#Gözlerine bakarken anladım
O da zaten çocuktu benim gibi
Geçen gemileri timsaha benzettik
Karton filmlerden konuştuk daha sonra#
*Denize kıyısı olmayan insanları hiç sevemedim.
THESEUS:
...babanın seçtiği gençle evlenmeye razı olmazsan hayatın boyunca bir manastırın gölgesinde rahibe elbiselerinin içinde yaşayacaksın. Gülün daha mutlu olması için kokusunu damıtmak gerekir. Ancak böylelikle dikenin üzerinde solmaktan kurtulur, gelişir, yaşar ve tek başına yok olur gider.
HERMIA :
Böyle büyüyeceksem, böyle yaşayacaksam ve böyle öleceksem bekaret haklarımı kendime saklarım daha iyi. Ruhum bedenimin hükümdarlığını kimsenin boyunduruğuna sokmama izin vermiyor.
Değil kardeşim, dal yeşil değil,gök mavi değil, Bilsen! Ben hangi âlemdeyim,
sen hangi alemde!
Aklından geçer mi dersin aklımdan geçen şeyler?
Sanmam!
Yıldız ve rüzgâr payımız müsavi değil;
Sen kendi gecende gidersin,
ben kendi gecemde;
Vazgeç kardeşim, ayrıdır bindiğimiz gemiler!
Kitaptan niçin korkarlar? Bunu bir türlü anlayamadım. Kitaptan korkmak, insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir. Kitaptan korkan adam, insanı sorumluluk hissinden mahrum ediyor demektir. Bırak senin yerine ben düşünüyorum, demekle "Falan kitabı okuma!" demek arasında hiçbir fark yoktur. İnsanoğlu her şeyden evvel sorumluluk hisseder. Ondan mahrum edilen insan, kendiliğinden paçavra hâline düşer.
Şehirde bir kasvet,
Rüzgârda bu dâvet,
Enginde hürriyet,
Serde gençlik varken,
Beyaz açılırken
Bu mavi sularda
Her gün binbir yelken,
Ani bir kararda,
Edip şehre veda,
Niçin acep niçin
Sen de bir geminin Yolcusu değilsin?
Şehirde bu kasvet,
Rüzgârda bu dâvet,
Enginde hürriyet,
Serde gençlik varken.