‘’Hareketsiz düşünce, senin karşında, biçimlenmeye, parlamaya ve hepimizde yansıyan her şeyi kaybetmeye geliyor. Böylece en büyük kalabalığa sahip oluyoruz, böylece her şey, her birimizde, bizi, herkesin sadece herkesin yansıması olarak aydınlanmış biçimde kendisine döndüğü ışıldayan bir yakınlık içinde yansıtan, sonsuz bir harelenmeyle yansıyor. Ve her birimizin evrensel yansımanın yansımasından başka bir şey olmadığımız düşüncesi, hafifliğimize verilen bu cevap, bizi bu hafiflikle sarhoş ediyor, bizi, yüzeyinden biricik kıvılcımına kadar kendi kendimizin ezeli ve ebedi gidiş gelişi olan harelenen kürenin sonsuzluğunda sürekli daha hafif, kendimizden daha hafif hale getiriyor.’’