Puan vermedi·560 syf.··
2026 53. kitabı
Herkese merhaba Bugün, Elif Şafak’ın yazarken çok ağladım dediği kitabı; Gökyüzünde Nehirler Var ile geldim. Kitap, zamanlararası bir kurgu. Kahramanlarımız Arthur, Narin ve Züleyha. Arthur.. 1870’de Londra Thames Nehri kıyısında doğan, fakir annesinin çaresizlikten göle atmak istediği zeki bir çocuk. Lakabı: lağımlar ve gecekondular kralı. Arthur’un hayatı; British Museum girişindeki Asur imparatoru Asurbanipal’ın Kütüphanesi’nin koruyucu Lamassuları (boğa gövdeli kuş kanatlı insan başlı heykeller) ile karşılaşmasıyla değişir. Mezopotamya’yı ve antik eserleri araştırmaya başlar, Asurbanipal’ın Kütüphanesinden gelen kil tabletlerini okumayı öğrenir. Bu tutkusu; onu Gılgamış Destanı’nın kayıp tabletinin peşinde, Mezopotamya’ya uzanan bir yolculuğa çıkarır. Narin.. 2014 yılında 9 Yaşını dolduran bir Ezidi kızı. Doğduğunda sağlıklı bir bebekken, bir hastalık nedeniyle duyma yetisini gitgide kaybetmeye başlar. Annesi doğum sırasında öldüğünden, Ilısu Barajı sonrası zamanla sular altında kalacak olan Hasankeyf Kasabası’nda anneannesi Besma ve onun masallarıyla büyür. Irak-Laleş Vadisi’nden getirilen kutsal suyla vaftiz edilmek üzere yola çıkar. Züleyha.. Küçük yaşta annesiyle babasını selde kaybederek yetim kalır ve maddi durumu iyi olan dayısının yanında büyür. Üniversitede Hidrolog olarak çalışır. 2018 yılında evliliğinin yıkıntıları arasından sıyrılmak için Thames Nehri üzerinde yüzen bir eve taşınır. Bakalım Ninova’dan Londra’ya, Dicle’den Thames’e uzanan; birbiriyle hiç alakası olmayan üç farklı zamandaki bu üç kişi nasıl bir hikayeyle birleşecek? Elif Şafak, ülkemizde en fazla eleştirilen yazarlardan biri. Ki ben de bunlardan biriyim ama kalemi öyle güzelki mahrum kalmak istemiyorum. Kitap, içindeki su metaforu gibi aktı gitti ; mitoloji ve tarih okuması
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,776 okunma
Puan vermedi
Soner Yalçın kimdir diye Soracak olursanız, Mesleğini ve bu meslekteki yeteneğini Belki de en iyi şekilde Kullanan bir kimsedir diyebilirim. Kitabın ilk sayfalarında ( önsöz kısmındaki ) Montaigne'ye ait söz ise Soner Bey'in artık daha gözü kara Bir kimse olmaya karar verdiğinin Benim açımdan en büyük göstergesidir. Ve yine aynı sayfada Tevrat'taki Âdem ve Havva'nın Cennetten kovuluş anlatıları üzerinden, Onlar sorumluluk almadılar Ve birbirlerini suçladılar, ( Yaratıcı'ya ithafen ) Bizler, bizi nasıl yarattıysan öyleyiz deyip Suçu Yaratıcı'ya atmak Kitabın önsözündeki mantık kurgusuna Ters düşmektedir. Şayet sizin ya da Kitabın editörlüğünü yapan beyefendi Ya da hanımefendinin gözünden Kaçmış bir şey ise bir şey diyemem. Ama bile isteye ve düşünülerek Kitabın ilk sayfalarına konulduysa Bu kitap daha ilk sayfadan Kendisiyle çelişiyor demektir.
1000Kitap
TağutSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2024395 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
"Bazı kitaplar olay anlatır, bazıları insanın içine usulca bir ayna bırakır. Suç ve Ceza'da asıl yargılanan tek bir karakter değildi; her sayfada insan olmanın ağırlığı yeniden tartılıyordu. Kitabı kapattığımda sessizlik bile farklı geliyordu. hikâye bitmedi; asıl hesaplaşma o zaman başladı."
