum bilmiyorum her okuduğumda travma yaşıyorum. ︵‿︵‿୨♡୧‿︵‿︵ ❀ Öncelikle ben vampir tutkunu biriyim. Kitabı alma amacım da buydu zaten ama çok da bir beklentim yoktu cringe olur biraz falan diye düşünüyordum ama bu kadar beğenmeyeceğimi düşünmemiştim. ︵‿︵‿୨♡୧‿︵‿︵ ❀ YA Bİ KERE BENİM TÜYLERİMİN DİKEN DİKEN OLMASI GEREKİYORDU SİNİR KRİZİ GEÇİRMEM DEĞİL. Sidra vampir ya şimdi hem de nasıl bi vampir en eski vampirlerden biriymiş onu tanımayan yokmuş da bilmem neymiş. Çocuğum ,yavrum,evladım madem senin bu kadar ünün var git vampirlik taslasana git adam öldür YA VAMPİRSİN YA SEN HANİ VAMPİR GİBİ DAVRANSANA bırak şu komşunun sümüklü çocuğu tavırlarını. ︵‿︵‿୨♡୧‿︵‿︵ ❀ Bu arada Luzia internetten tanıştığı biriyle randevuya
1000Kitap
Canavarın da Kalbi VarmışN. G. Kabal · Dex Kitap · 20251,098 okunma
Belki Derdimize çare bir çiçektir?
8/10
·144 syf.··
2026 20. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 22:29
Sadettin Ökten, Mehmet Dinç ve M. Kemal Sayar tarafından söyleşi olarak kaleme alınmış kitapta hayata dokunan ve farkında olmadığımız bir çok noktaya değinilmiş. Güzel olanın güzeli gördüğü, insanın güzelliğini görenin onu incitmek istemeyeceği, belki de güzeli görebilmek için derdimizin çaresini bir çiçek olduğu, baharın ölü dallari canlandırdığı ve yeryüzünü şenlendirdi ve bununla ruhlarımızı bir çiçekle onarmanın davasının anlatıldığı;Amerika’nın dünyanın herhangi bir yerine girip orada güzel ve farklı gördüğü bir şeyi gasp etmeden yaşayamaması gibi gerçekler anlatılmış. Bazı hayatlarının yasının tutulmadığı, bazılarının ihtiraz edilmediğini ,hayatların kolaylıkla telef edilebileceğini, kitlesel katliama maruz kalınabildiği ve bunu acıyla gördüğümüz ifade edilmiş. Günümüz toplumunda insanların, kendileri olmak yerine, arzu edilen kişi olmayı tercih etmeleri ve bu yüzden her ortamını isteğine uygun bir kimliğe bürünmeleri; aidat duygusunun olmadığı, aidat duygusunu ne kadar derin hissedersek psikolojik anlamda da o kadar dayanıklı olundu ifade edilmiş. Genel olarak dünyada da ülkemizde de mesuliyetin azaldığı ve mesuliyet ahlakınınızı zayıfladığı yönde bir şikayet dile getiriliyor. Yani insanlar, yol açabilecekleri acıları ve kederleri çok fazla hesap etmeden bir davranışta bulunuyorlar ve bu davranış hiç umulmadık bir zamanda umulmadık bir zeminde büyük kederlere ve acılara yol açabiliyor. Burada haddini bilmeyene haddini bildirmek insan olarak vazifemiz olarak karşımıza çıkıyor. Tabi bu had bildirmek ego tatminine dönüşmeden olmalı.Bir Müslüman olarak müsamaha göstermek yani cömertlik olması gereken şeydir. Ancak her şeyin bir sınırı vardır. gerçek özgürlük ,nerede duracagini bilmektir. Neye hayır diyeceğini ve neye boyun eğmeyeceğini bilmektir. Mahcubiyeti hissi olmayan çocuklar
1000Kitap
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025989 okunma