Dört Duru Kanal: İlahi İletişim Tarzınızı Keşfetmek Siz hiç şu durumları yaşadınız mı?: • Uyanıkken ya da uyurken zihninizde bir tablo ya da sahne görüp de sonra bunun gerçekleştiği oldu mu? • Sizi yaklaşan bir tehlikeye karşı uyaran bir ses duy dunuz mu? • Bir durum ya da kişi hakkında daha sonra doğru çıkan güçlü bir his duydunuz mu? • Birden ve açıklanamayacak surette bir şeyi "bildiniz" mi? Bunlar Tanrı'nın ve ruh dünyasının bizimle iletişim kurduğu dört yolun örnekleridir. Her insan ilahi rehberliği görüntü, ses, his ve düşünce yoluyla almanın dört yöntemine ya da kanalına sahiptir: 1. Durugörü ya da "berrak görüş" ilahi rehberliği zihin gözünüzle başınızın içinde ya da dışında gördüğünüz resimler ya da minik filmler olarak getirir. 2. Duruişiti, "berrak işitiş" anlamına gelir, ve zihninizden ya da dışarıdan gelen rehberliği işitmeyi içerir. Bu içinizdeki "dingin, küçük sestir." O size kendi sesiniz gibi gelebilir de gelmeyebilir de. 3. Durusezi "berrak hissediş" anlamına gelir, ve ilahi rehberliği bir duygu olarak ya da bir koku, gerginleşen kaslar veya bir dokunuş gibi fiziksel bir duyum olarak almayı içerir. 4. Durubiliş ya da "berrak biliş" nasıl bildiğinizi bilmeden bir şeyi aniden bilmek anlamına gelir. Biz ilahi bilgeliği, çoğunlukla, günlük deneyimlerimizde kullandığımız aynı iletişim kanalı ya da kanallarıyla alırız. Örneğin, eğer siz günlük faaliyetleriniz sırasında en çok gördüğünüz şeylerle ilgiliyseniz, görsel bir yönelime sahipsinizdir ve ilahi rehberliği büyük olasılıkla durugörü yoluyla alabilirsiniz. Eğer siz genelde insanların seslerine, müziğe, ve gürültülere dikkat ediyorsanız, işitsel bir yönelime sahipsinizdir ve ilahi
Olgun insan şu özelliklere sahiptir:
1. İyi belirlenmiş benlik sınırları vardır;
2. kendini değerli bulur;
3. yaşamının değişik yönleri arasında denge kurar;
4. duygularını tanır ve ifade eder.
Kur'an... İnsan ona yaklaştıkça hakikate yaklaşmanın büyük mutluluğunu, huzurunu ve heyecanını, aşk ve çoskusunu bulur içinde. Ondan uzaklaştıkça, erdemsizliklerin, büyüklenmenin bataklığına saplanır.
insan her şeyin tek ölçüsü olarak kabul edilince, bu hümanizm, ferdî veya sosyal bir hayat düzeninin adı olur.
Tabiatüstü hiçbir gerçeği kaale almayan Tanrısız bir hümanizm. Tanrı’yı, ya topyekûn agnostik bir tutum için paranteze alır, yahut düpedüz inkâr eder.
.