Puan vermedi·168 syf.··
2026 33. kitabı
Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali'nin insan ruhunu, yalnızlığı ve karşılıksız gibi görünen sevgiyi derin bir duyarlılıkla anlattığı unutulmaz bir roman. Raif Efendi'nin sessiz hayatının ardındaki büyük aşk hikâyesi, okuru önyargılar, içe kapanıklık ve hayatın kaçırılan fırsatları üzerine düşündürüyor. Sade ama etkileyici diliyle ilerleyen eser, duyguları abartıya kaçmadan hissettirmeyi başarıyor. Bitirdiğinizde yalnızca bir aşk hikâyesi değil, insanın anlaşılma ve sevilme ihtiyacını anlatan güçlü bir roman okuduğunuzu hissediyorsunuz.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,7bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 47. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 22:17
İnsan Neyle Yaşar?, Tolstoy'un insan sevgisini, merhameti ve yaşamın gerçek anlamını sade ama etkileyici bir dille anlattığı altı kısa hikâyeden oluşuyor. Her hikâye farklı bir konu işlese de ortak noktası; insanın hırs, öfke, sevgi ve vicdan gibi duygularını sorgulatması. Kitaba adını veren hikâyede, dünyaya gönderilen bir meleğin "İnsanda ne var?", "İnsana ne verilmedi?" ve "İnsan neyle yaşar?" sorularına cevap arayışı anlatılıyor. Hikâyenin sonunda gerçek cevabın sevgi olduğu etkileyici bir şekilde vurgulanıyor. Diğer hikâyelerde ise küçük bir tartışmanın büyük felaketlere dönüşmesi, kötülüğe kötülükle karşılık vermemenin önemi, çocukların saflığından alınacak dersler, bitmek bilmeyen hırsın insanı nasıl felakete sürüklediği ve gerçek mutluluğun malda değil, sevdiklerimizde olduğu anlatılıyor. Kısa olmasına rağmen düşündüren ve insana hayatı yeniden sorgulatan bir eser. Tolstoy'un yalın anlatımı ve verdiği güçlü mesajlar sayesinde her yaştan okurun keyifle okuyabileceği, tekrar dönüp okunabilecek klasiklerden biri.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Başarı mı?
Puan vermedi
Merhaba sevgili 1000Kitap sakinleri, sanırım ben Martin Eden’ı yanlış zamanda değil, fazla gerçekçi bir kalple okudum. Çünkü herkesin “azmin destanı” dediği yerde ben, insanın kendi hayatını ağır ağır tüketişini gördüm. Martin’in açlığı beni etkilemedi mesela. Dört saatlik uykular, durmadan yazılan sayfalar, bedenini yok sayacak kadar büyütülen o hırs… Bunların hiçbiri bende hayranlık uyandırmadı. Aksine, insanın kendi ruhuna uyguladığı sessiz bir şiddet gibi geçti satırların arasından. En çok da başarıya yüklenen o kutsallık yoruyor beni. Çünkü roman boyunca Martin hep “bir gün” için yaşıyor. Bir gün anlaşılmak, bir gün yükselmek, bir gün kabul görmek… O bir gün uğruna bugünü aç bırakıyor, uykusuz bırakıyor, sevgisiz bırakıyor kendini. Ve kimse bunun trajedi kısmından bahsetmiyor. Üstelik bütün bunları yaparken hayatın en gerçek şeylerini kaybediyor: huzuru, sağlığını, gururunu… ve Ruth’u. Oysa insan bazen bir masada sevdiği kadınla huzur içinde oturabiliyorsa başarılıdır. Bir geceyi borç düşünmeden uyuyarak geçirebiliyorsa başarılıdır. Kendini kanıtlamak uğruna kendi ömrünü harcamıyorsa başarılıdır. Martin ise hayatı yaşamaktan çok, hayatın karşısında kendini ispat etmeye çalıştı. Bu yüzden roman bittiğinde aklımda “başardı” duygusu kalmadı. Sadece geç kalmış bir zaferin soğukluğu kaldı. Çünkü bazı insanlar istedikleri yere vardıklarında artık o yere varacak hâlleri kalmamış oluyor. Martin Eden
