33 Yıl ülkeyi idare eden Büyük Sultan
10/10
·256 syf.·
2026 40. kitabı
Sultan Abdülhamit Han'ın kişisel hayatından,ailesinden,anılarından bahseden çok özel bir kitap. Bir devleti yıkılmadan önce 33 sene idare edebilen bir deha. Tarihimizde Kızıl Sultan diye anlatılan ama gerçekte hiçte öyle olmayan, ülkenin dört bir tarafına okullar açan, her kasabaya ulaşan haber ağıyla,ülkenin dört bir tarafından haberdar olan bir sultan. Sadece bu dünya için değil ahiret için de yatırımlar yapan,devletin evrakını abdestsiz imzalamam diyen bir hükümdar. Nedense lisede gördüğüm tarih derslerinde bunların hiçbiri anlatilmadi bize. Bize anlatılanlara içimden bir ses inanma derdi ve gerçekten de inanmadım. Abdülhamid han ile ilgili bir sürü kaynaktan araştırma yaptım. Ancak Talha ugurluel bu konuda yine farkını konuşturarak muhteşem bir eser ortaya çıkarmış. Tarih bu sultana borçlu. Son yıllarında bile savaşta olan ülkesine esir tutulduğu yerden destek vermek için çabalayan bir sultan. Mekanı cennet olsun inşallah.
Bir Dehanın İzleri: II.Abdülhamid HanTalha Uğurluel · Timaş Yayınları · 20181,473 okunma
6/10
·303 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabı okumaya başladığım yaz yks'ye hazırlanmaya başladım. O yüzden de çok yavaş okudum belki şu andan itibaren yazacağım yorumlarım ondan bu şekildedir. Buradan itibaren okuyacağınız kısımlar spoiler içeriyor. Şimdi kitaba başladığımda June ve Athena'nın arkadaşlığını sevmiştim. Ama Athena çok erken öldü. Sonrasında June tam bir pislik gibi davranıp Athena'nın kitabını sanki kendisinin gibi paylaştı. Başlarda çok sorun değildi biraz pişman gibi hissettiriyordu. Ben de düşündüm ki sonlara doğru da olsa en azında bir açıklama yapıp kendi kariyerini mahvetmek anlamına gelse bile Athena'nın taslağını aldığını söyler ama öyle olmadı maalesef. Öyle olmayı geç daha da kötü oldu ve kendi kendini manipüle etti resmen June ve iyice kafayı yedi. Bir de kitabın sonunda "Son" yazısı olmasaydı June'un manyak hallerini bir kitapta okuruz gibi gelmişti. İlk defa bir yerde düşüncemi paylaşacağım inşallah benle aynı fikirde olanlar vardır. <3
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·416 syf.··
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:28
Bazen en uzun yolculuk, insanın kendi kalbine yaptığı yolculuktur… Azize, hayatın acılarıyla sınanan genç bir kadının, Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri’nin manevi mirasıyla yeniden umut, sabır ve teslimiyeti keşfedişini anlatan bir roman. Tasavvufun huzur veren iklimini hissettiren, kalbe dokunan ve düşündüren bir eser. İnşallah çok yakın zamanda Üsküdar’da bulunan Aziz Mahmud Hüdayi Türbesi’ni ziyaret ederek bu manevi atmosferi yerinde hissetmeyi de Rabbim nasip eder.
AzizeElif Veske · Timaş Yayınları · 202665 okunma
9/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:00
Selamünaleyküm. Ilan Pappe, İsrailli bir aktivist ve tarihçi. Bunu öğrendiğimde kitaba ister istemez şüpheyle yaklaştım. “Acaba vicdanlı bir yaklaşım mı sergiliyor, yoksa taraflı mı?” diye düşündüm. Ancak okudukça bu şüphemin büyük ölçüde yersiz olduğunu gördüm. Ufak tefek birkaç nokta dışında taraflı bir söylemle karşılaşmadım. Nitekim 1000Kitap’ta okuduğum bazı yorumlarda da benzer değerlendirmeler vardı. Yazara göre işgal ne 1. Dünya Savaşı’ndan sonra ne de 1948’de başladı. Süreci, 1882’de üç Yahudi gencin Filistin topraklarına gelmesiyle başlatıyor ve bu tarihten 7 Ekim 2023’e kadar yaşanan olayları kronolojik olarak, kısa ama anlaşılır bir şekilde anlatıyor. Elbette ayrıntıları okuyucunun kendi ilgisine bırakıyor. Kitabın sonunda, konuyu derinleştirmek isteyenler için bir ileri okuma listesi de yer alıyor. Ne yazık ki bu listedeki eserlerin büyük bir kısmı henüz Türkçeye çevrilmemiş. İnşallah en kısa zamanda onları da raflarda görürüz. Ben yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Bu kitabı ise keyifle okudum, konuya ilgi duyanlara tavsiye ederim.
