Öğrendim ki insan en çok sevdiğine güvenirmiş Güven bitince sevgide bitermiş
Kalbimin Sessiz Duası 78..
“Belki de sen, bir şeyi kendin için hayır zannederken o senin için şerdir. Ve belki de bir şeyi kendin için şer zannederken o senin için hayırdır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” Bakara, 216 Allah’ım… Bugün Sana biraz kabullenemediğim şeylerle geldim. Olmasını çok istediğim ama olmayanlarla… Gitmemesi için dua ettiğim halde gidenlerle… Uğruna emek verdiğim ama elimde tutamadıklarımla geldim. Çünkü bazen insan kaybettiği şeyin neden gittiğini anlayamıyor Rabbim. Bir kapı kapanınca üzülüyor. Bir hayal yarım kalınca kırılıyor. Bir insan uzaklaşınca eksiliyor. Ve o an sadece gördüğü acıya bakıyor. Ama Sen bütün hikâyeyi görüyorsun. Ben sadece bir sayfasını… Allah’ım… Kaç kez ardından ağladığım şeylerin aslında bana zarar vereceğini sonradan öğrendim. Kaç kez “Keşke olsaydı.” dediğim şeyler olmayınca korunduğumu fark ettim. Kaç kez kayıp sandığım şeylerin beni daha güzel yerlere götürdüğünü gördüm.
Duygular
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
00:26
Dünya bir kölgədən başqa bir şey deyil. İnsan isə o kölgənin arxasınca ömrünü sərf edir. Bəzilərinin gözlərini elə həyat eşqi kor edib ki, bir gün hər şeyin bitəcəyini unutmuş kimidirlər. Halbuki hər gəlişin bir gedişi, hər başlanğıcın bir sonu var. Bəzi insanlar dünyanı o qədər sevirlər ki, ayrılığın qaçılmaz olduğunu unuturlar. Halbuki bu həyat bir göz qırpımından da qısadır. Bu gün sahib olduğun hər şey, sabah yalnız bir xatirə ola bilər. Nə qədər sevsən də, dünya səni özündə saxlamayacaq. Nə qədər bağlansan da, bir gün hər şeydən ayrılacaqsan. Elə isə fani olana ürəyini həddindən artıq bağlama; çünki gedəcək olan şeyin arxasınca ömür sərf etmək, ən böyük aldanışdır Sevgi gözəldir, amma insan bəzən sevgini də dünyəvi bir bağlılığa çevirir. Elə bağlanır ki, sanki hər şey həmişə olduğu kimi qalacaq. Halbuki dünya dəyişir, insanlar dəyişir, zaman dəyişir. Fani olan bir dünyada əbədi sevgilər axtarmaq, bəlkə də insanın ən qədim yanılğısıdır.
İnsan ve Hayat
'Aşkın var olup olmadığını uzun süre düşündüm. Çünkü bazı şeyler vardı; dokunamıyordum ama hissediyordum. Göremiyordum ama yok diyemiyordum. Belki de aşk tam olarak buydu. Bir insanın varlığıyla değişmek, yokluğuyla da değişmeye devam etmek... Garip değil mi? Bir insanı hayatımıza alıyoruz ve onunla birlikte dünyaya baktığımız pencere değişiyor. Gittiğinde ise pencere yerinde duruyor ama manzara artık eskisi gibi görünmüyor. İnsan bazen aşkı ulaşılması gereken bir liman sanıyor. Oysa aşk, çoğu zaman limanın kendisi değil; denize açılma cesaretidir. Bu yüzden aşk hem ulaşılabilir hem de imkânsızdır. Ulaşılabilirdir; çünkü bir insanın gözlerinde, bir cümlenin içinde, bir sessizliğin ortasında karşına çıkabilir. İmkânsızdır; çünkü onu tamamen anlamaya çalıştığın anda elinden kayıp gider. Belki de aşk, sahip olmakla ilgili değildir. Belki aşk, bir insanın ruhunda kendine ait olmayan bir yere dokunabilmektir. Ve belki bu yüzden bazı aşklar yarım kalır. Ama yarım kalan her şey eksik değildir. Bazı hikayeler tamamlanmak için değil, insana kendisini anlatmak için vardır. Aşk da bazen böyledir. Sana birini vermez. Ama seni sana verir. İşte bu yüzden aşkın varlığına inanıyorum. Çünkü bazı insanlar hayatımızda kalmasa bile, bizde bıraktıkları iz yaşamaya devam eder. Ve insan, unutamadığı kişileri değil; Onların içinde uyandırdığı kendisini özler. Aşk nedir, diye sordular. Rüzgâr geçti. Cevap vermedi. Çünkü bazı şeyler anlatılmaz, Sadece değip geçer. Bir kedinin güneşte uyuyuşunda, Bir çocuğun gökyüzüne ilk kez bakışında, Kıyıya vurup geri dönen denizde, Sabaha karşı susan kuş seslerinde,
"İnsan bir kere birine geç kalır ve bir daha hiç kimse için acele etmez..." Yaşar Kemal
İnsan sevdiğinin üzülmesini istemez. Yüreğinin en ufak bir sızıyla burkulmasını, gözlerinin bir an olsun hüzünle dolmasını istemez. Çünkü senin yüzündeki bir gölge bile benim içimde tüm ışıkları kapamaya yetiyor. Güçlü duruşunun arkasında ne kadar hassas, ne kadar yufka bir kalp taşıdığını biliyorum. Belki herkes fark etmiyor ama ben görüyorum. O yufka yüreğinin içinde, her fırtınadan çıkmayı başaracak kadar güçlü bir kadında var. İnan bana, sen sandığından çok daha güçlüsün. Her zaman güçlü olmak zorunda değilsin, Yorulabilirsin, düşebilirsin, Ağlayabilirsin, Üzülebilirsin, Ama sen tekrar kalkabilecek kadar, gözünün yaşını kendin silebilecek kadar güçlü bir kadınsın. farkında mısın bilmiyorum çok özel bir kadınsın. Tüm kadınlar özeldir yanlış anlaşılmak istemem. Ama gücünü unutma sakın, sen çok başka bir kadınsın. ben görüyorum, biliyorum, tanıyorum… Yorulsan da, kırılsan da, düştüğünü sansan da ayağa kalkmayı başaran o güzel kalbi tanıdım ben. seni bu kadar çok sevmemin sebeplerinden biri de buydu, güçlü bir kadındın. Tanıdıkça her geçen gün daha da aşık olduğum kadınsın.. yufkacık yüreğinin ardındaki güçlü kadına ben her gün yeniden aşık oldum. Bu zor günler geçecek. Belki bugün değil, belki yarın da değil ama mutlaka geçecek. Ve o gün geldiğinde, bugün hissettiğin tüm acıların yerini huzur alacak. Ben de senin yeniden gülümsediğini görmek için sabırla bekleyeceğim. senin gülüşün, dünyanın bütün karanlığını aydınlatabilecek kadar güzel.. Sen gülünce çiçek açar her yan.. Keşke yanında olabilseydim de omuzlarındaki bütün yükleri tek tek alabilseydim. Keşke seni üzen her şeyi senden uzaklaştırabilseydim. senin gülüşün benim en güzel huzurum.