Muharrem ayında Hakka sığınalım
Karnımın tam ortasında,
Dipsiz bir kör kuyu var,
Önüne ne gelirse yutar.
Nemli, soğuk, karanlık ve paslı,
mesut.çiftci-KÖR KUYU
Es selam Aleyküm ve Rahmetullah Allahın bereketi üzerimize olsun Allah Tealanın 99 ismi ile başlarım sözüme değerli edebiyat defteri ailesinin kıymetli üyesi Mesut çiftçi karnımda kör kuyu var diyip
başlıyor kıymetli dizelerine ve bize nefis canavarını haber veriyor öyle bir canavarki ona iman eden tüm orduları yenilgiye uğratır o bizi kelime i şehadetten islamın şerefinden uzak tutar oysaki biz Allah
Tealaya iman eden kullar Allah yolunun bir fedaisi isek ilk önce nefsimizle o kör kuyu ile cenk etmeli yusufları o kör kuyudan çıkarabilmeliyiz müminin kardeşliği aynı acıyı çekip hissettiği
zaman başlar oysaki biz Wilheim Reichin dinle küçük adam kitabında dediği gibi
(Senin gibi olmadığı için onu ‘dahi’ ya da ‘tuhaf’ olarak adlandırıyorsun.)bizim gibi olmayanları kör kuyulara atıyor yada
üstün ve haketmediği makamlar kazandırıyoruz muharrem ayına girmiş bulunuyoruz bu ay hicri yılın ilk ayı olup dört haram aydan biri olarak kabul edilir kıymetli şairim mesut.çiftci dilerimki
Mübarek Muharrem ayı haram kuyusunun kapanım helal kapıların açıldığı bir ay olur çünkü muharrem kelimesi sözlükte haram kılınan sakınılan saygı duyulan en kutsal aylardandır dipsiz kuyuların nemi ve pasından Cenabı Hakka sığınıp güvenirim
Aşure ve muharrem ayı
Ne yapsam olmadı unutamadım
Islandım yağmurda alışamadım
Bir seni sevdim de kavuşamadım
Dön artık dön geri her neredeysen
mstfztrk-Her Neredeysen
Allahın selamı ve 99 ismi esmasının bereketi hepimize olsun edebiyat defteri ailesinin kıymetli şairi sevdimde kavuşamadım dön artık yağmurda ıslandım alışamadım derken arzusuna
kavuşamayanlara sesleniyor evet hepimizin bir kavuşma
Bazen bir kitabı bitirdiğini sanırsın ama asıl hikâye son sayfadan sonra başlar. Kapağını kapatırsın, karakterler orada kalır zannedersin; oysa onlar sessizce seninle yürümeye devam eder. Kalabalık bir caddede, gece yarısı odanın karanlığında, bir şarkının arasında ya da hiç beklemediğin bir anda, okuduğun bir cümle gelip omzuna dokunur.
Belki de bu yüzden kitaplar yalnızca okunmaz; yaşanır. Çünkü iyi bir yazar sana yeni bir dünya kurmaz, yaşadığın dünyaya başka bir gözle bakmayı öğretir. Dostoyevski vicdanın sesini, Sabahattin Ali suskunluğun ağırlığını, Orwell gücün karanlığını, Yaşar Kemal ise insanın direncini anlatırken aslında hep aynı soruyu sorarlar: "İnsan olmak ne demektir?"
Okudukça fark ettim ki insanın kütüphanesi büyüdükçe cevapları değil, soruları çoğalıyor. Ve belki de gerçek okurluk, her kitabın ardından biraz daha emin olmak değil; biraz daha mütevazı bir şekilde şüphe etmeyi öğrenmektir.
Bazı insanlar anı biriktirir, bazıları eşya... Ben ise altını çizdiğim cümleleri biriktiriyorum. Çünkü yıllar sonra bile insanı en çok değiştiren şey, doğru zamanda karşısına çıkan doğru cümledir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Olması gerekeni yapmak da çaba istiyor, olması gerekeni oldurmak için de yoruluyor insan. Çocukluktan başlıyorsunuz heves kırmaya. Olması gereken oldu zaten diye takdir edilmez mi, tebrik edilmez mi?
İnsan ne kadar yeteneksizse kendini beğenmişliğinden o derece zevk alır ve şişinip kabarır. Bu durum, hayatı katlanılır kılan o tatlı yanılgıların başıdır, deliliğin ise en temel özelliklerinden biridir.