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
10/10
·200 syf.·
Beğendi
·
2026 76. kitabı
Tanrıların Tahtında Bugüne kadar bir kez dağcılık ile ilgili kitap okumuştum yıllar evvel Nasuh Mahruki 'nin Kendi Everest'inize Tırmanın isimli , o kitap kişisel gelişim türündeydi ama yazan kişi dağcıydı. Şimdi ise yıllar sonra Everst'te geçen bir roman okuyorum Gülsel Ceren Güneş imzalı. Dağcılığın Deniz ile bir tutku olduğunu düşündürüp aynı zamanda Tomris ile birlikte de ne kadar boş bir hobi olduğunu düşündürüyor yazar. Kadın kalbi ile erkek aklı bir işlemiyor her zaman. Tomris Everest'in zirvesine yakın bir buzluk alanda kalan kocasının cesedini alıp indirmek için kaybından 5 yıl sonra bölgeye gidiyor. Okurken tanrıların varlığını hissedip , dev kar tarlalarına , sonra insanı içine çeken masmavi buzullara dalıyor insan. Sayfalar ilerlerken hem Deniz'in defterine aldığı notlar hem de Tomris 'in geçmişe dönük travmaları , sürekli iç hesaplaşmalar yaşamaları romana katmanlı bir anlatım ekliyor. Bir de bölgenin acı ve gerçek yüzü olan Şerpa'lar var. Hayatları ölüme çıkan yolları sırtında başka insanların yükü ile tırmananlar. Ülkelerin bu rotaya daha özenli davranması gerekiyor. Gerçekten bir gün küresel ısınma ile insanların tepesine boş oksijen tüplerinin, kırık çadır parçalarının çığ gibi aktığını görmek imkansız hissettirmiyor. Bu kitapla birlikte K2 neymiş , duraklara verilen isimler nelermiş derken kitapta da ismi geçen artık yön belirleten dağcılar Uyuyan Güzel ve Yeşil Botları tanıdım. Hatta geçen bir haberde 30 yıl sonra Yeşil Botları indirmek için bir ekip hazırlandığını okudum. Kim bilir o da belki bir Tomi'nin Deni'sidir. Bu sıcak günlerde buzulların arasında , eksi derecelerde tırmanışa hazırsanız mutlaka okuyun. Kitapları Kurtaran Kedi Tanrıların Tahtında Gülsel Ceren Güneş
Tanrıların TahtındaGülsel Ceren Güneş · Toros Yayınları · 20264 okunma
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
Ruth Ware'in Mükemmel Çift romanı, psikolojik gerilim sevenler için sürükleyici bir okuma sunuyor. Hikâye, tropik bir adada başlayan lüks bir reality show ile açılıyor. İlk başta her şey kusursuz görünse de yaşanan beklenmedik olaylar, karakterlerin gerçek yüzlerini ve sakladıkları sırları birer birer ortaya çıkarıyor. Güven, hayatta kalma mücadelesi ve insan ilişkileri üzerine düşündüren roman, temposunu sayfalar ilerledikçe artırıyor. Özellikle gizemli atmosferi ve merak duygusunu canlı tutan kurgusuyla sonuna kadar ilgiyi koruyor. Psikolojik gerilim ve kapalı alan gizemi sevenlere rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir kitap oldu.
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202680 okunma
《 B Ü Y Ü C Ü 》
2/10
·688 syf.··
2026 28. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 12:53
Bu kitabı okurken, "Gereksiz bir kitap okunmasın ve okutturulmasın" diye düşündüm. Aslında düşüncemin çok değiştiğini de söyleyemeyeceğim. Elbette kitabı okurken kişisel farklılıklar vardır. Farklı bakış açıları dolayısıyla farklı dersler çıkaranlar da olmuştur. Lakin ben sevmedim. Kitabın sonunda hayvanlaşmış baş karakterimiz Nicholas Urfe'ye ne olacak diye merak ettiğimden sonuna kadar devam ettim. Yaptıklarından dolayı güzel bir hayat tokadı yediğini görmek de içime büyük bir su serpti. Ama yine de böyle bir kitaba vakit ayırmak istemezdim. Biliyorum yazarlar bazen hayatın farklı noktalarındaki insanları anlatırlar. Yazarın niyetini bilmediğim için de ona olumsuz bir şey söyleyemeyeceğim. Ama duyguları (benimki öfkeydi) harekete geçirmede başarılı olduğunu söyleyebilirim. Modern dünyamızda kadınlardan(erkeklerden hiç duymadım belki vardır bilmiyorum) çok sık duyulan bir şikayet vardır; ilişkilerde kadının ruhunu anlamadan tanımadan onun bedenine sahip olmak isteyen hayvanlaşmış bazı erkeklerden bahsederler. Hatta hayvanlaşmış demek de doğru değil çünkü hayvanın aklı olmadığı için onun fıtratıdır bu düşünce, ama insanın aklı ve iradesi vardır. Dolayısıyla böyle insanlara hayvandan daha aşağı olan esfel-i safilin üyesi demek daha doğru olur. İnsan ilişkilerinde bedensel haz bir sonuçtur. İnsan öncelikle karşısındaki insanın ruhunu, karakterini, yaşamını merak etmeli, tanımaya ve anlamaya çalışmalıdır. Elbette Rabbim insanlarda arzuyu yaratmıştır ama bu arzunun sınırlılıkları vardır. İslamiyet için bu helal bir daire olmalıdır. İnanmayanlar için de ilişkilerde insanlık kıyafetine uygun olan karşı tarafın önce ruhunun tanınmasıdır. Victor Hugo ne güzel söyler: Sadece bedenleri, şekilleri, görüntüleri sevenlere ne yazık! Ölüm her şeyi yok edecek. **Ruhları
Roman
BüyücüJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20242,736 okunma