Alıntı
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
Ecdada ithafen
Puan vermedi·288 syf.··
2026 18. kitabı
İbrahim Kalın'ın ülkenin entelektüel simalarından biri olduğu aşikar. Yaşam öyküsü ve geniş bilgi birikimi ile gerçekten de okunması gereken bir şahıs. Bazı kişilerin bazı eserleri şüphesiz ki politika üstü okunması gerekir. Politik görüşlerin farklı olmasından dolayı herhangi bir yazarın eserlerine mesafeli yaklaşmak pek tabi tasvip edilecek bir durum olmaması gerekir. Dolayısıyla Kalın'ın kitaplarına da bu yönde yaklaşmak önemli. Bu esere kendimize yolculuk adı altında yaklaşmak gerekir. Nitekim kendimizi ve geçmişimizi okumadan inanın bana kişi özünü kaybeder kültürel asimilasyona da uğraması hiçten bile değildir. Gel özüne diyelim .. Kitap çeşitli formatlarda karşımıza çıkar. Açıkçası derleme bir eser olduğunu dile getirebiliriz. Kalın'ın zaman içinde vermiş olduğu röportajlardan tutun yaşamında bizzat şahit olduğu örnekleri de dile getirdiği bir eser. Velhasıl kelam kitap herhangi bir konu etrafında ilerleyen ve o konuyu açıklayan bir kitap değil . Kitabın ana düşüncesi isminden de anlaşılacağı üzere kişinin varoluşsal sancıları karşısında kendini araması ve bulmasıdır. Günümüz dünyasında insanda yoğun bir tatminsizlik mevcuttur. Ne yaparsa yapsın genel olarak bir huzursuzluk ile cebelleşmektedir. Değişen dünya ve ilerleyen teknoloji ise buna en büyük katkıyı sağlar. Katkı derken pek tabi olumlu anlamda değil. Bizzat olumsuzluk anlamında. Değişen dünya ve teknoloji karşısında kişi kendi özünü kaybedip aslına bakarsak klavye kişiliğine, instagram kişiliğine ,moda kişiliğine bürünmüştür. Bunlar tamamen karşı tarafa kendimizi, onun beğenisine susmaktan başka da bir şey değildir . İpotekli kişilik diyebiliriz belki de. O seni beğeniyorsa varsındır. Senin kendi özün seni karşılamıyor demektir . Dolayısıyla sürekli başkalarının bakışları için kişinin
Öze Yolculukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 2023757 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 20. kitabı
Moda, tarz gibi nesli peşinden sürükleyen illetlerin insan üzerinde nasıl tahakküm kurduğu açıkça belli oluyor Belma'da. Kabul görmek pahasına türlü maskaralıklar peşinden koşan Belma ve Salih, Mebrure'den çok daha önemli ve ders alması gereken karakterlerdir. Her ne kadar Mebrure'nin bir yerlere koşturmasından hoşlanmasam da Nadir karakterini tanımamıza vesile oluyor. Ve bana öyle geliyor ki Nadir Beyle tanışmasalardı hikayenin sonu Belma'dan farksız olurdu. Nihayetinde varılan sonuç her bir şeyin fazlasının zarar olduğu yönünden kanımca.
Duygu ve Düşünce
Sözde KızlarPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202111,3bin okunma
8/10
·280 syf.··
2026 19. kitabı
Görünüşü, ışıltısı, bakışı, öyle sersemletici şekilde masumdur ki yer gök bir olsa da kötülük yapacağına inanmayız. Fakat en kokuşmuş düşünceleri en mide bulandırıcı işleri barındıran onlardan başkası değildir. Kendi çıkarları için dünyayla dahi top sektirirler. Kumar birer yaşam felsefesidir. Felsefesi tamamen iyilik makyajı yapmak, pis kokuyu esanslarla maskelemektir. Dorian böyle bir yapıydı. İnsan denilemeyecek kadar insandı. Tanrı'ya kafa tutandı. Tüm varlığıyla âdem ruhuyla iblis.
Duygu ve Düşünce
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,4bin okunma