Bana hiç yaranı göstermedin, acını hiç fark ettirmedin, zayıflığını hiç hissettirmedin, sorunlarını hiç anlatmadın. Çünkü beni hiç umursamadın. Oysa ben seni tuttuğun yaşla sevdim Nevzat, acılarınla, karına ve kızına duyduğun özlemle sevdim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
m.youtube.com/watch?v=XHCTDwE...
Yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı
dokunmayalı sıcakığına karnınının.
Yüz yıldır bekler beni
bir şehirde bir kadın.
Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.
Yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.
Nazım Hikmet
Şaşırır kalırız hayat denen dönemecin ucundaysak. Yalpalamakla geçen ömrümüzün geçmişini tamamlarız farkında olmadan. Sadece daha çok isteklerimizi artırmakla meşgulken kıyısına ulaştığımız hayatımızın resmine bakabiliyor muyuz? Şahane bir çizim mi yaptık yoksa karalamalar, anlamsızlıklarla dolu olup anlamlandıramadıklarımızla geçen bir çizim mi? Yaşadığımız süre ne kadarda çabuk geçiyor sanki göz açıp kapayıncaya kadar. Doldurabilydilsek içini resmin ne ala bize..
Suçu önlemek için suçluyu yakalamanın, adaleti sağlamak için yasayı uygulamanın hiçbir işe yaramadığını karşılaştığım yüzlerce olayda birebir yaşayarak öğrendim
1844 yılında yazılmış olan kitap XIII. Luis dönemindeki (1601-1643 yılları arasında yaşamış Fransa kralı) 4 silahşörün maceralarını anlatmaktadır. D'Artagnan'ın silahşör olma umuduyla Paris'e gelerek tesadüf eseri önce hasım olduğu ve sonra tekrar tesadüf eseri sıkı dostluklar kurduğu Athos, Porthos ve Aramis ile beraber yaşadıkları olaylar anlatılmaktadır.
O zamanın Fransası da ortaçağ din savaşlarından etkilenmiş gibi görülmektedir. İki başlı yönetim anlayışı olduğu izlenimi verilen kitapta kilisenin gücü kardinal vasıtasıyla kralın yönetimini kısıtlayıcı bir hal almaktadır. Otuz yıl savaşları olarakta bildiğimiz katolik-protestan mezhep savaşlarının etkisi kitapta az da olsa hissedilmektedir.
D'Artagnan'ın silahşör olma isteği gençliğinin verdiği cesaret ile sürekli düellolara korkusuzca katılması, ve diğer silahşör arkadaşlarının da geçmişte yaşadıklarıyla ilgili şimdiki yaşadıkları hayatlarının pek barışık olamaması bu üç silahşör ve bir silahşör adayını değişik ortamlara sürüklemiştir.
Zamanın Fransa'sında evli kadınların sevgilisinin olması normal karşılandığından D'Artagnan da gönlünü evli bir hatuna kaptırır:) peşinden bırakın Fransayı, İngiltereyi bile dolaşır:) Aşk nelere kadir.. Tabii aradaki entrikalar,ihtiraslar arkası yarın tarzında devam eder