insanoğlu sınanmadığı şeyin bülbülü, sınandığı şeyin dilsizidir.
1000Kitap
Bir tohum metaforu
​"Sessizliği, basamakları bir bir çıkıyor. İnsanoğlu, aldığı her darbede biraz daha kabuğuna çekiliyor. Oysa yıllardan beri süregelen bu düzeni değiştirebileceğine inanmak, zaten bir hayalperestlik olmuyor mu? Aslında olmuyor. Hepimiz dünya toprağına ekilen birer tohum değil miyiz? Hepimiz aynı topraktan yaratılmadık mı? Büyüyüp filizlenince, çiçekler açınca eninde sonunda solup tekrar kara toprağa dönmeyecek miyiz? Hatta bazılarımız bu toprakta tutunamayıp dünyaya daha erken veda etmiyor mu? ​O zaman bu düzen nasıl olur? Tohumuna bakarak, onu besleyerek, can suyu vererek; gerekli vitaminleri ve besinleri sağlayarak olur. 'Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur' derler ya hani; işte tam olarak öyle aslında. Baktığın, büyüttüğün çiçek dallanıp budaklanır; görenlerin gözlerini kamaştıracak hale gelir. Ama bazen de hiç bakmadığın, can suyu vermediğin bir çiçek, bir bakarsın bir köşede arsızca çıkıvermiş. Bazen de bakarsın o büyük emeklerle baktığın, beslediğin, can suyu verdiğin o çiçekler de solar. Belki de toprağın yapısı, çiçeğin kendi doğası ya da bizim kontrolümüz dışındaki fırtınalar o çiçeğin solmasına neden olur. Bu durum, verdiğin emeğin değerini asla eksiltmez. Sen bir bahçıvan olarak üzerine düşeni, en güzel niyetlerle yaptın. Bazı çiçeklerin solması senin kurduğun düzenin ya da verdiğin sevginin yetersizliğinden değil; hayatın o bazen kabullenmesi çok zor olan kendi döngüsündendir."
Hayata Dair
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
memento mori
Antik Roma’da muzaffer bir komutan, zafer çığlıkları ve alkışlar eşliğinde şehre girerken arkasındaki köle kulağına sürekli şu sözü fısıldarmış: "Memento mori." Yani; "Unutma, sen de sadece bir ölümlüsün." Bu fısıltı, insanın en zirvedeyken bile kibirlenmesini engellemek, kazandığı zaferlerin sahte ihtişamına kapılıp üstünlük taslamasının önüne geçmek içindir. Komutana, taşıdığı o devasa egonun ve sarsılmaz sandığı gücün aslında ne kadar geçici olduğunu fısıldar. Çünkü insanoğlu, eline biraz güç veya haklılık geçtiğinde hemen bir diğerinden üstün olduğunu sanma gafletine düşer. Oysa ölümün o mutlak eşitliği karşısında, kibirlendiğimiz tüm o unvanlar, büyüttüğümüz egolar ve gururumuz yüzünden ördüğümüz o kalın duvarlar bir anda anlamsızlaşır. Bizi diğerlerinden üstün kılan hiçbir şeyin olmadığını, günün sonunda hepimizin aynı toprağa döneceğini anladığımızda; geriye ne kibir kalır ne de kırıcı bir ego.
Bu kadar da olmaz dediğin her şey olur. Onu da yapmaz dediğin her şeyi yapar insan. En büyük imtihandır insanoğlu... Cemal Şenol Can
Hayata Dair
"İnsanoğlu umudunu yitirdi mi, yaşamanın da tadı kalmıyor." Germinal
Alıntı
İnsanoğlu pek vefalı bir varlık değil. Ahmet Ümit