"Sevgili seçmek, terapist seçmeye benzer," demişti. "Kendimize sormamız lazım: Bana karşı dürüst davranacak biri mi, eleştiri dinleyebilecek, hata yaptığını kabul edebilecek ve im kansız olan için söz vermeyecek biri mi?"
Serinin ikinci kitabını an itibariyle bitirdim. Kurgu titizlikle hazırlanmış ve gerçekten çok beğendim. Hazır polisle de işbirliği sağlayacak üçüncü kitabı yazar diye umut ediyorum. Baştan sona kadar sıkmadan okuttu, çok akıcıydı. Şaşkına uğradığım yerler de vardı; kulübeye gidenin Marybeth olması gibi.. Millie'nin tuzağa uğrayacağını hiç düşünmezdim kız iyilik ederken az kalsın hapsi boylayacaktı, ne kadar kötü. Neyse, okuyun okutturun.
Douglas kadar güçlü adamları alt etmiştim. Wendy’nin ne dediği umurumda değildi. Douglas’la başa çıkabilirdim.
(Kötü günleri geride bıraktık. Şimdi sıra daha kötü günlerde...)
Nasıl başlamam gerektiğini inanın bilmiyorum. Hem üzüldüm hem de sinirlendim. Daha küçük kız çocuğuyken amcası tarafından tacize uğraması, kendisinden yaşça büyük adamla evlendirilip dayak yemesi, evden kaçıp gitmesi ve soluğu başkalarında alıp hep hüsrana uğraması... Ataerkil toplumun kadını objeleştirmesi midemi öyle bulandırdı ki, okuyacaksanız eğer bunları bilerek okuyun zira mideniz kaldırmayabilir, sinirleriniz de gerilebilir.