Filistin-İsrail Meselesinin Kısa TarihiIlan Pappé · 202533 okunma
10/10
·248 syf.··
2026 7. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:57
Bir solukta okunacak, su gibi akan bir kitap. Pırıl pırıl tertemiz bir anlatım. Nasıl başladım nasıl bitti hiç anlamadım bile.. Yer yer güldüren, yer yer gözlerimi nemlendiren, çok güzel bir romandı. *Spoiler uyarısı, kitabı okumayanlar devam etmesin :) Aşağıda çok spoiler var, okumayın bak. Günah benden gitti, ben uyarımı yaptım. Okuyan okusun gari ben karışmam. *Spoiler* Küçük Meltem'e, o yapayalnız kırgın çocuğa böyle sıkı sıkı sarılsam diye o kadar çok istedim ki... Yaralı ve suskun çocuklara paramparça oluyor kalbim. Başına gelen her talihsizlikten kendini suçlayıp, kendi masumiyetini cezalandırmayı, ancak bir çocuk kalbi yapabilir. Ama büyük Meltem bir yolunu bulur, ona inanıyorum. O mutlu olur. Fırat çok tatlı bir yerden dokundu ona. Selime teyzenin de mutlu sonunu okusaydık keşke, merak ediyorum, şimdi nasıldır acaba? Hem neden geri dönmemek üzere gitmiş. Telefonu Hasan'da bırakmasaydı keşke. Çocuklarıyla güzelce bir barışıp sonra köydeki huzurlu hayatına dönseydi de çocukları, onu orada ziyaret edip tatil yapsaydı Kaz Dağları'nda... Huzurevindeki teyzeye de çok içim acıdı zaten. Kadın elden ayaktan düşmemiş, yatalak değil, kimsenin üstünde yük değil, ne demeye bozdular güzelim düzenini, aldılar elinden sedirinden izlediği dağ manzarasını? Neyse belki Selime teyze Kastamonu'da kendi köyüne yerleşmiştir, Mustafa'sıyla yaşlılık hayaliydi sonuçta. Hem bizim köyün buradan kalır yanı yok dememiş miydi? Kendi köyünde kurmuştur o huzurlu hayatı. Huzurevindeki teyzeyi zaman zaman yoklar, halini hatırını sorar belki. Sonra çocukları gider Selime teyzeyi kendi köylerinde ziyaret ederler. Belli mi olur? Selime teyze ben Meltem'in çocukluğuna paramparça oldum evet, ama senin akıbetini de çok merak ediyorum doğrusu. İnşallah kalan ömründe çok mutlusundur. Edit: Acaba
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
Hayda... Keyifle Okuyordum, Neden Böyle Oldu Ki?
Puan vermedi·400 syf.··
2026 52. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:57
Bu ay okuduğum yüksek puanlı romanların birçoğu beni hayal kırıklığına uğrattı. Bu yüzden okuma listemde sıradaki kitap olan Uzakların Şarkısı'nın puanını görünce ilk hissettiğim şey heyecan değil, "İnşallah yine aynı şeyi yaşamam." düşüncesi oldu. Buna rağmen Kaan Murat Yanık'ın çok övülen bir yazar olması ve hakkında sık sık "İhsan Oktay Anar çizgisinde bir kalem" yorumlarını duymam merakımı canlı tuttu. Ben de yazarı bu romanla tanımaya karar verdim. Romanın ilk dikkatimi çeken tarafı dili oldu. Normalde uzun tasvirler ve yoğun betimlemeler beni hikâyeden uzaklaştırabilir. Fakat burada tam tersi oldu. Atmosferini öyle güzel kuruyor ki kendinizi hikâyenin içinde buluyorsunuz. Evet, belli bir noktadan sonra tekrar eden betimlemeler yorucu olmaya başlıyor ama bu, yazarın kurduğu dünyanın başarısını gölgelemiyor. Bünyamin'in İstanbul'dan Kars'a gidişi de hikâye için doğal bir başlangıç oluşturuyor. Asıl yolculuk ise Zencefil'in (Papağan) hikayeyi anlatmasıyla başlıyor ve roman masalsı bir havaya bürünerek merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Bulunan hikâyenin ana fikrini sevdim. Gülbadem ve Zencefil arasındaki dostluk romanın en güçlü taraflarından biriydi. Gülbadem'in İpek Böceği'ne duyduğu karşılıksız aşk, Gülbadem'in yolculuğu ve aralarındaki ilişki uzun süre boyunca beni hikâyenin içinde tuttu. Özellikle hoşuma giden ayrıntılardan biri de şuydu: Gülbadem, İpek Böceği'ne duyduğu aşk uğruna Zencefil'e "Benimle gel." derken, Zencefil'in Fülfül'e duyduğu aşkı ilk başta göremiyor. Oysa kendisi de aynı duygunun peşinden koşuyor. Zencefil'in "Ben de âşığım." dediği anda bunu fark etmesi bana oldukça dokunaklı geldi. Hikâyenin sonunda ise Zencefil ve Fülfül'ün kaderi yüzümde acı bir tebessüm bırakmadı değil. Ancak yaklaşık üç yüz sayfa boyunca büyük bir merakla takip
Uzakların ŞarkısıKaan Murat Yanık · Everest Yayınları · 20174,800 okunma